Duygu Hoca’ya ABD’de büyük ödül

0

ABD’de 22 yıldır kanser araştırmalarına destek veren OCRA Vakfı’nın her yıl sadece 10 bilim insanına verdiği ödülü, bu yıl Dr. Duygu Özmadenci aldı. Özmadenci yumurtalık kanser hücrelerini çoğaltan FAK adlı protein ile ilaçlı mücadele yöntemini keşfetti.

İlkokulu Zonguldak Ereğli’de okuyan Duygu Özmadenci, ortaokul ve liseyi İstanbul Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi’nde biyoloji eğitimi aldı. Fransa’da kanser araştırmaları üzerine master ve doktora yaptı. Doktora sonrası çalışmalar için ABD’nin San Diego Üniversitesi’ne gitti. Dr. Özmadenci, buradaki kanser araştırma merkezinde yumurtalık kanser hücrelerini çoğaltan Fokal Adezyon Kinaz (FAK) adlı protein ile ilaçlı mücadele yöntemini keşfetti.

Yaptığı bu keşifle Dr. Özmadenci, Amerika’da 1994’ten beri yumurtalık kanser araştırmalarına destek veren Ovarian Cancer Research Alliance’nın (OCRA) her yıl bu konuda araştırma yapan 10 kişiye verdiği ‘Ann and Sol Schreiber Mentored Investigator Award’ ödülüne layık görüldü. Dr. Özmadenci, ödülle birlikte 75 bin dolarlık araştırma desteğinin de sahibi oldu. Deneylerde başarılı olan yöntemin kısa sürede kliniklerde de kullanılmaya başlanması bekleniyor. Dünyada her 100 kadından birinin yumurtalık kanserinden hayatını kaybettiğini belirten Dr. Özmadenci, konuyla ilgili şöyle konuştu:

‘MOTİVE OLDUM’

“Son 40 yılda tedavi amaçlı kullanılan çok az ilaç keşfedildi. Hastaların kendi bağışıklık sistemini harekete geçiren ilaçlar son yıllarda kansere karşı savaşta kullanılıyor. Yumurtalık kanserinin, bağışıklık sistemini harekete geçiren yeni geliştirilen ilaçlara cevap vermediği düşünülüyordu. Bu ödül, yeni buluşlarımızın, yumurtalık kanserine karşı savaşta bağışıklık sisteminin harekete geçirilebileceğini ortaya koydu. Eşini yumurtalık kanserinden yitiren ve eşinin onuruna bağışta bulunan biri, kanserle savaşta başarı göstereceğine inandığı için desteğini benim projeme vermiş ve ödülün üçte birlik kısmını kapsayan finansal destek sağlamış. Bu beni duygulandırdı ve daha çok çalışmak için motive etti.

Duygu Özmadenci Hurriyet.com.tr’nin sorularına cevap verdi. Ereğli’deki ilkokul günlerinden dünyanın en önemli kanser araştırma merkezlerine ulaşan yolcuğunun detaylarını anlattı:

Türkiye’ye ne kadar sıklıkla geliyorsunuz?

Türkiye’ye genellikle yılda bir kez geliyorum. Yıllar önce Fransa’da beraber çalıştığım Dr. Patrick Mehlen’le beraber Türkiye’de bir kongreye katildim. Patrick dolayısıyla, Türkiye’deki çok değerli ve başarılı, makalelerini okuduğum Dr. Mehmet Öztürk ve Dr. Devrim Gözüaçık ile tanışma fırsatı bulmuştum. Bu beni çok mutlu ve motive etti. Hala onların başarılı çalışmalarını takip etmeye gayret gösteriyorum. Bir Türk Türkiye’den ayrılmış olabilir ama Türkiye hep onun kalbinde ve aklındadır. Turkiye’de yasayan ve Kdz. Eregli’den çocukluk arkadaşımla sık sık haberleşiyoruz.

Lisedeyken şimdiki kariyerinize dahi bir hayaliniz var miydi?

Galatasaray’da öğrenciyken bilim insani olmayı istemiştim. Üniversitede araştırmalar ve yeni buluşlar yapmak, bildiklerimi öğrencilerime aktarmak hayalimdi. Bilim insani olma hayalim şu an uluslararası alanda gerçekleşiyor. Lisede öğrendiğim İngilizce ve Fransızcanın bana dünyanın her yerinde bilimin kapılarını açabileceğini, o zamanlar fark etmemiştim. 

Örnek aldığınız bir bilim insani var mi?

Çalışmalarını hayranlıkla izlediğim birçok bilim insani var. Farklılaşmış hücreleri kök hücrelere programlayan, 2012 Nobel ödülü sahibi Dr. Shinya Yamanaka, çalışmalarına en çok hayranlık duyduğum insanlardan biridir. Bu sebepten doktora çalışmalarım kök hücreler üzerine odaklıdır.

Diğer Türk bilim insanları da Kaliforniya’da ve dünyanın değişik yerlerinde, çok başarılı çalışımalar yürütüyor. Bu beni çok gururlandırıyor. Örneğin San Diego’da, Dr. Osman Kibar, Cevdet Şamıkoğlu, Dr. Yusuf Yazıcı ve Arman Oruç tarafından yönetilen Samumed isimli biyoteknoloji şirketi çok başarılı.  Hepimiz bilimin gelişmesine katkıda bulunuyoruz.

Eşinizle nasıl tanıştınız?

Eşimle Fransa’da ikamet ettiğim dönemde, kanser üzerine düzenlenen bir kongrede tanıştım. Beni ve yaptığım işi anlayan, her konuda destekleyen bir eşim olduğu için kendimi çok şanslı buluyorum. Yaptığımız iş gereği, çoğu hafta sonu laboratuvara gidiyoruz. Ayni meslekten olup birbirimizi anlayabilmemizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Birçok zaman evde birbirimize çalışmalarımızı anlatıyoruz.

HÜRRİYET 22.01.2020

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here