Hayatı teknolojiyle kolaylaştırıyorlar: Çekirdek girişimler

0
İTÜ ARI Teknokent bünyesinde 2011 yılında kurulan İTÜ Çekirdek, şimdiye kadar binlerce girişim ve girişimcinin başlangıç noktası oldu. İşte o girişimlerden bazıları…

Kurulduğu günden bugüne 3 bin girişime ve 6 bin 562 girişimciye destek sağlayan İTÜ Çekirdek, girişimcilerin hibe ve yatırım alma konusunda önemli bir destek sağlıyor.

Her yıl düzenlenen ve “Big Bang Start-up Challenge” olarak adlandırılan etkinlik, yatırımcı, kurumsal şirket ve girişimcileri bir araya getiriyor. İTÜ Çekirdek bünyesinde olgunlaşan girişimlerin şimdiye kadar aldığı yatırım 200 milyon TL’yi geçti. Toplam değerlemeleri 2 milyar TL’yi bulan girişimlerin toplam ciroları ise 250 milyon TL’den fazla.

Gelin İTÜ Çekirdek bünyesinde gelişimini sağlamış, ticarileşme yolundaki adımları buradan aldığı desteklerle atmış girişimlerden bazılarının hikayelerine bakalım…

Son dönemin popüler ulaşım aracı: Elektrikli scooter

Özellikle koronavirüs salgını nedeniyle toplu taşıma araçlarının daha az kullanıldığı bu dönemde yıldızı daha da parlayan alternatif ulaşım araçlarından biri elektrikli scooter’lar. İlk olarak Amerika pazarında kullanıcıyla buluşan bu araçların Türkiye için de bir ihtiyaç olduğunu gören Bugay Çağlar ve arkadaşları projelerini 2019 yılında geliştirerek İTÜ Çekirdek’e adım attı.

İTÜ Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Çağlar, projelerinin nasıl doğduğunu ve hangi aşamaya geldiğini şu sözlerle anlattı:

“Hergele bir ihtiyaçtan doğdu aslında. 2017 yılında bu araçlar Amerika pazarında vardı. Bu elektrikli scooter’lerın Türkiye’nin de bir ihtiyacı olduğu belliydi, özellikle İstanbul şartlarında trafiğin çok yoğun olduğu bir bölgede alternatif ulaşım sistemleri geliştirilmek zorundaydı. Biz Hergele’yi ilk olarak scooter kiralama sistemi olarak hazırladık ancak ürün tedariki kısmında sıkıntılar yaşayınca mühendis bir ekip olarak biz bunun üretimine başladık. Kiralama kısmını bir süreliğine durdurduk ve son kullanıcıya hazırladığımız ürünlerimizi pazara sunduk. Şu an hem kiralama yapmak isteyen işletmelere mobil uygulamaları, elektrikli scooter’ları ve kontrol panelleriyle bir iş modeli sunuyoruz, hem de son kullanıcıya İstanbul şartlarına özel geliştirilmiş ürünlerimizi sunuyoruz.”

İTÜ Çekirdek sayesinde sürecin kendileri için çok daha hızlı ilerlediğini vurgulayan Çağlar, numunelerini yurt dışına gönderdiklerini belirtti:

“2020 yılında İTÜ Çekirdek’te ön kuluçka girişimcisi olduktan sonra tabii ki çok hızlandık. İTÜ Çekirdek’in imkanlarıyla beraber ürünümüzü pazara hazırladık ve bugün ihracata bile başladık diyebilirim. Numune ihracatlarına başladık ve umuyorum önümüzdeki aylarda güzel ihracatlarımız olacak.“

Musluklarda yüzde 80’e kadar su tasarrufu

İTÜ Çekirdek’e katılarak girişimci olmanın önünde herhangi bir yaş sınırı bulunmuyor. 46 yaşındaki girişimci Ahmet Delifer de bunun en güzel örneklerinden biri. Türkiye’de ve dünyada yaşanan su sıkıntılarından yola çıkarak geliştirdikleri proje ile yaklaşık 2 yıl önce İTÜ Çekirdek ile yolları kesişen Delifer, ürünlerini ve geldikleri noktayı şöyle anlatıyor:

“Yaklaşık 2 yıl önce temiz su kaynaklarını korumak için proje gerçekleştirmeye karar verdiğimizde İTÜ Çekirdek ile yollarımız kesişti. 2 yıl boyunca burada bu proje üzerine çalıştık. Yaklaşık 4. prototipimizden sonra 2019 yılında ürünü tamamladık. 1 yıldan beri de Türkiye’nin birçok yerinde testlere tabi tuttuk. Aldığımız bütün geri dönüşlerde son derece olumlu sonuçlar çıkınca seri üretime karar verdik. Böyle bir üründe Türkiye’de seri üretim gerçekleştiren ilk firmayız. Bugüne kadar herkes buna benzer ürünleri Almanya’dan, İtalya’dan ya da Çin’den ithal ediyordu. Biz burada hem yerli üretim hem de ham madde değişikliği yaparak biyoplastik olarak zeytin çekirdeğinden kullanılan malzeme ile bu ürünü gerçekleştirdik. Bu da aynı zamanda anti bakteriyel bir ürün haline gelmesini sağladı. Hem tasarruf yapıyorsunuz hem de doğaya dost bir ürün kullanıyorsunuz.”

Musluklara monte edilerek kullanılan bu ürünün son kullanıcıya kazandırdıklarını da anlatan Delifer, şunları söyledi:

“Biz şu anda geliştirdiğimiz ürünle musluklarda meydana gelen israfı yüzde 68 ile yüzde 80 arasında önlüyoruz. Aynı zamanda da faturalarda yüzde 40’lık bir düşüşe sebebiyet veriyoruz. Burada yaptığımız hesaplamalarda günde 2 saat çalışan bir muslukta yıllık 300 ile 400 ton arasında su tasarrufu yapar hale getirdik. Şu an birçok belediye ve kamu kuruluşlarıyla ortak bir platform üzerinden halka dağıtması üzerine bir çalışma gerçekleştiriliyor. Ciddi bir taleple de karşı karşıyayız. Şu anda 60 bin adet ile 80 bin adet arasında bir üretim kapasitemiz var.” 

Vücudu dinleyen idrar kiti

İTÜ Çekirdek bünyesinde girişimci olmanın bir yaş sınırlaması olmadığı gibi sektör sınırlaması da bulunmuyor. Projeniz sağlık sektörüne yönelik olsa da bu yapıya dahil olabilir, sağlanan desteklerden faydalanarak ticarileşme yolunda adımlar atabilirsiniz. Tıpkı Gözde Büyükacaroğlu ve arkadaşları gibi.

Onlar geliştirdikleri idrar kiti ile sağlık ve yazılımın birlikte ele alındığı, kullanıldığında vücudun neye ihtiyacı olduğunu anlayan bir projeye imza attılar. Vivoo ismi verdikleri projenin nasıl işlediğini firmanın kurucu ortaklarından Gözde Büyükacaroğlu şu sözlerle anlatıyor:

“Biz taşınabilir tanı teknolojileri üzerine öncelikle başka bir firmada faaliyet gösteriyorduk, daha sonrasında ürünümüzü değiştirerek ve geliştirerek idrar üzerine çalışmaya başladık. Şu an insanların kendilerini takip etmelerini sağlayan bir uygulama geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz idrar çubuğuna herhangi biri idrarını yapıyor ve buradaki renkli pedler idrara göre renk değiştiriyorlar. Biz de geliştirdiğimiz teknoloji sayesinde bu renkleri tanımlayarak kullanıcıya çeşitli sonuçlar veriyoruz. Örneğin su tüketim seviyesini, idrar pH’ını, keton seviyesini gösteriyoruz. Bunun gibi yaklaşık 8 parametre üzerinden sonuç verip toplam puan veriyoruz. Bunları nasıl daha iyiye götürebileceğine dair de çeşitli tavsiyelerde bulunuyoruz. Böylelikle kendinizdeki iyiye ya da kötüye gidişi görüyorsunuz, yaptığımız şey kendinizi takip edebileceğiniz bir sağlık uygulaması. Bu bir tanı cihazı değil, buradaki sonuçlar gerçek bir idrar tahlili yerine geçmiyor. Bizim amacımız sağlık pazarına girmek değil, insanların kendilerini takip edebildiği ‘wellness’ olarak da geçen pazara girmek.”

İTÜ Çekirdek bünyesinin kendilerine kattıklarından da bahseden Büyükacaroğlu şunları ekledi:

“Bizim İTÜ Çekirdek’le tanışmamız 2015 yıllına dayanıyor. Sadece projeye inanıp da sadece projeleri seçiyor olsalardı biz bugün burada olmazdık. Çünkü 2015 yılındaki projemizi komple değiştirdik. Biraz daha ekibe inandıkları, bizim bir şeyleri başarabileceğimize inandıkları için hala birlikteyiz. Bize bugüne kadar ihtiyacımız olan her alanda destek olan, kapı çaldığımızda hep cevap aldığımız bir kurum. O yüzden bizim içn çok değerli katkıları oldu, 6 sene sonrasında bile ben hala buraya geliyorum.”

TRT HABER 23.02.2021

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here