<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizik &#8211; Haber Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.haberbilimteknoloji.com/category/fizik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberbilimteknoloji.com</link>
	<description>Bilim ve Teknoloji Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 23 Dec 2020 13:02:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.6</generator>

<image>
	<url>https://www.haberbilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/09/cropped-logo-1-32x32.png</url>
	<title>Fizik &#8211; Haber Bilim Teknoloji</title>
	<link>https://www.haberbilimteknoloji.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Elektrik Enerjisi Elde Etmenin Yeni Şekli : Füzyon Enerjisi</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/12/23/elektrik-enerjisi-elde-etmenin-yeni-sekli-fuzyon-enerjisi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/12/23/elektrik-enerjisi-elde-etmenin-yeni-sekli-fuzyon-enerjisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2020 13:02:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=15872</guid>

					<description><![CDATA[Dünyada yeni nesil elektrikli ulaşım yaygınlaştıkça elektrik enerjisine daha çok ihtiyaç olacak. Enerji tedarik altyapısının bu artan ihtiyacı karşılaması gerekli. Aynı zamanda elektrik enerjisini tam çevreci ve olabildikçe ucuz üretebilmeliyiz. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dünyada yeni nesil elektrikli ulaşım yaygınlaştıkça elektrik enerjisine daha çok ihtiyaç olacak. Enerji tedarik altyapısının bu artan ihtiyacı karşılaması gerekli. Aynı zamanda elektrik enerjisini tam çevreci ve olabildikçe ucuz üretebilmeliyiz.</p>



<p>Güneş enerjisinden elektrik üreten tesis yatırımları giderek ucuzluyor. Rüzgar enerjisini elektriğe dönüştüren yatırımlarda da benzer eğilimi görüyoruz. Bunların arasına şimdi yeni ve tam çevreci bir üretim şekli daha eklenmek üzere : Füzyon enerjisi.</p>



<p>Bu hafta içinde değerli gazeteci ve yazar İsmet BERKAN’ ın Tekno Gündem isimli internet gazetesinde küçük bir haber gördüm. Haber; ITER adı verilen Uluslararası Termonükleer Deney Reaktörü’ nün&nbsp; Füzyon enerjisi yoluyla elektrik üretmek üzere inşa edilmekte olduğunu söylüyor.</p>



<p>Bu konuyla ilgili olarak&nbsp;&nbsp;<a href="http://www.scientificamerican.com/">www.scientificamerican.com</a>&nbsp;sitesinde kıdemli yazar Clara Moskowitz’ in 1 Aralık 2020 tarihli yazısını inceledim.</p>



<p>Yazıda; insanların enerji ihtiyacının mevcut yöntemlerle bitmeyeceği, ancak gelmekte olan nükleer füzyon yoluyla tamamen temiz ve bol bol enerji elde edilebileceği ileri sürülüyor.</p>



<p>Bildiğiniz gibi Füzyon, iki atomun birleşerek tek atom haline gelmesi demek. İşte ITER, Hidrojen atomlarını birleştirerek büyük bir enerji ortaya çıkarmayı sağlayacak bir reaktör. Fransa’nın Saint Paul Lez Durance bölgesinde Avrupa Birliği, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Rusya ve en son ABD’ nin katılımıyla gerçekleştirilen bu proje, tükettiğinden daha fazla enerji sağlamayı hedefliyor.</p>



<p>Aslında bu deneysel çalışma yıllar önce başlamışsa da aşırı maliyetli olması yüzünden gecikmeler yaşadı. Boşa giden bir uğraş olarak eleştirildi. Nihayet, Temmuz 2020 ayında reaktör montajı resmen başladı. Projede görevli bilim insanları gerekli parçaları projeye üye ülkelerden temin etmeye başladılar. Reaktörün kalbi 23 bin Ton ağırlığındaki silindir ünite olacak. Bu ünitede 150 Milyon C derecedeki plazma füzyon gerçekleşene kadar tutulacak.</p>



<p>Bilim insanları reaktörü 2025 te çalıştırmayı hedefliyor. Reaktörün tam kapasiteyle çalışması 2035 yılında gerçekleşecek. Eğer her şey yolunda giderse devasa bir kazanım ortaya çıkacak. Çünkü burada elde edilecek enerjinin hidrokarbon yakan termal enerjiden veya atomu parçalayan nükleer enerjiden çok daha büyük olacağı hesaplanıyor. Üstelik ne bir gaz çıkışı, ne de nükleer atık, hiç bir kirlilik olmayacak.&nbsp; Öyle ki füzyon enerjisinin dünyada yaşanan iklim değişikliğini önleyecek tam bir çözüm olabileceği iddia ediliyor. Bu anlamda önümüzdeki üç veya dört yılın çok kritik olacağı belirtiliyor.</p>



<p>ITER evrendeki en sıcak alanlardan birisini barındıracak. Vakum tankı 150 Milyon C derece sıcaklığındaki plazmayı tutacak. Aynı zamanda evrenin en soğuk alanlarından birisi yine bu reaktörde olacak. Manyetik alanda plazma 4 Kelvin yani&nbsp; -269 derece sıcaklığa kadar soğutulacak.&nbsp; Bu iki alan birbirinden Berilyum kaplı çelik battaniyeler ile ayrılacak.</p>



<p>Sonuç olarak dünya nefesini tuttu ve bu reaktörün sorunsuz çalışacağı zamanı bekliyor diyebiliriz. Düşünün bir kere; başarıldığı takdirde sudan elektrik enerjisi üretilmesi mümkün olacak. Hem sıfır CO2 salan, hem de sınırsız miktarda ve üstelik maliyeti olmayan deniz suyundan enerji üreten tam çevreci reaktörler dünyamızı kuşatsa hava kirliliği diye bir sorun kalır mı dersiniz?</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://www.scientificamerican.com/article/worlds-largest-fusion-reactor-begins-assembly/
</div></figure>



<p><a href="https://ibrahimaybar.com.tr/">https://ibrahimaybar.com.tr/</a>&nbsp;&nbsp; 20.12.2020</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/12/23/elektrik-enerjisi-elde-etmenin-yeni-sekli-fuzyon-enerjisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2020 Nobel Fizik Ödülü kara deliği bulan bilim insanlarına verildi</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/10/07/2020-nobel-fizik-odulu-kara-deligi-bulan-bilim-insanlarina-verildi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/10/07/2020-nobel-fizik-odulu-kara-deligi-bulan-bilim-insanlarina-verildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2020 09:05:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=15489</guid>

					<description><![CDATA[Dünyanın en prestijli ödüllerinden Nobel bu hafta sahiplerini buluyor&#8230; Dün tıp alanında ödüller dağıtılırken bugün 2020 Nobel Fizik Ödülleri sahiplerine verildi. Kara delik fenomenini keşfeden bilim insanları Roger Penrose, Reinhard [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">Dünyanın en prestijli ödüllerinden Nobel bu hafta sahiplerini buluyor&#8230; Dün tıp alanında ödüller dağıtılırken bugün 2020 Nobel Fizik Ödülleri sahiplerine verildi. Kara delik fenomenini keşfeden bilim insanları Roger Penrose, Reinhard Genzel ve Andrea Ghez, Nobel&#8217;e layık görüldü.</h5>



<p>İsveç’te düzenlenen ve tarihin en köklü ve prestijli ödüllerinden biri olan Nobeller bu hafta sahiplerini buluyor… Dün Hepatit C’yi keşfeden 3 bilim insanına Nobel Tıp Ödülü verilirken bugün de fizik dalında ödülün sahipleri belli oldu.</p>



<p>Bugün yapılan açıklamada İngiliz bilim insanı Roger Penrose, Alman bilim insanı Reihnard Genzel ve ABD’li bilim insanı Andrea Ghez, evrendeki en ilgi çekici konulardan biri olan kara deliği keşfettikleri için ödülün sahibi oldular. Nobel komitesi “Evrenin en ilgi çekici olaylarından biri” olarak tanımladıkları kara deliğin keşfi için 3 bilim insanını tebrik etti.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="880" height="587" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/10/image002-3.jpg" alt="" class="wp-image-15491" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/10/image002-3.jpg 880w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/10/image002-3-300x200.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/10/image002-3-768x512.jpg 768w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/10/image002-3-696x464.jpg 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/10/image002-3-630x420.jpg 630w" sizes="(max-width: 880px) 100vw, 880px" /></figure>



<p>İsveç Kraliyeti Bilim Akademisi üyesi Ulf Danielsson, 2020 Nobel Fizik Ödülü’nün sahiplerini bir basın toplantısında duyurdu.</p>



<p>Oxford Üniversitesi’nde bir profesör olan Penrose, ödülün yarısını kara deliğin varlığını matematik kullanarak kanıtladığı için kazanırken, ödülün diğer yarısını da Max Planch Enstitüsü ve California Üniversitesi’nde çalışan Genzel ve California Üniversitesi’nde görevli Ghez, “Görünmez ve aşırı derecede ağır nesnenin yıldızların uydusunda döndüğünü keşfettiği” için bu ödüle layık görüldü.</p>



<p><strong>GHEZ, DÖRDÜNCÜ KADIN OLDU</strong></p>



<p>Nobel Fizik Ödülü özellikle görelilik kuramı ile ödül kazanan Albert Einstein gibi “bilimin yıldızları”na verildiği için diğer kategorilerden ayrılıyor. Bu yıl Nobel Komitesi 10 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1.1 milyon dolar) para ödülü verileceğini duyurdu.</p>



<p>Ghez, Marie Curie, Maria Goeppert Mayer ve Donna Strickland’dan sonra bu ödüle layık görülen dördüncü kadın bilim insanı oldu.</p>



<p>Dinamiti keşfeden İsveçli girişimci ve iş insanı Alfred Nobel’in vasiyeti doğrultusunda dağıtılan ödül 1901’den beri veriliyor.</p>



<p>SÖZCÜ 06.10.2020</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/10/07/2020-nobel-fizik-odulu-kara-deligi-bulan-bilim-insanlarina-verildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuantum Bilişim : Klasik bilişim sistemlerinin sonu mu geldi?</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/07/20/kuantum-bilisim-klasik-bilisim-sistemlerinin-sonu-mu-geldi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/07/20/kuantum-bilisim-klasik-bilisim-sistemlerinin-sonu-mu-geldi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Jul 2019 10:41:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberbilimteknoloji.com/?p=13024</guid>

					<description><![CDATA[Günümüz dünyasında iki farklı mekanik anlayışı bilinmektedir. Bunlardan birisi klasik mekanik diğeri ise kuantum mekaniktir. Bugün kullandığımız pek çok teknoloji klasik mekanik sistemin gereklerine uygun olarak kodlanmakta ve işletilmektedir. Sistem [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Günümüz dünyasında iki farklı mekanik anlayışı bilinmektedir. Bunlardan birisi klasik mekanik diğeri ise kuantum mekaniktir. Bugün kullandığımız pek çok teknoloji klasik mekanik sistemin gereklerine uygun olarak kodlanmakta ve işletilmektedir. Sistem bileşenleri birbirleri ile uyum içinde çalışan kabiliyetlere sahiptir.</p>



<p>Kuantum mekaniği, atom ve molekül gibi daha mikroskobik sistemlerin kullanıldığı yapıyı içermektedir. Kuantum mekaniği klasik mekanikten birçok yönüyle ayrılmaktadır. Klasik bilgisayar her bitin 0 veya 1 i temsil ettiği bilgileri kullanarak biti işlemektedir. Kuantum bilgisayarlar ise her ikisini bir arada kullanmaktadır. Klasik bilgisayarlarda bit olarak adlandırılan bu sistem kuantum bilgisayarlarda kubit (quantum bit/ qubit) olarak adlandırılmaktadır. Klasik bilgisayarlarda sadece 1 ve 0 varken kuantum bilgisayarlarda bu iki rakamın birden fazla kombinasyonu yer almaktadır. Kubitler aynı anda iki farklı durumda da var olabilmektedirler ve parçacıkların ya da grupların birbirine dolaşmış olduğu karmaşık durumlara karşı tepki göstermektedirler.</p>



<p>Kuantum sistemlerde nesneler “süper pozisyonlar” da olabilmektedir. Süper pozisyonda olan sistemler 0 ile 1 arasındaki muhtemel değerleri içermektedir. Kuantum bilgisayar klasik bilgisayardan çok daha hızlı bir şekilde gerçekleştirmesi gereken işlemleri gerçekleştirmektedir. Seth Lloyd klasik hesaplama ve kuantum hesaplama arasındaki farkı anlatırken bir benzetme kullanmaktadır. Lloyd, klasik hesaplamanın solo biri sese benzediğinin kuantum hesaplamanın ise bir senfoniye benzediğini ifade etmektedir.</p>



<p>Klasik bilişim anlayışı geçmişin büyük bilimsel başarılarının bir sonucudur. Geçmişten gelen birikimlerle bugün, gelişme gösterilmiş ve ilerleme katedilmiştir. Kuantum bilişim (quantum computing) ise şu an emekleme döneminde olan gelecekte çok daha büyük anlamlar ifade edeceği öngörülen gelecek anlayışımızı yeniden şekillendirecek bir teknolojidir.</p>



<p>Kuantum bilişim üzerine yapılan çalışmaların tarihi 1980 yılına dayanmaktadır. 1982 yılında ödüllü bilim adamı Richard Feynman kuantum bilgisayar fikrini öne sürmüştür. 1994 yılında Peter Shaw, kuantum bilişim sistemlerinin kriptoları nasıl çözebileceğine yönelik açıklamalarda bulunmuş ve kuantum bilgisayarlar için bir algoritma geliştirmiştir. 1999 yılında George Rose, D-Wave Systems’i kurmuştur. 2016 yılında IBM “Q Experience” adlı kuantum bulutu kullanıcılarına sunmuştur. IBM, 2017 yılında ise 50 kubitlik bir bilgisayar üretmiştir. Google ise yakın bir gelecekte 2000 kubitlik bir bilgisayar üreteceğini duyurmuştur.&nbsp;&nbsp;Google, IBM ve Rigetti şirketleri, kuantum bilişim yarışında ön sıralarda yer almaktadırlar.</p>



<p>Önceki Avustralya Başbakanı Malcolm Turnbull ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında yapılana görüşmeler sonrası Silicon Quantum Computing (SQC) ve Le Commissariat À L’énergie Atomique Et Aux Énergies Alternatives (CEA) ortak bir girişimle silikon kuantum bilgisayar geliştirmek için kurulacak ortak bir şirketin mutabakatını imzalamıştır. Her iki ülke içinde silikon bazlı devreler üzerine odaklanmak, teknolojik gelişimi hızlandırmak ve ticari imkanlar elde etmek amaçlanmaktadır.</p>



<p>Kuantum bilişim var olan teknolojiyi geliştirmemekte teknoloji içerisinde yeni bir alan yaratmaktadır. Kuantum bilgisayarlar, klasik bilgisayarların gerçekleştirdiği basit işlemleri gerçekleştiremezler.&nbsp;&nbsp;Ancak mevcut hafıza ve işletim gücüyle klasik mekanikle çözülmesi mümkün olmayan problemleri çözebilecek kabiliyete sahiptirler. Kullanılan bu yeni sistem yapay zekâ teknolojilerinin gelişimini destekleyecek, bilişim ve haberleşme sistemlerine yeni kriptografik bilgi sağlayacaktır.&nbsp;&nbsp;Üretilebilecek yeni malzeme, araç ve gereçlerin tasarımı için yeni bir teknolojinin kapılarını aralayarak büyük verinin içerisinde kısa sürede hızlı ve etkili aramalar gerçekleştirebilecektir. Günümüzdeki en son teknoloji bilgisayarlarla saatlerce belki de günlerce sürecek bir iş milisaniyelerle ölçülebilecek şekilde kısa sürede yapılabilecektir. Bilişim ve iletişim teknolojisi alanında güvenli haberleşme ve şifreli haberleşme fırsatları kuantum bilgisayarlar sayesinde elde edilecektir. Yeni nesil teknolojilerden istenilen verim kuantum bilişim sistemleri sayesinde sağlanabilecektir.</p>



<p>Kuantum bilgisayarların şifreleri ve kriptoları çözmesi, savunma ve güvenlik açısından, devletlere bazı avantajlar ve dezavantajlar sağlamaktadır. Kuantum bilişim geleneksel işletmelerin savunma ve siber güvenliğini tehdit edebilir. Günümüz bilgisayarları için geliştirilen kripto algoritmaları kolayca kırabilecek kapasiteye sahip olan kuantum teknolojisi hayata geçirildiğinde ciddi bir güvenlik zafiyetine sebep olabileceği öngörülmektedir. Kriptografi, Bitcoin’in temel taşlarından biridir. Bitcoin’in kopyalanması veya çalınması kripto sistemleri ile gerçekleşir. Kuantum bilgisayarlarla Bitcoin kriptoları kolaylıkla çözülebilir. Böyle bir işlem gerçekleşirse Bitcoin piyasası tamamen çökme ihtimaline sahiptir. Kuantum bilgisayarların zorlu asal çarpanları bulabiliyor olması internet bankacılık sistemlerinin de geleceğini tehlikeye sokabilecek kapasitededir.</p>



<p>Günümüz teknolojileri ile kuantum bilgisayarların basit ölçekli olanları yapılmaya başlanmıştır. Tüm yönleri ile tamamlanmış bir kuantum bilgisayar günümüzde bulunmamaktadır. Daha karmaşık ve büyük ölçekli olanların yapılması içinse çözülmesi gereken sorunlar vardır. Kuantum bilgisayarlar çok küçük ölçekli nesnelerin özelliklerini içinde barındırmaktadır. Bu nesnelerle eylemin gerçekleşmesi için çok düşük sıcaklıklar gerekmektedir. Kuantum bilgisayarların sahip olduğu yüksek kapasiteli işletmecileri hızlı bir şekilde soğutmak gerekir. Bu soğukluk ise -275 derece gibi büyük bir ısı birimini ifade etmektedir. Ayrıca kuantum bilgisayarların olduğu odada havanın giremediği bir ortam oluşturulmalıdır. Çünkü bu bilgisayarlar çok hassastır. Ve elektronlar en ufak bir müdahalede hasar görebilmektedirler. Böylelikle yapılan işlem küçük bir hata sonrası tamamen yanlış bir sonuç verebilmektedir.</p>



<p>Ayrıca kuantum bilgisayarlar için bir engel de donanım ve yazılımları ile ilgilidir. Geleneksel bilgisayarların başaramadığı işlemleri yapması ile övgüyle karşılanan kuantum bilgisayarlara gerekli donanımsal ve yazılımsal kabiliyetler kazandırılmazsa bu bilgisayarlar düşünülenin tam aksine kısa sürede gerçekleştirmesi planlanan işlemleri klasik bilgisayarlardan bile daha yavaş bir hızda gerçekleştirebilir. Ayrıca kuantum bilgisayarlar için belirsizlik temelli kubitlerin kullanılabileceği bir yazılım alt yapısına sahip olunması gerekmektedir.</p>



<p>Yeni bir inovasyon çağının kapılarını aralayan kuantum bilişimin artı ve eksi yönleriyle birlikte geleceğin teknoloji trendleri arasında yer alacağı öngörülmektedir. Teknolojik olarak olağanüstü bir potansiyele sahip olan kuantum konusunda üniversitelerde çalışmalar yürütülmektedir. Üniversitelerde kuantum bilişime yönelik derslerin sayısı arttırılmalı bu alanda uzmanlaşma sağlanmalıdır. Gençler için yeni bir kariyer fırsatı yaratacak olan kuantum bilişimin geleceği şimdiden merak edilmektedir.</p>



<p><a href="https://vizyonergenc.com/">https://vizyonergenc.com</a>&nbsp; 19.07.2019</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/07/20/kuantum-bilisim-klasik-bilisim-sistemlerinin-sonu-mu-geldi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fizik Olimpiyat Takımı Avrupa şampiyonu oldu</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/06/08/fizik-olimpiyat-takimi-avrupa-sampiyonu-oldu/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/06/08/fizik-olimpiyat-takimi-avrupa-sampiyonu-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Jun 2019 02:11:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[YARIŞMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberbilimteknoloji.com/?p=12809</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin Fizik Olimpiyat Takımı, 35 ülkenin katılımıyla düzenlenen Avrupa Fizik Olimpiyatları&#8217;nda üç altın ve iki gümüş madalya kazanarak Avrupa birincisi oldu. TÜBİTAK&#8217;ın Twitter hesabından yapılan açıklamaya göre Türk takımı, her [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">Türkiye&#8217;nin Fizik Olimpiyat Takımı, 35 ülkenin katılımıyla düzenlenen Avrupa Fizik Olimpiyatları&#8217;nda üç altın ve iki gümüş madalya kazanarak Avrupa birincisi oldu.</h4>



<p>TÜBİTAK&#8217;ın Twitter hesabından yapılan açıklamaya göre Türk takımı, her yıl gerçekleştirilen olimpiyatlara, elde ettiği rekor başarıyla damga vurdu. Fizik Olimpiyat Takımı, Letonya&#8217;nın başkenti Riga&#8217;da 31 Mayıs-4 Haziran tarihlerinde yapılan ve 35 ülkenin katıldığı organizasyonda üç altın ve iki gümüş madalyayla Avrupa birincisi oldu.</p>



<p>Türkiye&#8217;yi temsil eden Yunus Emre Parmaksız, Alkın Kaz ve Abdurrahman Hadi Ertürk altın madalya, Kutay Akın ve Bayram Alp Şahin gümüş madalya kazandı. Böylece Türk takımı, Avrupa Fizik Olimpiyatları&#8217;nda toplamda elde ettiği 136.5 puanla birinci sıraya yerleşti. Türkiye&#8217;yi, 117.8 puanla Estonya, 112.3 puanla Slovenya, 107.4 puanla Bulgaristan, 106.9 puanla Singapur izledi.</p>



<p><strong>BAKAN VARANK&#8217;TAN KUTLAMA MESAJI</strong></p>



<p><br>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da Fizik Olimpiyat Takımı&#8217;nı Twitter hesabından yaptığı paylaşımla kutladı. Bakan Varank, &#8220;Bizlere bu başarı ve gururu yaşatan öğrencilerimize müteşekkiriz. Türkiye&#8217;nin bilimsel ve teknolojik tabanlı işlerdeki müthiş potansiyelini bilim aşığı gençlerimizle hayata geçireceğiz. #MilliTeknolojiHamlesi&#8221; dedi.</p>



<p><strong>TEMMUZDA ULUSLARARASI FİZİK OLİMPİYATLARI&#8217;NDA YARIŞACAKLAR</strong></p>



<p><br>Avrupa Fizik Olimpiyatı, her yıl başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın dört bir yanından lise öğrencilerinin katılımıyla düzenleniyor. Yarışma, deneysel ve teorik sınavlar olmak üzere iki turdan oluşuyor. Türkiye&#8217;yi temsil eden öğrenciler, TÜBİTAK Olimpiyat Takımı eğitmenleriyle olimpiyat finallerine hazırlanıyor. Avrupa Fizik Olimpiyatları&#8217;nda başarı elde eden öğrenciler, 7-15 Temmuz&#8217;da İsrail&#8217;de gerçekleştirilecek Uluslararası Fizik Olimpiyatları&#8217;nda da Türkiye&#8217;yi temsil edecek.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="514" height="680" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/06/image002.jpg" alt="" class="wp-image-12811" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/06/image002.jpg 514w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/06/image002-227x300.jpg 227w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/06/image002-317x420.jpg 317w" sizes="(max-width: 514px) 100vw, 514px" /></figure>



<p>HÜRRİYET 06.06.2019</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/06/08/fizik-olimpiyat-takimi-avrupa-sampiyonu-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilim dünyasına yön veren bir fizikçi: Feza Gürsey</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/04/15/bilim-dunyasina-yon-veren-bir-fizikci-feza-gursey/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/04/15/bilim-dunyasina-yon-veren-bir-fizikci-feza-gursey/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 Apr 2019 21:13:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberbilimteknoloji.com/?p=12529</guid>

					<description><![CDATA[Fizik alanında yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında adından söz ettiren Feza Gürsey, vefatının 27. yılında anılıyor. Feza Gürsey, 7 Nisan 1921&#8217;de İstanbul&#8217;da kimyager Remziye Hisar ve askeri doktor Reşit Gürsey&#8217;in çocuğu [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Fizik alanında yaptığı çalışmalarla bilim dünyasında adından söz ettiren Feza Gürsey, vefatının 27. yılında anılıyor.</strong></p>



<p>Feza Gürsey, 7 Nisan 1921&#8217;de İstanbul&#8217;da kimyager Remziye Hisar ve askeri doktor Reşit Gürsey&#8217;in çocuğu olarak dünyaya geldi.</p>



<p>Çapa Darülmuallimat&#8217;ın fen okuyan ilk kız öğrencilerinden Gürsey&#8217;in annesi Remziye Hisar, mezuniyetinin ardından çeşitli yerlerde öğretmenlik yaptı, daha sonra Paris&#8217;teki Sorbonne Üniversitesi&#8217;nde kimya dalında eğitim almaya başladı ve buradan doktorasını alan ilk Türk kadın oldu.</p>



<p>Çocukluk ve gençlik yılları anne ve babası tarafından sanat ve bilimin harmanlandığı bir ortamda geçen Gürsey&#8217;in, İstanbul&#8217;un aydın çevreleriyle küçük yaşlarda tanışmaya başlaması çok yönlü kişiliğinin ve sanata olan ilgisinin artmasına yol açtı.</p>



<p><strong>Doktorasını 1950&#8217;de tamamladı</strong></p>



<p>Gürsey, Galatasaray Lisesi&#8217;ndeki eğitimini 1940 yılında tamamladı ve aynı yıl girdiği İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik-Fizik bölümünden 1944 yılında mezun oldu.</p>



<p>Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı sınavı kazanarak İngiltere&#8217;ye giden Gürsey, burada Imperial College’da doktora yapmaya başladı.</p>



<p>Gürsey, burada &#8220;Kuaterniyonların Alan Denklemlerine Uygulamaları&#8221; başlıklı tezini 1950 yılında bitirmesinin ardından doktora sonrası çalışmalarda bulundu.</p>



<p>Gürsey, 1951 yılında fizik asistanı olarak İstanbul Üniversitesi’nde çalışmaya başladı. 1952&#8217;te Süha Gürsey ile evlenen Gürsey&#8217;in 1954 yılında Yusuf adını verdikleri bir oğlu oldu.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="650" height="650" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/04/image002-5.jpg" alt="" class="wp-image-12531" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/04/image002-5.jpg 650w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/04/image002-5-150x150.jpg 150w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/04/image002-5-300x300.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/04/image002-5-420x420.jpg 420w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></figure>



<p><strong>Çağdaş fiziğin devleriyle buluştu</strong></p>



<p>Doçentlik ünvanını 1953&#8217;te alan Gürsey, sonraki yıllarda İstanbul Üniversitesi&#8217;nde dönemin seçkin kuramsal fizik anabilim dallarından birini oluşturmak için çaba gösterdi.</p>



<p>Yetkinliğini artırmak için 1957-1961 yılları arasında zaman zaman Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nda, Princeton ve Columbia Üniversitelerinde araştırmalar yapan Gürsey, bu dönemde çağdaş fiziğin devleriyle tanışma fırsatını buldu.</p>



<p>Gürsey, 1961&#8217;de katıldığı ODTÜ&#8217;de 1968-1969 yıllarında Teorik Fizik Bölümü Başkanlığı görevini üstlendi. Burada, kuantum elektrodinamiği konularında çalışmalara başlayan Gürsey, 1974 yılına kadar ODTÜ’de ve Yale Üniversitesi’nde dönüşümlü olarak öğretim üyeliği görevini sürdürdü.</p>



<p>Yale Üniversitesinde 1974&#8217;te kürsü başkanı olan Gürsey, 1977&#8217;de J. Willard Gibbs fizik profesörü ünvanını aldı ve 1990 yılına kadar çalışmalarını burada devam ettirdi.</p>



<p><strong>Fizik çalışmalarına matematikle derinlik kattı</strong></p>



<p>Teorik fizik alanındaki çalışmalarına matematiği de katarak derinlik kazandıran Gürsey, çalışmalarıyla Mach Prensibi, Atomaltı parçacıkların tasnifi gibi konularda katkıda bulundu. Gürsey, maddenin temel partikülleri alanında önemli adımlar atarken, bunun matematiğine inerek anlaşılmasını kolaylaştırdı.</p>



<p>Gürsey, evrende var olduğu söylenen simetri üzerinde yoğunlaştı. SU6 simetrisinin altında ne olduğu anlamak için çalıştı ve ulaştığı bulgular önemli teorilerin temelini attı.</p>



<p>Yayın sayısı 120&#8217;yi aşan Gürsey&#8217;in her bir makalesi teorik fizik alanında yankı uyandırdı. Grup teorisi hakkında yazdığı ders notları, Rusya’da standart ders kitabı olarak kullanıldı. Gürsey, TÜBİTAK&#8217;ın kuruluş yasasının hazırlanmasında da görev aldı.</p>



<p><strong>Nobel Fizik Ödülü&#8217;ne 2 kez aday gösterildi</strong></p>



<p>Çalışmalarıyla hem Türkiye hem de dünya çapında bilim dünyasında adından söz ettiren Gürsey, birçok ödüle de layık görüldü.</p>



<p>TÜBİTAK Bilim Ödülü (1969), J.R. Oppenheimer Ödülü (1977), Einstein Madalyası (1979), College de France Madalyası (1981), İstanbul üniversitesi Onur Doktorası (1981), A.C.Morrison Ödülü, (1981), İtalya Commentadore Nişanı (1984), Wigner Madalyası (1986), Türk-Amerikan Bilimcileri ve Mühendisleri Derneği Seçkin Bilimci Ödülü (1989) Galatasaray Eğitim Vakfı Madalyası (1991).</p>



<p>Gürsey, yaşadığı dönemde Citation Index&#8217;te çalışmaları en çok alıntılanan iki Türk fizikçiden biri olurken, Nobel Fizik Ödülü&#8217;ne 2 kez aday gösterildi.</p>



<p><strong>Sanata da ilgi duydu</strong></p>



<p>Bilime olduğu kadar sanata da ilgi duyan Gürsey, gençlik yıllarında şiirler yazdı. Resim sanatıyla da ilgilenen Gürsey, edebiyatla iç içe bir yaşam sürdü. Gürsey, bilimin sanattan ayrı sayısal bir olgu olarak algılanmasının çok yanlış bir yargı olduğunu savundu.</p>



<p>Gürsey, bir insanda bilimsel zeka sanatsallığın bir arada olabileceğinin büyük bir örneği olarak değerlendirilirken, insanların kafasında oluşan &#8220;bilim insanlarının sosyallikten, sanatsallıktan, duygulardan uzak olduğu&#8221; düşüncesini yıktı.</p>



<p>Yakalandığı kanser sonrasında 1990 yılında emekliye ayrılan Gürsey, 13 Nisan 1992’de Yale Hastanesi’ndeki tüm çabalara rağmen hayata gözlerini yumdu.&nbsp;</p>



<p>TRT HABER 13.04.2019</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/04/15/bilim-dunyasina-yon-veren-bir-fizikci-feza-gursey/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kuantum optiği üzerine çalışan Prof. Dr. Naci İnci: ‘’Bilgi güçtür’’</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/03/01/kuantum-optigi-uzerine-calisan-prof-dr-naci-inci-bilgi-guctur/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/03/01/kuantum-optigi-uzerine-calisan-prof-dr-naci-inci-bilgi-guctur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Mar 2019 02:17:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberbilimteknoloji.com/?p=12254</guid>

					<description><![CDATA[Hayatımızın farklı alanlarında karşımıza çıkan kuantum teknolojileri üzerine çalışmalarını kuantum optiği alanında sürdüren bilim insanlarından biri de Boğaziçi Üniversitesi’nde Fizik Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Naci İnci. Fiber optik, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayatımızın farklı alanlarında karşımıza çıkan kuantum teknolojileri üzerine çalışmalarını kuantum optiği alanında sürdüren bilim insanlarından biri de Boğaziçi Üniversitesi’nde Fizik Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Naci İnci. Fiber optik, nano partiküller ve uygulamalarının fiziği, optik sensörler, kuantum optiği, kuantum bilişimi, kuantum kriptografisi konuları üzerine çalışmakta olan Prof. Dr. İnci ile bu alandaki gelişmeleri konuştuk.</p>



<p><strong>Geçtiğimiz son 20 yıla damga vuran en önemli teknolojilerin başında kuantum teknolojileri geliyor. Kuantum teknolojileri aynı zamanda yeni bir bilgi çağının da habercisi. Devletler, şirketler ve bireyler açısından önemli dönüşümleri de beraberinde getiren bu çağın eşiğinde bugün en çok kullandığımız haberleşme teknolojisindeki verilere baktığımızda 2017&#8217;nin her bir dakikasında 100 milyon spam e-mail’i gönderildiğini, 4 milyon Youtube videosu izlendiğini, Amerika’da 2.657.000.000 megabyte internet verisi kullanıldığını görüyoruz.</strong></p>



<p><strong>Haberleşmenin yanı sıra hayatımızın farklı alanlarında da karşımıza çıkan kuantum teknolojileri üzerine çalışmalarını kuantum optiği alanında sürdüren&nbsp;bilim insanlarından biri de Boğaziçi Üniversitesi’nde Fizik Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Naci İnci. Fiber optik, nano partiküller ve uygulamalarının fiziği, optik sensörler, kuantum optiği, kuantum bilişimi, kuantum kriptografisi konuları üzerine çalışmakta olan Prof. Dr. İnci ile bu alandaki gelişmeleri konuştuk.</strong></p>



<p>Prof. Dr. Naci İnci, &nbsp;1987 yılında Marmara Üniversitesi&#8217;nden fizik dalında lisans derecesini, 1992’de ise fiber optik sensörler alanında Heriot-Watt Üniversitesi&#8217;nden (İngiltere) doktora derecesini aldı. 1993-1994 yılları arasında Stanford Üniversitesi, Elektrik Mühendisliği Bölümü’nde optik haberleşme alanında doktora sonrası çalışmalar yaptı. 1994 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümünde Yardımcı Doçent oldu. 1996 yılında Doçentliğe yükseltildi. 1998-1999 yıllarında fiber optik sensörlerin endüstriyel uygulamaları üzerine Gunma Üniversitesi&#8217;ne (Japonya) konuk araştırmacı olarak çalıştı. 1999-2005 yılları arasında Sabancı Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinde öğretim üyeliği yaptı; üniversitenin temel ve araştırma laboratuvarları ile diğer lisans ve lisansüstü programlarının kurulmasında görev aldı.</p>



<p>2005 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’ne Profesör olan ve 2014-2018 döneminde Bölüm Başkanlığı yapan İnci, Stuttgart Üniversitesi (Almanya), Gunma Üniversitesi (Japonya), Norveç Teknik Üniversitesi ve Heriot-Watt Üniversitesi olmak üzere (İngiltere) yurtdışında çeşitli üniversitelerde konuk profesör olarak bulundu.</p>



<p>Prof. Dr. Naci İnci&nbsp;<em>fiber optik, nano partiküller ve uygulamalarının fiziği, optik sensörler, kuantum optiği, kuantum bilişimi, kuantum kriptografisi</em>&nbsp;konuları üzerine çalışıyor ve araştırmalar yürütüyor. Üniversite-sanayi ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik katkıları kapsamında ise Prof. Dr. İnci’nin iki uluslararası patenti bulunuyor.</p>



<p><strong>Hocam, çalışma alanlarınıza değinerek başlayabilir miyiz?</strong></p>



<p>Boğaziçi Üniversitesi’ne öğretim üyesi olarak girdiğim dönemde fiber optik sensörler üzerinde çalışmaya başladım. Fiber optik sensörlerde&nbsp; dış dünyadaki bazı parametreleri mesela sıcaklık, manyetik alan, voltaj, havadaki nem miktarını ölçmek gibi araştırmaların yanısıra fiber optik telekomünikasyon kısmıyla da uğraşmıştım. Bu kapsamda geliştirdiğimiz bir sensör önde gelen bir sanayi kuruluşu tarafından patentlendi. Bizim o projede geliştirdiğimiz fiber optik sensörü beyaz eşyada test etmeye başladılar. Örneğin, bir buzdolabının sebze ve meyve olan kısımlarındaki nem oranının belli bir seviyede olması gerekiyor; nem bu seviyenin altına düşerse yiyecekler çürümeye başlıyor. Bizim geliştirdiğimiz fiber optik sensörler bu hassasiyete duyarlı olarak çalışıyordu ve ve nem belli bir seviyenin altına düştüğünde alarm veriyordu. Bu buluşla iki ayrı patente sahip olduk.</p>



<p>Endüstride kullanılabilecek çeşitli çalışmalarımız kapsamında ise gaz sensörleri geliştirdik. Fiber optik sensörlerin yanında optik ve temassız üç boyutlu görüntü elde etme çalışmaları yaptık. Günümüzdeki robotik teknolojilerini bilirsiniz; &nbsp;bazı robotların gören kısmında optik bir sensör vardır. &nbsp;Robot bir ayağını kaldıracak veya bir yere tırmanacak ise önce o merdivenin görüntüsünü alır, bunu bir işleme tabi tutar. Ondan sonra onun üç boyutlu topografisini çıkarır. &nbsp;Buna göre ayağını ne kadar kaldıracak, ne kadar yaklaşacak gibi hesaplamalar yapar. &nbsp;Bunu yaparken görüntüyü almak için ışığı gönderir, ışık yansır ve tekrar geri gelir.&nbsp; Işık fazında olan deformasyonlardan yola çıkarak etrafındaki eşyanın &nbsp;üç boyutlu bir haritasını çıkarır. Bu süreçlerde malzeme mühendisliğinden telekomünikasyona, mekatronikten makine ve elektroniğe mühendisliğine kadar pek çok disiplin işin içine girer. Bu süreçlerde bizim ilgilendiğimiz kısım ise optik bazlı, üç boyutlu, temassız topografi çıkarmak olarak ifade edilebilir. Bu tıpkı fotoğraf çekmeye benzer. Burada yapılan ışığın oluşturduğu deformasyondan üç boyutlu görüntü oluşturmaktır.</p>



<p><strong>Temassız topografi hangi alanlarda kullanılır?</strong></p>



<p>En sık biçimde robotikte, yüz tanımada kullanılıyor. Ancak siz 3-4 mikronluk bir kan hücresine bakıyorsanız o zaman işler daha da zorlaşıyor, çünkü çözünürlüğü ve oraya göndereceğiniz optik desen değişiyor. Mesela bir insan yüzünün topoğrafisini çıkarmak için belli bir optik desen gönderiyorsunuz, genellikle bu optik şeritler şeklinde olabiliyor. Bunu üretmek son derece kolaydır. Hatta daha küçüğünü de yapabilirsiniz ama kan hücresine ya da 3-5 mikronluk bir dokuya gittiğiniz zaman ona özel bir şey geliştirmeniz gerekiyor ki o deseni oluşturabilsin. Bu da optik ve fizik bilgisi gerektiriyor. Elektromanyetik dalgaların nasıl davrandığını anlayabilmeniz lazım ve onların hangi koşullarda böyle bir alanı aydınlatacak deseni oluşturduğunu hesaplayıp kestirebilmeniz ve onu da gerçekleştirebilmeniz gerekiyor. Sadece bu da yetmiyor, diyelim ki optik deseni gönderdiniz ve üç boyutlu bir topografi elde ettiniz ama bazı uç kısımlar çok keskinse sizin programınız orayı göremez. Onun için algoritmalar geliştirmek zorunda kalırsınız. Makroskopik düzeyde hassas sonuçlar alsanız bile mikro düzeyde problemler çıkabiliyor. Mikronun da altına inmek isterseniz, onlarla beraber örneğin o desenleri kullanarak bu sefer de farklı manipülasyonlar yapmanız gerekir. Kısacası, çözülmüş olan bir problem üzerinde çalışıyor olsanız bile, hatta oturmuş olan bir teknoloji de olsa o konudaki araştırma hiçbir zaman bitmiyor, çünkü her zaman daha iyisini yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sonu olmayan bir yarış. Bilimde de teknolojide de bu yarış devam ediyor ve her zaman da devam edecek.</p>



<p><strong>Sağlık sektörü sizin çalışmalarınızın uygulama alanında mı?</strong></p>



<p>Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Burçin Ünlü hocanın grubuyla akustik mikroskop gibi birlikte çalıştığımız bazı projeler var. Plak ve damarların içerisindeki kanserli ya da kanserli olmayan dokuları birkaç metotla analiz ediyoruz. Onlar örneğin akustik dalga göndererek hasta olan ve sağlıklı olan kısımdan yansıyan o ses dalgalarının faz bilgilerinin farklı olduğunu görebiliyorlar.  </p>



<p>Bu sadece bir yöntem, tabii başka yöntemler de var. Burçin hoca ile ortak yaptığımız ve geçen yıl yayınladığımız projede sözkonusu dokulara ışıkla bakıyoruz. Hasta olan dokuya nano bir parçacık yerleştiriliyor ve uyarmak için optik bir puls (darbe) &nbsp;gönderiyoruz. Diğer bir deyişle, nano parçacığı darbeli bir lazerle uyarıyoruz, bunun sonucunda nanoparçacık uyarılıyor ve tek renge yakın bir ışıma veriyor. Nanoparçacık dokuyla etkileşime girdiği için, yayılan ışımanın yarı-ömründe bir değişim meydana geliyor. Nanoparçacığın etkileşime girdiği doku sağlıklıysa farklı bir ışıma karakteristiği, sağlıksızsa farklı bir ışıma karakteristiği alıyorsunuz; ve gerçekten aralarında büyük bir fark görebiliyorsunuz. Bütün bu değişimin çalışma mekanizması quantum fizik/optik ile açıklanıyor.&nbsp; Akustik mikroskop sonuçlarıyla bizim zaman bazlı sonuçları karşılaştırıyoruz ve bire bir tuttuklarını görüyoruz. Sağlıklı ve sağlıksız hücrelerin karakterlerinin gerçekten farklı olduğunu bu şekilde tespit edebiliyoruz.</p>



<p><strong>Bahsettiğiniz yöntem foto akustik mikroskop projesinde tamamlayıcı mı yoksa tamamen ayrı bir yöntem mi?</strong></p>



<p>Aslında tamamen ayrı bir yöntem. Fiziği, çalışma prensibi tamamen farklı bir yöntem ama tamamlayıcılık açısında sorarsanız belki cross-check demek daha doğru olabilir. Biz kuantum noktaları koyuyoruz, kuantum noktalar ışık aracılığıyla hücrelerle etkileşime giriyor ve onun kuantum özelliklerini değiştiriyor. Burada yaptığımız kuantum optiğe giriyor, yani bu bakımdan tamamen farklı bir alan.</p>



<p><strong>Kuantum optik ne gibi konularla ilgileniyor?</strong></p>



<p>Kuantum optik, atom ve molekül bazında tek tek veya sistemlerin birbirleriyle etkileşimlerini kapsayabilen çok geniş bir alan. CD’lerdeki lazerlerin yapımı ve çalışma prensibinden tutun da kuantum bilgisayarlara kadar kadar pek çok konu bu alana giriyor. Size bahsettiğim tamamen medikal amaçlı olan projede bir kuantum nokta alarak dokunun hasta olup olmadığını anlamak da küçük bir lazerin CD’nizi çalıştırma prensibi de kuantum optiğin kapsamına giriyor.</p>



<p>Örneğin gelecekte yapılacağı neredeyse kesin görünen kuantum telekomünikasyon, kuantum bilişim ve kuantum bilgisayarlarıyla olan çalışmaların da büyük bir kısmı tamamen kuantum optik üzerine kurulu olacaktır. Sebebi de şu; günümüzde bir banka kartının şifresini kırabilmek için binlerce bilgisayarı birbirine bağlayıp 3 bin sene boyunca o bilgisayarların çalıştırılması gerekiyor çünkü şifre kodlaması ve çözmesi son karmaşık ve son derece zor. Fakat günün birinde kuantum bilgisayarlar hayata geçirilebilirse depoladığınız verileriniz, banka şifreleriniz, askeri sırlarınız artık bir anda çözülebilir, kırılabilir olacaktır. Klasik metotlarla kodlanan ve depolanan hiçbir veri gizli kalamayacaktır. Kuantum bilgisayarları olanlar her türlü sırrı çözebilecek.</p>



<p>Bu durumda buna karşı bir çözüm olması için bir taraftan kuantum kriptografi de geliştiriliyor. Burada da en tercih edilen yöntem tek fotonlu komünikasyon çünkü tek bir foton bir şekilde çalınırsa bu hemen anlaşılır zira foton kuantum mekaniksel bir varlık ve onun üzerindeki herhangi bir ölçüm/tasarruf onun kuantum durumunu değiştireceğinden, verici ve alıcı konumundakiler bunu rahatlıkla fark eder. Şu anki durumda ise milyonlarca foton olduğu için çalınma riski çok daha fazla. Tek foton kaynağı oluşturmak üzerine bugün dünyada pek çok araştırma merkezi çalışıyor. Türkiye’de de bazı üniversite gruplarında çalışmalar var. Ancak henüz dört dörtlük çalışan, güvenilir bir kaynak üretilmiş değil.</p>



<p><strong>Bu alanın geleceğine dair neler öngörüyorsunuz, kuantum optik alanı araştırmacılara neler vaat ediyor?</strong></p>



<p>Kuantum optik kapsamı çok geniş olan bir teknoloji. Kuantum optiğin biyoloji ile olan etkileşimini düşünürseniz sonsuz büyüklükte bir araştırma ve geliştirme alanı açıyor. Siz kuantum teknolojilerini kullanarak geliştireceğiniz cihazlarla biyolojik sistemleri entegre edebilirseniz hem patentlenmiş ürün olarak hem de know &#8211; how olarak önemli kazanımlara sahip olabilirsiniz ülke olarak.</p>



<p>Bilgi güçtür, bizim bu gücün farkında olmamız gerekiyor. Bu açıdan üniversitelerin rolüne baktığımızda üniversitelerde, bizim gibi temel bilimler alanında çalışmakta olan bilim insanları ufukta olan problemlerle uğraşırlar; ilgili disiplinlerde donanıma sahip doktoralı uzmanlar yetiştirirler. Teknolojiyi geliştirip onu endüstriyel/ticari ürüne tahvil edecek olan ise yine üniversitelerle sıkı işbirliğindeki Ar-Ge yapan teknoloji şirketleridir.</p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
http://www.boun.edu.tr/
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/03/01/kuantum-optigi-uzerine-calisan-prof-dr-naci-inci-bilgi-guctur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nobel Fizik Ödülü 55 yıl sonra ilk kez bir bilim kadınına verildi</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/10/08/nobel-fizik-odulu-55-yil-sonra-ilk-kez-bir-bilim-kadinina-verildi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/10/08/nobel-fizik-odulu-55-yil-sonra-ilk-kez-bir-bilim-kadinina-verildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Oct 2018 21:24:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=11516</guid>

					<description><![CDATA[2018 Nobel Fizik Ödülü, Kanadalı bilim kadını Donna Strickland ile Amerikalı bilim adamı Arthur Ashkin ve Fransız bilim adamı Gerard Mourou&#8217;ya verildi. Donna Strickland, 55 yıl sonra bu ödülü alan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2018 Nobel Fizik Ödülü, Kanadalı bilim kadını Donna Strickland ile Amerikalı bilim adamı Arthur Ashkin ve Fransız bilim adamı Gerard Mourou&#8217;ya verildi. Donna Strickland, 55 yıl sonra bu ödülü alan ilk bilim kadını oldu.</strong></p>
<p>Ödül Donna Strickland&#8217;a lazer fiziği alanındaki çalışmaları nedeniyle verildi.</p>
<p>Strickland optik cımbız adı verilen ve biyolojik sistemleri araştırmak için kullanılan bir lazer tekniği geliştirdiği için ödüle layık görüldü.</p>
<p>Donna Strickland, bu alanda ödül alan tarihteki üçüncü bilim kadını oldu.</p>
<p>Daha önce bu ödül, 1903 yılında Marie Curie&#8217;ye, 1963 yılında ise Maria Goeppoert-Mayer&#8217;e verilmişti.</p>
<p>Amerikalı bilim adamı Arthur Ashkin ve Fransız bilim adamı Gerard Mourou da aynı alandaki çalışmaları ile ödülü Strickland ile paylaştı.</p>
<p>Mourou ve Strickland, lazerle göz cerrahisi alanında da kullanılabilecek, yüksek yoğunluklu ve çok kısa lazer atışları elde etmeyi başardılar.</p>
<p>3 bilim insanı, Nobel Fizik Ödülü ile ile birlikte 9 milyon İsveç Kronu&#8217;nun da (yaklaşık 6 milyon Türk lirası) sahibi oldular.</p>
<h2 style="font-weight: inherit;">&#8216;Acaba gerçek mi diye de kendime sordum&#8217;</h2>
<p>Kanada&#8217;nın Waterloo Üniversitesi&#8217;nde görev yapan Doktor Strickland, ödül ile ilgili olarak, &#8220;Bunun çılgınca olduğunu kabul etmelisiniz ki benim de ilk tepkim bu oldu. Ve acaba gerçek mi diye de kendime sordum&#8221; dedi.</p>
<p><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image002.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11518" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image002.jpg" alt="" width="520" height="520" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image002.jpg 520w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image002-150x150.jpg 150w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image002-300x300.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image002-420x420.jpg 420w" sizes="auto, (max-width: 520px) 100vw, 520px" /></a></p>
<p>Nobel Fizik Ödülü&#8217;nü en son kazanan bilim kadını, atom çekirdekleri buluşları ile Almanya doğumlu Amerikalı bilim kadını Maria Goeppert-Mayer olmuştu.</p>
<p>1963 yılında kayda geçen bu başarıdan 60 yıl önce ünlü fizikçi Marie Curie radyoaktivite ile ilgili buluşları ile bu ödülü kazanmıştı.</p>
<p>Marie Curie de ödülü eşi Pierre Curie ve Antoine Henri Becquerel ile paylaşmıştı.</p>
<p>BBC TÜRKÇE 02.10.2018</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/10/08/nobel-fizik-odulu-55-yil-sonra-ilk-kez-bir-bilim-kadinina-verildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Nikola Tesla Müzesi&#8221; Türkiye&#8217;ye geliyor</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/07/27/nikola-tesla-muzesi-turkiyeye-geliyor/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/07/27/nikola-tesla-muzesi-turkiyeye-geliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jul 2018 00:33:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=11039</guid>

					<description><![CDATA[Dünyaca ünlü mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanı Nikola Tesla&#8217;nın Sırbistan&#8217;da bulunan Tesla Müzesi&#8217;nde sergilenen özel eşya ve icatları Türkiye&#8217;ye getirilecek. Sırbistan&#8217;ın başkenti Belgrad&#8217;da yer alan ünlü Tesla Müzesi ile Türkiye&#8217;den [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyaca ünlü mucit, fizikçi ve elektrofizik uzmanı Nikola Tesla&#8217;nın Sırbistan&#8217;da bulunan Tesla Müzesi&#8217;nde sergilenen özel eşya ve icatları Türkiye&#8217;ye getirilecek.</strong></p>
<p>Sırbistan&#8217;ın başkenti Belgrad&#8217;da yer alan ünlü Tesla Müzesi ile Türkiye&#8217;den Aristo Strateji Yönetimi ve Danışmanlık şirketi arasında yürütülen görüşmeler olumlu sonuçlandı.</p>
<p>Bu kapsamda, Tesla Müzesi&#8217;nde sergilenen eserlerin Eylül 2019&#8217;da Türkiye&#8217;ye getirilmesi ve üç ilde kurulacak bin 200 metrekarelik sergi alanlarında bir yıl boyunca ziyaretçilerle buluşturulması hedefleniyor.</p>
<p><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image004-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-11041" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image004-2-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image004-2-300x200.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image004-2-630x420.jpg 630w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image004-2.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p><strong>Özel eşyaları ile 700&#8217;den fazla patentli eseri gelecek</strong></p>
<p>Müze yönetimiyle anlaşan ve protokol imzalayan iş adamı Yunus Emre Armağan, Türkiye&#8217;de ilk defa Tesla ile ilgili bu kadar geniş çaplı bir projeyi gerçekleştirmekten duydukları heyecanı dile getirdi.</p>
<p>Sergi kapsamında Nikola Tesla&#8217;ya ait özel eşyalar ile 700&#8217;den fazla patentli eseri Türkiye&#8217;ye getireceklerini aktaran Armağan, bunlar arasında Tesla&#8217;ya ait not defterleri, Tesla ile Edison&#8217;un rekabeti ile çekişmelerini anlatan gazete ve dergilerin de bulunduğunu anlattı.</p>
<p><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image002-12.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-11042" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image002-12-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image002-12-300x200.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image002-12-630x420.jpg 630w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image002-12.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Yunus Emre Armağan, Türkiye&#8217;ye getirilecekler arasında, Niagara Şelalesi üzerine kurulan dünyanın ilk hidroelektrik santralinin portatifi, dünyanın ilk kablosuz elektriğini yayan kule, dünyada ilk kez yere dik pozisyonda inen ve kalkan uçak model ve indüksiyon motoru gibi Tesla&#8217;nın önemli icatlarının da yer alacağını ifade etti.</p>
<p>Armağan, bin 200 metrekare kapalı alana kurulması planlanan müzenin İstanbul, Ankara ve İzmir&#8217;de bir yıl boyunca meraklılarıyla buluşturulacağını kaydetti.</p>
<p><strong>Özel gümrükleme sistemiyle taşınacak</strong></p>
<p>Müzedeki eserlerin devletlerarası hukuka dayalı özel gümrükleme sistemiyle Türkiye&#8217;ye taşınacağını, bu sürecin 6-7 ayı bulması nedeniyle serginin gelecek yıl eylül ayında açılacağını belirten Armağan, Türkiye&#8217;deki değerleri dünyayla, dünyadaki değerleri de Türkiye&#8217;yle buluşturma hedefiyle yola çıktıklarını söyledi.</p>
<p><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image003-13.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-11043" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image003-13-300x202.jpg" alt="" width="300" height="202" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image003-13-300x202.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image003-13-625x420.jpg 625w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/07/image003-13.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></p>
<p>Gençlere ve çocuklara bilimi sevdirmeyi ve onların ufkunu açacak projeler üretmeyi amaçladıklarını vurgulayan Armağan, Tesla Müzesi&#8217;ni de bu amaçla Türkiye&#8217;ye getirmek istediklerini ifade etti.</p>
<p>Armağan, &#8220;En büyük şansımız Türkiye&#8217;nin bilime ve gençlere önem veren bir Cumhurbaşkanına sahip olmasıdır&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Tesla&#8217;nın hala bilinmeyen birçok icadı var&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;Yıldırımların efendisi&#8221;, &#8220;Zamanın ötesindeki dahi&#8221; gibi tanımlamalarla anılan Nikola Tesla&#8217;nın, döneminin çok ilerisinde bir mucit olduğuna dikkat çeken Armağan, projenin önemine dair şunları paylaştı:</p>
<p>&#8220;Tesla, dünyayı kökten değiştirecek icatlara imza attı. Günümüzde Nikola Tesla’nın hala bilinmeyen ya da kullanılmayan birçok icadı bulunur. Değerli bilim adamı Tesla&#8217;yı Türkiye&#8217;deki bilim sevdalısı olan gençler ve çocuklarımıza daha yakından tanıtmak ve Tesla&#8217;nın icatlarını görerek inceleyebilme şansı vermek amacıyla bu projeyi hayata geçirmek için çaba sarf ediyoruz. Tesla Müzesi&#8217;nin Türk gençlerine ışık tutacağını ve ilham vereceğine inanıyoruz.&#8221;</p>
<p>Kablosuz iletişim, X-ray, uzaktan kumanda, alternatif akım, Tesla bobini ve indüksiyon motoru gibi hayatın vazgeçilmezleri haline gelen elektrikle ilgili birçok teknolojik kavramın mucidi ve fikirleriyle yüzlerce icadın öncüsü olan Tesla, tarihin önemli bilim insanlarından biri olarak gösteriliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>DÜNYA 25.07.2018</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/07/27/nikola-tesla-muzesi-turkiyeye-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ünlü Fizikçi Stephen Hawking hayatını kaybetti</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/03/17/unlu-fizikci-stephen-hawking-hayatini-kaybetti/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/03/17/unlu-fizikci-stephen-hawking-hayatini-kaybetti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Mar 2018 01:03:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=9925</guid>

					<description><![CDATA[Dünyaca ünlü İngiliz Fizikçi Stephen Hawking 76 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yaşamını evrenin gizemini çözmeye adayan ünlü İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking, hayatını kaybetti. 76 yaşındaki ünlü Fizikçi&#8217;nin vefat haberi, çocukları [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü İngiliz Fizikçi Stephen Hawking 76 yaşında hayata gözlerini yumdu.</p>
<p>Yaşamını evrenin gizemini çözmeye adayan ünlü İngiliz astrofizikçi Stephen Hawking, hayatını kaybetti. 76 yaşındaki ünlü Fizikçi&#8217;nin vefat haberi, çocukları tarafından duyuruldu.</p>
<p><em>&#8220;Sevgili babamızı bugün kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Çok büyük bir bilim insanı, çalışmaları ve mirası yıllarca yaşayacak olağanüstü bir kişiydi&#8221;</em></p>
<p>Ünlü fizikçi, aynı zamanda Albert Einsten&#8217;ın doğum günü olan ve 03.14 şeklinde yazılması nedeniyle Dünya Pi Günü kabul edilen 14 Mart günü yaşama veda etti.</p>
<p>Hawking geçen yıl İngiliz kamu yayın kuruluşu BBC&#8217;ye verdiği röportajda 75 yaşına kadar yaşayacağını hiç düşünmediğini, birikimini halen yansıtabildiği için kendisini şanslı hissettiğini dile getirmişti.</p>
<p>21 yaşındayken motor-nöron hastalığı teşhisi konulduğunu ve iki ya da üç yıl içinde hayatını kaybedeceğinin söylendiğini belirten Hawking, bundan 54 yıl sonra daha güçsüz ve tekerlekli sandalyede olsa da hala çalıştığını ve bilimsel makaleler ortaya koyduğunu anlatmıştı.</p>
<p>Çalışmalarını ailesi ve arkadaşlarından yardımlar alarak birçok zorlukla yaptığına değinen Hawking, hayalinin motor-nöron hastalığını tamamen iyileştirecek bir tedavi veya en azından bir gelişme yaşanması olduğunu ifade etmişti.</p>
<p>Son olarak geçen yıl yaz mevsiminde Norveç’teki bir festivalde konuşan bilim adamı, “İnsanlığın Dünya&#8217;yı terk etmesi gerektiğine inanıyorum.” demişti.</p>
<p><strong>Stephen Hawking kimdir?</strong></p>
<p>İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar Prof. Dr. Stephen Hawking, 8 Ocak 1942 yılında İngiltere&#8217;nin Oxford kentinde doğdu.</p>
<p>Hawking sekiz yaşındayken ailesiyle birlikte Londra&#8217;nın yaklaşık 20 mil kuzeyinde bulunan St. Albans&#8217;a taşındı. On bir yaşındayken St. Albans Okulu&#8217;na ve ardından Oxford Üniversitesi Koleji&#8217;ne gitti.</p>
<p>Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın matematiğe ilgi duyan Hawking, okulun matematik bölümü mevcut olmadığı için fizik öğrenimi görmeye başladı.</p>
<p><strong>Oxford&#8217;dan Cambridge&#8217;e</strong></p>
<p>Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirilen Hawking, daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak için Cambridge&#8217;e gitti.</p>
<p>O yıllarda Oxford&#8217;da evren bilimi üzerine çalışma olmadığı için doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College&#8217;de profesör asistanı oldu. 1973&#8217;de Gökbilim Enstitüsü&#8217;nden ayrıldıktan sonra Hawking, Uygulamalı Matematik ve Kuramsal Fizik Bölümü&#8217;nde çalışmaya başladı.</p>
<p><strong>Newton&#8217;dan sonra Lucasian Profesörlüğü</strong></p>
<p>Evrenin temel prensipleri üzerine çalışan Hawking, 1979&#8217;dan sonra Matematik Bölümü&#8217;nde Lucasian Matematik Profesörü oldu. Cambridge Üniversitesi&#8217;ndeki bu profesörlük aynı zamanda 1666 yılında Newton&#8217;un da çalıştığı bir profesörlük birimidir.</p>
<p>Hawking, dünya çapında on milyondan fazla satılan &#8220;Zamanın Kısa Tarihi&#8221; (A Brief History of Time) adlı kitapla şöhreti yakaladı. Aynı kitabın devamı sayılabilecek &#8220;Zamanın Daha Kısa Tarihi&#8221; adlı kitabıyla teorilerini geliştirmeye ve pekiştirmeye devam etti.</p>
<p>Son kitabı &#8220;Ceviz Kabuğundaki Evren&#8221;de ise, kuantum teorisinden zaman yolculuğuna kadar evrenin birçok merak uyandıran konuya eğildi.</p>
<p>Ünlü İngiliz bilim adamı Stephen Hawking, kuantum fiziği ve kara delikler üzerine yaptığı geniş kapsamlı çalışmalarla tanınıyordu.</p>
<p>Vücudunun neredeyse hiçbir kısmını kullanamayan, kendisi için özel olarak geliştirilen bilgisayar sistemine sadece yanak kaslarından biriyle komut veren Hawking, bu şekilde günde yaklaşık 2 bin 500 kelimeyle iletişim kuruyor ve bilimsel çalışmalarını sürdürüyordu.</p>
<p>Bilimsel araştırmaları 40&#8217;ın üzerinde dile çevrilen Hawking, bilim çevrelerinde Albert Einstein&#8217;dan sonraki en büyük dahi olarak görülüyor.</p>
<p>Açıklamaları ve öngörüleriyle günümüzün en popüler bilim insanı olarak kabul edilen Hawking&#8217;in hayatı 2015&#8217;te gösterime giren &#8220;Her Şeyin Teorisi&#8221; adlı filme de konu olmuştu.</p>
<p><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/03/image002-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-9927" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/03/image002-10-211x300.jpg" alt="" width="211" height="300" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/03/image002-10-211x300.jpg 211w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/03/image002-10-295x420.jpg 295w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/03/image002-10.jpg 650w" sizes="auto, (max-width: 211px) 100vw, 211px" /></a></p>
<p>TRT HABER 14.03.2018</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/03/17/unlu-fizikci-stephen-hawking-hayatini-kaybetti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir lise öğrencisi görelilik kuramına yaptığı inanılmaz açıklama ile 250.000$ kazandı</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/01/16/bir-lise-ogrencisi-gorelilik-kuramina-yaptigi-inanilmaz-aciklama-ile-250-000-kazandi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/01/16/bir-lise-ogrencisi-gorelilik-kuramina-yaptigi-inanilmaz-aciklama-ile-250-000-kazandi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Jan 2018 23:45:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Fizik]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=9438</guid>

					<description><![CDATA[Alman fizikçi Albert Einstein, görelilik kuramını tanımlamak için karmaşık denklemlere ihtiyaç duymuştu. Ancak Filipinler’den 18 yaşındaki Hillary Diane Andales sadece bir araç, birkaç cep telefonu ve Usain Bolt ile  görelilik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Alman fizikçi Albert Einstein, görelilik kuramını tanımlamak için karmaşık denklemlere ihtiyaç duymuştu. Ancak Filipinler’den 18 yaşındaki Hillary Diane Andales sadece bir araç, birkaç cep telefonu ve Usain Bolt ile  görelilik kuramını açıkladı.</p>
<p>Andales, dünyanın dört bir yanındaki gençlere bilim veya matematikte büyük fikirleri basitleştirerek üç dakikadan uzun olmayan videolar göndermesi için çağrı yapan yılda bir gerçekleştirilen 2017 Yenilikçi Genç yarışmasının galibi oldu.</p>
<p>Andales’ın kazanan videosu  “Görelilik ve Referans Çerçevelerinin Eşdeğerliği”  başlıklıydı. Andales, çalışmasına başınızı hangi yönde çevirdiğinize bağlı olarak ya “6” ya da “9” olarak yorumlayabileceğiniz, yanlamasına bir sayı görüntüleyerek başladı. Andales <em>“Bakış açınız referans çerçevenizi belirler. Referans çerçeveleri, göreliliğin temel taşıdır, çünkü gözlemciler, farklı konumlarda oldukları zaman nesneleri farklı algılamaktadır”</em> diye açıkladı.</p>
<p>Andales bunu, arkadaşlarından üçünün bir yolcu taşıtının caddede giderken kornaya basması ile ortaya çıkan sesi  kaydetmesi ile gösterdi.  Her biri farklı bir noktada duruyordu – biri arabanın önünde, biri arabanın arkasında, diğeri arabanın içinde – ses kaydetti. Her referans çerçevesinde farklı bir ses çıktı çünkü kornadan  gelen ses dalgaları kaydedilmiş oldukları yere göre ya yığınlanmıştı (daha yüksek bir aralığa) ya da yayılmış (daha düşük bir aralığa).</p>
<p>Andales, aynı testin hız ve zamanla da yapılabileceğini söyleyerek, eğer Usain Bolt 100 metreyi  ışık hızının %98’i büyüklüğünde bir hız ile koşsaydı, kendi perspektifinden 10 saniyelik bir bitişi durağan olan jüri 40 saniye okuyacaktı. Bunun nedeni, daha hızlı saatlerin durağan bir gözlemciye oranla daha yavaş ilerlediğidir. Bu  27.358 km/s hız ile  Dünya’nın etrafında dönen Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki saatlerin, altı ayda bir 0,007 saniye kadar karasal saatlerin gerisine düştüğünü açıklayan ilke ile aynıdır. Bu bakış açısına göre, Andales’in de belirttiği gibi Bolt, Olimpiyatların en iyi zaman yolcusu!</p>
<p>Andales’ın  videosunu aşağıda görebilirsiniz:</p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/mnJuKXhFaQ8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a href="http://www.bilim.org/">http://www.bilim.org</a> 09.01.2018</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/01/16/bir-lise-ogrencisi-gorelilik-kuramina-yaptigi-inanilmaz-aciklama-ile-250-000-kazandi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/?utm_source=w3tc&utm_medium=footer_comment&utm_campaign=free_plugin

Page Caching using Disk: Enhanced 
Content Delivery Network via haberbt.b-cdn.net
Minified using Disk

Served from: www.haberbilimteknoloji.com @ 2026-08-08 05:02:43 by W3 Total Cache
-->