<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Girişim &#8211; Haber Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.haberbilimteknoloji.com/category/girisim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberbilimteknoloji.com</link>
	<description>Bilim ve Teknoloji Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 31 May 2021 18:59:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.5</generator>

<image>
	<url>https://www.haberbilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/09/cropped-logo-1-32x32.png</url>
	<title>Girişim &#8211; Haber Bilim Teknoloji</title>
	<link>https://www.haberbilimteknoloji.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ford Otosan girişimcilere Driventure ile yatırım yapacak</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/05/31/ford-otosan-girisimcilere-driventure-ile-yatirim-yapacak/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/05/31/ford-otosan-girisimcilere-driventure-ile-yatirim-yapacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 May 2021 18:59:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Otomotiv]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16485</guid>

					<description><![CDATA[Ford Otosan, otomotiv sanayinin dönüşümünde kilit rol üstlenecek yeni nesil teknolojileri Türkiye girişim ekosistemi ile hayata geçirmek üzere kurumsal girişim sermaye şirketi &#8216;Driventure&#8217;yi kurdu. Ford Otosan&#8217;dan yapılan açıklamaya göre, Driventure, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">Ford Otosan, otomotiv sanayinin dönüşümünde kilit rol üstlenecek yeni nesil teknolojileri Türkiye girişim ekosistemi ile hayata geçirmek üzere kurumsal girişim sermaye şirketi &#8216;Driventure&#8217;yi kurdu.<strong></strong></h5>



<p>Ford Otosan&#8217;dan yapılan açıklamaya göre, Driventure, mobilite (akıllı hareketlilik),bağlanabilirlik, otonom teknolojiler ve elektrikli araçlar odağında girişimlerle birlikte yeni fikir ve teknolojileri geliştirecek.</p>



<p>Driventure&#8217;ın amacının Ford Otosan ile birlikte odak alanlarda yenilikçi ve rekabetçi avantaj sağlayan tamamlayıcı girişimler bulmak ve stratejik yatırım yapmak olduğunu altını çizen Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, <strong>&#8220;Küresel otomotiv ekosistemi, teknoloji ve mobilite bazlı start-up ekseninde dikkat çekici büyümesine devam ediyor. 2009&#8217;dan bu yana, sadece &#8216;akıllı hareketlilik &#8211; mobilite&#8217; alanında girişimlere 260.6 milyar dolarlık yatırım sağlandı ve 2020&#8217;de bu rakama 41.1 milyar dolar daha eklendi.</strong></p>



<p><strong>Mobilite ve akıllı üretim ortamında başarılı olmak için, şirketlerin benzeri görülmemiş bir hızda değişiklik yapmaları ve yeni iş modelleri, uygulamaları benimsemeleri gerektiğini görüyoruz. Bu doğrultuda, uzun süredir gerek kurum içindeki girişimleri gerekse de yerel ve uluslararası girişim ekosistemini yakından takip ediyoruz&#8221;</strong>&nbsp;dedi.</p>



<p><strong>&#8221;TOGG&#8217;A YATIRIM PLANLAMIYORUZ&#8221;</strong></p>



<p>Bu bakış açısıyla, girişim ekosistemi ekseninde neler yapabileceklerine dair çalışmalara başladıklarını vurgulayan Yenigün,&nbsp;<strong>&#8220;Girişim ekosistemini hem Türkiye&#8217;de hem dünyada takip edebilecek, fırsatları ve yeni teknolojileri anlayacak bir yapı oluşturmaya karar verdik. Yeni iş modellerini ve olası iş birliklerini hayata geçirecek bir yapıyı kurmak için harekete geçtik ve kurumsal girişim sermayesi şirketi olarak &#8220;Driventure&#8221;u kurduk. Driventure ile yatırım yapacağımız girişimlerin sadece büyümelerini değil bizimle birlikte yenilikçi projeleri hayata geçirmelerini hedefliyoruz&#8221;&nbsp;</strong>diye konuştu.</p>



<p>Yerli elektrikli otomobili geliştirme çalışmalarına devam eden kendisini bir startup olarak konumlandırılan Türkiye&#8217;nin Otomobili Girişim Grubu&#8217;na (TOGG) Ford Otosan&#8217;ın Driventure üzerinden yatırım ihtimalini sorduğumuz Yenigün, Ford Otosan&#8217;ın bir otomotiv sanayi şirketi olduğunu vurgulayarak, <strong>&#8220;Biz girişim ekosistemine yönelik yatırımlar planlayan bir otomotiv şirketiyiz, startup değiliz. TOGG&#8217;a yatırım yapma planımız bulunmuyor&#8221;</strong> dedi.</p>



<p><strong>10 MİLYON DOLAR KAYNAK AYRILDI</strong></p>



<p>Ford Otosan İnovasyon ve Yeni Girişimler Direktörü Gül Ertuğ ise, Driventure ile yatırım yapmayı planladıkları odak alanlarını ve hedeflerini açıkladı.</p>



<p>Ertuğ,&nbsp;<strong>&#8220;Driventure bünyesinde otonom teknolojiler, bağlantılı araçlar, müşteri deneyimi, akıllı hareketlilik (mobilite),endüstri 4.0 ve elektrifikasyon olmak üzere başlangıçta 6 odak alanda start-up ve girişimcilerle iş birlikleri geliştirmeyi planlıyoruz. Driventure ile Ford Otosan&#8217;ın yeni iş geliştirme anlamında çevikliğini artırmayı ve kurum içi girişimciliği de desteklemeyi hedefliyoruz. Driventure&#8217;ın potansiyel yatırım alanları ve coğrafyasında ise hem Türkiye&#8217;den, hem de yurtdışındaki önemli girişim ekosistemlerinden girişimleri inceliyoruz. Bugüne kadar 300&#8217;ün üzerinde görüşme, 10&#8217;un üzerinde girişimle derinlemesine değerlendirme gerçekleştirdik&#8221;</strong>&nbsp;bilgilerini paylaştı.</p>



<p>Tek bir girişime yüksek tutarlarda yatırım yapmayacaklarının altını çize Ertuğ, tohum yatırım ve erken aşama girişimlere tohum yatırım hedeflediklerini anlattı. Ertuğ, girişim yatırımları için 10 milyon dolarlık bir bütçe ayırdıklarını ve bu bütçeyi yılda 2 milyon dolar olmak üzere 5 yıl için planladıklarını da sözlerine ekledi.</p>



<p><strong>2 GİRİŞİME YATIRIM YAPILDI</strong></p>



<p>Ertuğ&#8217;un verdiği bilgiye göre, Driventure&#8217;ın hayata geçirdiği ilk yatırımlarından biri olan &#8216;Optiyol&#8217;, yeni nesil rota optimizasyonu çözümü olarak rota planları sunuyor. Optiyol çözümlerinin Ford Otosan&#8217;nın ağır ticari markası Ford Trucks ve son teslimat çözümlerinde kullanılması öngörülüyor.<br><br>Şirketin bir diğer yatırımı ise elektrikli araç sürücülerini ve şarj istasyonlarını bir araya getiren akıllı mobilite çözümleri sunan &#8216;Bluedot&#8217; olarak açıklandı. Daha sürdürülebilir ve temiz şehirler için elektrikli bir araç ve şarj istasyonu hareketliliği yaratma misyonuyla çalışan Bluedot, aynı zamanda filo yöneticilerinin elektrikli dönüşümü için yazılım çözümü üzerinde çalışıyor.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Driventure ile Geleceği Şekillendirmek İçin Yola Çıkıyoruz!" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/-r4_4DbMBYI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><strong>HABER 7 27.05.2021</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/05/31/ford-otosan-girisimcilere-driventure-ile-yatirim-yapacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Getir, 2.6 milyar dolar değerleme ile Türkiye’nin ikinci unicorn girişimi oldu</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/29/getir-2-6-milyar-dolar-degerleme-ile-turkiyenin-ikinci-unicorn-girisimi-oldu/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/29/getir-2-6-milyar-dolar-degerleme-ile-turkiyenin-ikinci-unicorn-girisimi-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2021 09:27:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16294</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’nin önde gelen teknoloji girişimlerinden&#160;Getir, bugün düzenlediği basın toplantısında&#160;1 milyar dolar değerlemeyi aşarak&#160;Türkiye’nin ikinci unicorn girişimi olduğunu resmen duyurdu. Geçtiğimiz günlerde egirişim’in duyum olarak paylaştığı, Getir’in&#160;2.6 milyar dolar değerleme&#160;ile&#160;300 milyon [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye’nin önde gelen teknoloji girişimlerinden&nbsp;<strong>Getir</strong>, bugün düzenlediği basın toplantısında&nbsp;<strong>1 milyar dolar değerlemeyi aşarak</strong>&nbsp;Türkiye’nin ikinci unicorn girişimi olduğunu resmen duyurdu.</p>



<p>Geçtiğimiz günlerde egirişim’in duyum olarak paylaştığı, Getir’in&nbsp;<strong>2.6 milyar dolar değerleme&nbsp;</strong>ile&nbsp;<strong>300 milyon dolar yatırım aldığı</strong>&nbsp;bugün şirketin basın toplantısında resmi olarak doğrulandı. Yapılan açıklamayla birlikte dünyada önemli teslimat girişimlerinden biri olma yolunda ilerleyen Getir’in piyasa değeri 2.6 milyar dolara ulaştı. Bu değerleme, Getir’i Türkiye’nin en değerli girişimi yapıyor. Sequoia ve Tiger liderliğinde yapılan tura Getir’in diğer 7 yatırımcısı da katıldı. Getir, unicorn bir şirket olmasına rağmen Getir’in 5 Türk kurucusu %60’ın üstünde hisseye sahip. Aynı zamanda Getir, satılmadan değerlemesini 1 milyar doların üstüne taşıyan ilk Türk girişimi olarak da dikkat çekiyor.</p>



<p>Yakın zamanda&nbsp;<strong>İngiltere</strong>&nbsp;pazarında faaliyetlerine başlayan ve iyi ilerleyen getir yakın zamanda&nbsp;<strong>Fransa</strong>,&nbsp;<strong>Almanya</strong>,<strong>&nbsp;Hollanda&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Brezilya</strong>‘da da operasyonlarını başlatacak.</p>



<p><strong>Getir Kurucusu Nazım Salur</strong>: “Dünyada ilk kez ortalama 10 dakikada market ürünleri teslimat modelini Getir ile 2015 yılında başlattık. İş modelimize olan yoğun ilgi nedeniyle geçtiğimiz turun üzerinden henüz 2 ay geçmeden bir tur daha yatırım alma imkanı doğdu. Biz de bunu değerlendirerek 300 milyon dolarlık yeni kaynak yaratarak yurt dışı pazarlarda daha hızlı büyümeye odaklanacağız. Aldığımız bu yatırımla 2,6 milyar dolar değerlemeye ulaşarak Türkiye’nin Unicorn’u olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Önümüzdeki aylarda Almanya, Fransa ve Hollanda’da da Getir operasyonlarını başlatacağız. Pandeminin kontrol altına alınmasını takiben Brezilya’da da bu iki heceli Türkçe kelimeyi sevdirmeyi arzuluyoruz. Getir’in Unicorn olmasında en önemli katkıyı veren bayilerimizin saha çalışanları olan kurye ve depo görevlilerine kıdeme dayalı olarak dağıtılmak üzere, 25 milyon TL’yi bayilerimiz kanalıyla paylaşacağımızı da belirtmek isterim” dedi.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Nazım Salur Kimdir?</strong></h3>



<p id="viewer-mor4">1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan Salur, girişimcilik ile üniversite yıllarında tanışıyor ve 25 seneden fazla süredir girişimcilik dünyasının içinde yer alıyor. Girişimci olmadan önce özel sektörde bazı kurumlarda yöneticilik yapıyor.</p>



<p><em><strong>&#8221;Boğaziçi Üniversitesi’nin sunduğu özgür ortamın dolaylı olarak girişimcilik perspektifimi geliştirmeye destek olduğunu düşünüyorum.&#8221;&nbsp;</strong></em>Nazım Salur</p>



<p id="viewer-6cr1e">Toplam 5 girişimi olan Salur&#8217;un ilk teknolojik girişimi, 2012&#8217;de karar verip 2013 yılında 50 yaşındayken kurduğu BiTaksi uygulaması.</p>



<p id="viewer-cb6du">Müşteriye başlarda 15-20 dakikada taksi götürebilirken, 2015 yılına gelindiğinde 3 dakikada götürür hale geliyor BiTaksi. 2015 BiTaksi&#8217;nin iyice büyüdüğü ve gayet iyi bir hizmet kalitesi yakaladığı bir yıl oluyor.&nbsp;</p>



<p id="viewer-7vj2e">Salur, o 3 dakikayı gördüğü gün şöyle diyor kendine:&nbsp;<em><strong>&#8221;Bu iş oldu. Bu bir ihtiyaçtı. İnsanların başka ihtiyaçların da var. Arabalara ürün koysak ve 10 dakika içinde müşteriye götürsek nasıl olur? Böyle bir şeyi ben kullanırım, büyük ihtimal başkaları da kullanır.&#8221;</strong></em></p>



<p id="viewer-7t5rc">Böyle bir fikri vardı, ancak o zamanlar tüm sermayesini BiTaksi&#8217;de kullandığı için yeteri kadar parası yok Salur&#8217;un.&nbsp;</p>



<p id="viewer-9i0a4">Bu fikri, hem arkadaşı hem de Gitti Gidiyor&#8217;un kurucularından olan Serkan Borancılı ile paylaşıyor ve Borancalı fikri çok beğeniyor,&nbsp;<em><strong>‘’Abi bunu yapalım biz, yapan kimse de yok. Türkiye’de modelleyelim, dışarı da götürelim hatta’’&nbsp;</strong></em>diyor.&nbsp;</p>



<p id="viewer-aon50">Ve Getir 2015 Haziran&#8217;da hizmete giriyor.&nbsp;</p>



<p id="viewer-fi76g">İlk gün 300 kişiyle başlıyorlar. Bir yıl olduğunda ise 500&#8217;ün üstünde kurye ile hizmet veriyorlar. Bayilik sistemi ise şirket kurulduktan bir yıl sonra devreye giriyor.</p>



<p id="viewer-de6s2">En baştan beri bu iş kuryelerle ilerleyecek bir iş olduğu için, kaza riskini en aza indirmek için birçok tedbir alıyorlar.&nbsp;</p>



<p id="viewer-56iom">Mesela hem motosiklet hem arabalarla hizmet veriliyor. Gece 1&#8217;den sonra şehir içinde trafik daha hızlı aktığı için motosikletli kurye çalıştırmıyorlar.&nbsp;</p>



<p id="viewer-5j2co">Damacanalar, kuryeninin dengesini bozacak şeyler olduğu için hiçbir zaman motosikletle taşınmıyor, arabalarla teslim ediliyor.&nbsp;</p>



<p id="viewer-571kc">Salur, kask ve mont olarak kendi aile fertlerine ne alacaksa kuryelere de onu aldığını söylüyor. Ayrıca kuryelere özel sağlık sigortası da yaptırıyorlar.</p>



<p id="viewer-7i8n4">Mobil ticarette dünyanın en hızlı teslimat yapan uygulaması olan Getir ile bir dünyada bir ilk gerçekleştiriliyor. Çünkü dünyada müşterilerin şiparişlerini 10 dakikada teslim alabildiği başka bir mobil uygulama mevcut değil.</p>



<p><em><strong>&#8220;Girişimciler için en kritik nokta, dünyayı takip etmek ve iyi bir fikir bulmak. Daha sonra doğru zamanda, doğru ekiple ve doğru bütçeyle işe başlamak da çok önemli. İstanbul gibi büyük kentlerde ihtiyaçlar ve beklentiler farklılaşıyor.&#8221;&nbsp;</strong></em>Nazım Salur</p>



<p id="viewer-4o14d">En büyük hedeflerinden biri olan yurt dışına açılma fikri de Londra&#8217;da faaliyete geçmeleri ile gerçekleşmiş oldu yakın zamanda..&nbsp;</p>



<p id="viewer-1oa81">Hatta Londra&#8217;nın İstanbul&#8217;a göre çok daha hızlı başladığını ve kendilerine umut verdiğini söylüyor Salur.&nbsp;</p>



<p id="viewer-dc17a">Ve geçtiğimiz günlerde hepimizi sevindiren ve gururlandıran haber geliyor sonunda: Getir&#8217;in değerlemesi, Ocak ayındaki 850 milyon dolar iken şu an 2.6 milyar dolara yükselmiş durumda.&nbsp;</p>



<p id="viewer-5012q">Getir&#8217;in ulaştığı 2.6 Milyar Dolarlık değerleme bütün büyük şirket ve holding yöneticilerimize şunu düşündürmeli: “Biz bu inovasyon tiyatrolarından ne zaman vazgeçecek ve gerçekten inovasyon yapmaya başlayacağız.”</p>



<p id="viewer-c8ek5">Tebrikler Getir, yeni dönemde oyunun nasıl oynanması gerektiğini bir türlü yol alamayan &#8220;büyüklere&#8221; gösterdiğin için.</p>



<p><em><strong>&#8221;Çalışmak, hedeflere ulaşmak ve yeni hedefler koyarak daha çok çalışmak. Bu yola da iyi kalpli, yetenekli ve çalışkan bir ekip kurarak koyulursanız ileriye gitmemek için hiçbir neden yok.&#8221;&nbsp;</strong></em>Nazım Salur</p>



<p id="viewer-60tnj">Yararlandığım Kaynaklar:&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-startupmarket-blog wp-block-embed-startupmarket-blog"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="HtRWZx1QJw"><a href="https://blog.startupmarket.co/nazim-salur-ile-girisimciligi-ve-girisimlerinin-hikayesini-konustuk/">Nazım Salur ile Girişimciliği ve Girişimlerinin Hikayesini Konuştuk</a></blockquote><iframe class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Nazım Salur ile Girişimciliği ve Girişimlerinin Hikayesini Konuştuk&#8221; &#8212; StartupMarket Blog" src="https://blog.startupmarket.co/nazim-salur-ile-girisimciligi-ve-girisimlerinin-hikayesini-konustuk/embed/#?secret=HtRWZx1QJw" data-secret="HtRWZx1QJw" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Getir Kurucusu Nazım Salur Getir&#039;in Hikayesini Anlattı! | Şelale Kadak" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/b6gWmXSqDV0?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed is-type-wp-embed is-provider-ekonomist wp-block-embed-ekonomist"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="wp-embedded-content" data-secret="Mjt6s3vANK"><a href="https://www.ekonomist.com.tr/kimdir/getirin-kurucusu-nazim-salur-kimdir-iste-nazim-salurun-biyografisi.html">Londra&#8217;dan sonra sırada yeni ülkeler var</a></blockquote><iframe loading="lazy" class="wp-embedded-content" sandbox="allow-scripts" security="restricted"  title="&#8220;Londra&#8217;dan sonra sırada yeni ülkeler var&#8221; &#8212; Ekonomist" src="https://www.ekonomist.com.tr/kimdir/getirin-kurucusu-nazim-salur-kimdir-iste-nazim-salurun-biyografisi.html/embed#?secret=Mjt6s3vANK" data-secret="Mjt6s3vANK" width="600" height="338" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no"></iframe>
</div></figure>



<p><a href="https://www.haddinias.net/">https://www.haddinias.net/</a>&nbsp; 28.03.2021</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/29/getir-2-6-milyar-dolar-degerleme-ile-turkiyenin-ikinci-unicorn-girisimi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Türkiye’den icat çıkmıyor?</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/12/neden-turkiyeden-icat-cikmiyor/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/12/neden-turkiyeden-icat-cikmiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2021 10:58:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyoteknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[RÖPORTAJ]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16229</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de neden akademik girişimci yok ya da çok az sayıda? En küçük örnek; neden Türkiye’den bir aşı çıkaramadık? Neden Türkiye’de patent sayısı çok çok çok düşük? Biz yeterli değil miyiz, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Türkiye’de neden akademik girişimci yok ya da çok az sayıda? En küçük örnek; neden Türkiye’den bir aşı çıkaramadık? Neden Türkiye’de patent sayısı çok çok çok düşük? Biz yeterli değil miyiz, akademisyenler mi zayıf, yoksa sistem mi? İkincisi! Neden Uğur Şahin, Türkiye’de üretemiyor ama Almanya’da üretebiliyor? Neden buradaki girişimciler soluğu Batı’da almak istiyor?</p>



<p>Ben Türkiye’nin iyi hem de çok çok iyi olmasını istiyorum. Bu sistemle çok çok çok değil, yeterince iyi olması mümkün değil. Sabah akşam otur, siyaset konuş, sabah akşam yorulmadan dolar Euro çıkmış ne yapacağız diye dövün, sabah akşam aynı konuları pişir pişir!&#8230; Çok çok çok can sıkıcı!&#8230;</p>



<p>Klişe konuları bıraksak da artık icat çıkaran Türkiye’yi konuşsak, görün bakın klişe konuları sakız edenler susacak!&#8230;</p>



<p>Dr. Sevgi Salman Ünver’in, icracı meslekleri, eğitimci, danışman, mentor ve yazar&#8230; uzmanlığına baktığımızda, biyoteknolog, biyoenformatik ve moleküler biyolog. Ünver, yıllarca sahada uzman olarak çalışmış, girişim ekosisteminin özellikle akademide, spesifik olarak da tıp, biyoloji alanlarında sermaye, yatırımcı ya da destekçiyle buluşamadığını gördüğü için birikimlerini, üniversitede bu konuda ders vererek, kitap yazarak, danışmanlık hizmeti sunarak sürdürüyor. Kendisine girişte sırladığım soruları sordum, çok da güzel yanıtlar aldım, üzülmek serbest… Girişmek de!</p>



<p>İnterdisipliner alanda çalışan bir kadınla sizleri buluşturduğum için mutluyum. Ünver’in yolculuğunu biraz ben tarif edeyim biraz o anlatsın; Moleküler Biyoloji ve Genetik okumak üzere Boğaziçi Üniversitesi’ne gitmeye hak kazandığında çevresinden … ama sen çok da akıllısın, niye tıp seçmiyorsun… diyen ve eleştirenler çok olmuş; “Tutkum; yaşamı, canlıların birbiriyle yaşamdaşlığını anlama heyecanıydı. Hep de öyle devam etti.” Böyle başlamış yolculuk. Vah vah denilen Moleküler Biyoloji &#8211; Genetik alanında, lisans ve yüksek lisansını tamamladıktan sonra&nbsp; ABD University of Delaware’e Biyoteknoloji doktora çalışması yapmak üzere uçmuş; “Türkiye’ye dönüp, akademi mi yoksa sektörel tecrübe mi derken, ilaç sektöründe klinik araştırmalarla başlayıp, uluslararası firmalarda pazarlama, satış, iş geliştirme süreçlerinde bulunmuş; “15 yıl ilaç sektöründeydim. Önem kazanacağını gördüğüm akademik ve biyoteknoloji girişimciliğin Türkiye’de “iyi” olması gerektiğini düşünerek 5 yıl önce Genomedis Biyoteknoloji’yi kurdum…” Ünver akademik girişimcilik üzerine çalışıyor.</p>



<p>Tıp ve biyoloji alanında çok kıymetli hocalarımızın buluşlarla ortaya çıktığını ancak bir sermaye grubuyla birleşemedikleri için, buluşların raflarda kalıp hayata geçemediğini, kendilerinin de küskünler kervanına katıldıklarını görerek çok üzüldüğüm anlar olduğunu saklayamam. Uzatmayayım soru cevaplarda çok ilginç bilgiler var.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Biyoteknoloji sayesinde, hastalıklarımıza çare bulabiliyor muyuz? Neden hala çocuklar sorunlarla doğuyor? Türkiye bu alanda nasıl?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Biyoteknolojideki üretkenliğin arttığı süreç tüm dünyada da aslında 20-25 yıla dayanıyor. Özellikle de medikal biyoteknolojide. Türkiye geriden gitmekle birlikte, özellikle sağlık, ardından tarım, gıda ve çevre biyoteknolojisinden, endüstriyel biyoteknolojiden söz etmek gerekir… Biyoteknoloji, doğaya uyumlu, doğadan aldığı çözümleri, canlıların kendisini kullanarak, sürdürülebilir bir yaşam için ürüne dönüştürüyor. Biyoteknolojinin temeli ve çözümü, canlının bilgisini ürün haline getirmek…</p>



<p>Daha önceleri çaresiz denilen birçok hastalık için bugün gen ameliyatlarından bahsediyoruz: CRISPR! Geçmiş yıllarda, genetik hastalıklarda semptomları kontrol etmekten başka çaremiz yokken, şimdi sağlıklı bireyler haline gelinmesi için gen düzeltmeleri yapılabiliyor.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Biraz daha açabilir misiniz? Gen düzeltmesi nedir?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Toplumun bir kesimi ne yazık ki, taşıdıkları genetik özellikler gereği, aileden aldıkları hastalıklarla doğarlar. Genetik hastalıklar için çare olan bir uygulama yoktu. CRISPR dediğimiz yöntem, anneden ya da babadan ya da anne-baba ikisinden birden gelen bozukluğu, dünyaya gelmiş bireyde hücresel düzeyde ameliyat ederek düzeltmeye dayanıyor. Embriyo değil… Embriyo uygulamaları CRISPR’da şu an için yasak… Embriyo düzeyinde yapılan çalışmalar sonraki nesilleri etkiler. Doğmadan yasak olsa da doğduktan sonra yapılabilmesi büyük bir mucize.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Mucize gerçekten…</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Müthiş, bir mucize!… Bunun yanı sıra henüz doğmadan, gebeliğin erken dönemlerinde genetik testlerle bu anomalileri tespit etmek ve aileye sonlandırma ya da devam kararı için şans vermek rutinde bir uygulama örneği…</p>



<p>Son dönemde örnek; SMA hastaları için CRISPR gündeme geldi, embriyo düzeyinde gebelik döneminde tespit etmek mümkün. Bunlar, biyoteknoloji uygulamalarının sunduğu heyecan verici olanaklar… Bunun gibi çok alan var. Örneğin, biyolojik bilgilerimizi günlük rutinimizde biyosensörlerle toplayıp, hastalık riskimizi öngörebilir hale geliyoruz. Müthiş bir şey bu.</p>



<p>Birçok biyosensör ileride giyilebilir &#8211; takılabilir olacak ve biz bunlardan günlük ritmimizi ve rutinden ayrılan değişimleri saptayıp, “Burada bir alarm var” denilebilecek. Bu da yine sağlık açısından öngörüsel, önceden sorunu kestirmek açısından yine biyoteknolojinin sunduğu önemli uygulamalardan biri…</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Kalıtsal sorunlarımızın ne kadarını çözmeye aday acaba bu buluşlar?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Anneden babadan geçen 20 binin üzerinde kalıtsal hastalık var. SMA bunlardan biri. Çaresi olmayan 20 bine yakın hastalık var. Bunlardan birkaçında CRISPR kolaylıkla uygulanabilir ve çare olur bir noktaya gidiyor.</p>



<p>Bir mekanizma olsa da bozuk olan bölümü alsak sağlıklı bölümü koysak, kişiler sağlıklı yaşamlarına devam etse hayali kuruyorduk… Öncül uygulamalar vardı ama rutine sokulamadı. Nobel ödül sahibi olan iki bilim kadının buluşu, çok basit ve uygulanabilir bir mekanizma haline getirdi. Şimdi sırayla bütün hastalıklarda deneniyor. Yavaş yavaş da çözümler ortaya çıkıyor hastalıklar için. En yaygın olan hastalıklardan başlayıp, en nadir olanlara doğru… Büyük olasılık ki, CRISPR gelişip çeşitlenecek uygulamaları bu genetik hastalıklarda büyük bir başarı sağlayacak.</p>



<p>CRISPR uygulamaları bir tek genetik hastalıklarda değil, her zaman gıda ve iyi beslenmeye, iyi bir tarıma ihtiyacımız var. Dünya nüfusu artarken kaynaklarımız kısıtlı… İyi ve kaliteli beslenmek bazı teknolojik uygulamaları gerektiriyor. Bir zamanlar GDO olarak hayatımıza girdi. Riskleri ve olumsuz yanları görüldü. Kısıtlamalar geldi. CRISPR uygulamaları bir GDO değil. Dışarıdan bir gen getirmiyor. İyileştirerek besini doğaya uyumlu, verimli oluşturulması için bir çözüm… CRISPR bir tek sağlıkta değil, bu alanlarda da dönüşüm yaratıyor.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Örnek; yaşlanma, daha uzun ve kaliteli yaşam için ya da bir kaza sonucu bazı yetilerimizi kaybettiğimizde, bunlara yeniden kavuşmanın rahatlığı bambaşka bir şey diye ifade etmemek mümkün değil. Magazinel ifadeyle ölümsüzlük diyeceğim konuları anlıyorum ki, 10-20 yıl içinde rahatlıkla konuşulabileceğiz&#8230;&nbsp;</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Biyoteknoloji gibi yenilikçi alanlar sayesinde sağlıklı yaş alma, hastane yerine öngörüsel sağlık uygulamaları… sorunu daha erken kestirip önlem alınan “sağlıkhaneler” kavramı üzerinde konuşuyor olacağız.</p>



<p>Şunu çok önemsiyorum: Biyoteknoloji, doğadan aldığı çözümleri ürün ve uygulama olarak sunuyor. Doğaya aykırı bir biyoteknoloji çözümü mümkün değil. Canlılık kısıtlı bir şey… Biyoteknolojideki uygulamalar, o kısıtlılığı verimli kullanıp ya da arttırmayla ürüne çeviriyor.</p>



<p>Yıllardan bağımsız olarak sağlıklı yaş alma teknolojik uygulamalarla mümkün hale gelecek. Şu an için imkansız diye konuştuğumuz omurilik yaralanmalarından sonra felç, büyük bir sorun bütün dünyada… Kök hücre uygulamalarında, hızlanan çok önemli gelişmeler umut vadediyor. İmkansızlar imkanlı hale dönüşüyor…</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Geleceğe dair yetkinliklerimizi öngörebilecek düzeyde mi biyolojideki gelişmeler? Güvenlik riski pek konuşulmuyor. Şu anda keşfedilenlerin sarhoşluğu içerisindeyiz.</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Öncelikle kişilerin eğilimlerini biyolojik olarak saptayıp ona göre yönlendirmekten sanıyorum bahsettiniz değil mi? Meslek seçimleri ya da sporcu gibi… Şimdi aslına bakarsanız, o bölüm çok kolay değil. Biyolojik verinin elde edilip, analiz edilip gerçekçi bir şekilde bu tür yönlendirmelerin yapılması zor…</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Fütüristik ya da tuhaf bir şey sorduğumun farkındayım. Ama izlediğimiz filmleri ya da okuduğumuz haberleri de unutmayalım; Sovyetler Birliği X sporcuyu küçücük yaşlarda alıp yetiştirdi gibi… Olimpiyatlarda da başarılı&nbsp; bir gencin böyle seçilmiş olduğunu duymak, beni şaşırtmayacak…&nbsp;</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: DNA’da çok bilgi var. Bu bilgiler bir şey ifade ediyor. Bilişim teknolojileriyle harmanlanıyor. Artificial Intelligence, dönüşümü hızlandıran etmenlerden, bahsettiğimiz öngörüsel yaklaşımdan biri… DNA bilgisinden yola çıkarak kestirimler yapmanın kısıtlı olduğu görüldü. Yalnızca DNA’daki bilgiyle biyolojik sistem işlemiyor. O bir çekirdek diye düşünelim. Onun üstünde birtakım şeyler daha var. Bunlardan biri; son 30 yılda üzerinde çok çalışma yapılan ve önemsenen konulardan biri: Epigenetik çalışmalar. Epigenetik, genetik üstü anlamına gelir. O çekirdeğimizin üstünde de bir şeyler var çekirdeğimizi etkileyen… Gen var olsa bile, dış etmenler, o genin susturulup ya da konuşturulmasında etkili… Dolayısıyla susan gen olsa da ortaya çıkmıyor. Konuşan gen ortaya çıkıyor. Bunu da dış etmenler belirliyor. Bu, epigenetik…</p>



<p>Biyolojik hücrelerimiz olarak fani bedende azınlığız. Katbekat fazlamız, bir bakteri ailesiyle birlikte yaşıyoruz. Bedenimizde yaşamdaşız. Görüldü ki, DNA’mız&nbsp; üzerindeki epigenetik mekanizmamız,&nbsp; mikrobiyomumuz (birlikte yaşadığımız canlılar), sinir ağlarımızın oluşturduğu algı ve ilgilerimizin oluşturduğu bir evren var. Buna Canlılık Evreni, “omik evren” diyoruz… Epigenetiğin, genetiğin, mikrobiyomun ve konnektomun… Bütün bilgilerimizin toplandığı omik veriler yani canlı verilerin toplandığı bir evren var. Yapay zeka uygulamaları ile bilişim teknolojileri bunların ilişki ve anlamlarını kurarak, mantıklı çıkarımlar, öngörüler, yönlendirmeler yapabilir. Yalnızca genetik veriye, genetik DNA analizine bakarak söylediğiniz şey çok kısıtlı. DNA testleri küçük bir bölüm… Canlılığın anlam kazandığını görmek bana çok heyecan veriyor, üzerine de epey kafa yoruyorum.&nbsp;</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Maceradan maceraya koşan bir noktadan yola çıkmışsınız ve onu bırakıp girişim dünyasıyla ilgileniyorsunuz. Laboratuvara nasıl sırtınızı dönebildiniz?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Laboratuvardan çıkışım, doktora çalışmasını tamamlayıp Amerika’dan döndükten sonra. Türkiye’de, moleküler biyoloji – genetik, henüz üniversitede yaygın bir alan yoktu. Sabancı Üniversitesi yeni kuruluyordu, Boğaziçi Üniversitesi’nde vardı, vs… Öğrendiğim bilgilerin, biyoteknoloji &#8211; moleküler biyoloji &#8211; genetik alanında, ilaç sektörünün uygulamaları heyecan vericiydi. İlaç sektörünün Türkiye için önemli olduğu dönemlerden biriydi. İlaç klinik araştırmalarının faz 2 ve 3 çalışmalarına geçiş yaptım. Yenilikçi ilaçlarda çalıştım; büyüme hormonu, örneğin; tüp bebekte kullanılan hormon ilaçları ilk biyoteknoloji uygulamalarından biri…</p>



<p>15 yıl uluslararası firmalarda çalıştım. Bir ayağım akademideydi. İlaç sektöründe işletme doktorasına devam ettim. Pratikte edindiğim yöneticilik tecrübesinin akademideki temellerini sorgular oldum. Akademisyenlerle yakın çalışıyordum, ne kadar üretken olabileceklerini, önemli buluşları ürünleştiremeden rafa kaldırdıklarını görmek üzüyordu. Akademik girişimciliğin, diğer girişimciliklerden çok farklı olduğunu gördüm. Özelinde de biyoteknoloji girişimciliği… Köşede bir lokmacı dükkanı açmaya benzemiyor. Patent temelli konuların girişimi çok kolay değil.</p>



<p>Türkiye’deki ilk müfredatı Gebze Teknik Üniversitesi için Işıl Aksan Kurmaz Hocamızla birlikte tasarladık. Son 2 yıldır da Boğaziçi Üniversitesi’nde Biyoteknoloji ve İnovasyon dersi veriyorum. Eğer yüksek katma değerli yüksek teknolojili ürün geliştirilecekse, her şey üniversitede başlıyor. Devletin süreçleri koordine etmesi ve desteklemesi gerekiyor. Dünyadaki modeller böyle.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Umutlu musunuz, oluyor mu?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Olması için daha fazla çalışılması gerekiyor. Yalnızca üniversitenin gayret sarf etmesiyle olmuyor. Türkiye’nin çıkışı, ancak yüksek teknolojili alan ve ürünler ile bu alanlardaki gayrette yatıyor. Bunlar da üniversitelerde ve akademide…Türkiye’de 300 tane üniversite var. Bu 300’ün 300’ünde de böyle bir yönelimin olmasını beklemek pek mümkün değil ama belirli standartları olan üniversitelerde hocalarımızın çok büyük bir gayreti var. Sıkıntı şu, elimizdeki değerin en basit patentlenmesiyle ilgili süreç o kadar zor ki… Dünyada bu çok kolaylaştırılmış durumda. Türkiye’de benim canım hocalarım bir patenti alabilmek için, bir kere cepten ciddi bir harcama yapmak zorundalar. Doğru uzmanlarla çalışamadıkları zaman süreç uzamakta… Bu bile çok korkutuyor.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Elindeki bilginin çalınabileceği şüphesiyle patente başvuramadıkları doğru mu?&nbsp;</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Bu bir gerçek.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Böyle bir şey nasıl olabilir?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Siz Türkiye için aldığınız bir patenti dünyadaki başka yerlerde koruyamıyorsunuz. Ülke ülke ya da bölgesel patent almanız gerekiyor. Bu konuda sağlam ülkeler ve bu ülkelerdeki üniversiteler bu mekanizmayı çok kolay işletiyorlar. Yani daha geniş kapsamlı bir koruma alıp; böylece patentini desteklemiş oluyorlar. Bizde süreçler o kadar pahalı ki, korkuyor… Bir örnek, geçenlerde bir hoca patent ofisine sormuş. Oradaki uzman, “Patentleme çünkü böyle bilgi olarak patentlersen, çalınır, ürün ürün patentle… o zaman daha zor çalınır” demiş.&nbsp; O, ürün yapayım derken, başka bir yerde zaten patentlemişler. Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Akademisyeni yormadan patentleyen bir mekanizmanın olması gerek. Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO) var Türkiye’de… Daha etkin olmaları gerekiyor. Harvard, MIT, Stanford, Berkeley aslında patentler üzerine kurulmuş, yüzlerce spin-off şirketten oluşuyor. Harvard’ın 150 tane şirketi var. Her hocaya ürün ve patentleri için şirketler kurduruluyor. Evet, TÜBİTAK’ın destekleri var. Ama biyoteknoloji çok pahalı, zor, riskli alanlar… Uzun süre ciddi bir finansal destekten sonra çok büyük bir hastalığa çözüm de olabilir, bir küçük uygulama da olabilir ama biyoteknolojik ürünlerin katkısı her zaman çok yüksek oluyor.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Ne öneriyorsunuz? Bu röportajı izleyen birisi buradan ne alıp çıksın?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Geçtiğimiz yıl tam da pandemiden önce, Türkiye’de Uluslararası Biyoteknoloji Kongresi yapıldı: “Bio Türkiye”. Benim de dahil olduğum bir gruptan, Türkiye için biyoteknoloji modeli önerin dendi.</p>



<p>Bizim yüksek katma değerli ürün üretmeye ihtiyacımız var. Rusya’ya domates gönderebilmek, tarım çok önemli. Ama getirisini ve zahmetini görüyoruz. 1 gr. ilaç aldığınızda ya da örneğin, SMA’nın tedavisi için 1.5-2.5 milyon Euro-dolarlardan bahsediyoruz. Yüksek katma değerli ürün kıymetli. Akademik girişimcilikte bir triatlon modeli kurguladık… Akademisyen, yıllar boyu yaptığı çalışmalarla, laboratuvar çıktılarıyla, araştırma bulgularıyla üniversitede üretecekler. Aynen triatlon gibi, ilk yüzmeyle başlıyor. Soğuk suya atlayanın elindeki o kıymetli çıktıları layıkıyla alıp; sonrasında bisikletle sürece devam edecek olan üniversite sanayi arasındaki bu biyogirişimciyi, akademik girişimciyi destekleyen bir köprü olmalı. Bunlar şu anda teknoloji transfer ofisi gibi görev görüyor ama daha organik bir şeye ihtiyaç var. Sanayinin de sahiplendiği bir şey var. Arada böyle bir bisikletle gidilen bir bölüm diyelim. Ben triatlonu takip ederek söyleyeyim. Sonrasında da sanayinin, akademisyenin de elinden tutarak… “Ya o akademisyen, ticaretle ne işi olur?” demeden çünkü dünyada model değişti.</p>



<p>MIT, Harvard’da sanayicilerle, ilaç firmalarıyla birlikte çalışıyorlar. BioNTech’le Pfizer’in olduğu gibi… BioNTech’i de bir üniversite spin-off’u gibi düşünebiliriz. Böyle bir triatlon modeli önerdik. Peki burada devlet nerede?</p>



<p>Ar-Ge tarafında, süreç boyu… yukarıdan bir helikopter gibi, helikopter bakışıyla koordine etmeli. Acil durumda yukarıdan destek gönderen, ihtiyaç halinde aradaki koordinasyonu ve anlaşmaları sağlayan bir mekanizma olmalı. Kolaylaştıran, gözeten destek sağlayan bir mekanizma. Dünyadaki modeller de bundan farklı değil. Bir şey daha var “tipping point”, verimliliği arttıran şey, bu kurgunun koordinasyonuyla kümelenmeler oluşturması. Biyoteknolojinin kümelenmesi, biyoteknolojide verimliliği arttırıyor. Bilişimle ilgili kümelenmeler bilişimdeki verimliliği arttırıyor. Farklı kümelerin birbirleriyle bağlantıları interdisipliner verimliliği arttırıyor. Türkiye’de bu zayıf. Yok demek daha kolay.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Anladığım kümelenmek, disiplinin kendi içinde dikey olarak gelişmesini sağlıyor, farklı kümelerle iş birliği de interdisipliner süreç yaratıyor. Peki ne oldu yani? Birileri alıp bu çalışmayı devam ettirebildi mi?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Henüz bir çıktısı olmadı. Eylül ayında tekrar bir “Bio Türkiye” olacak. Orada daha ilerlemiş olmayı buradan uygulamalara dönüşümü görmek isteriz tabii ki…</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Kaç girişimciyle çalışıyorsunuz? Nasıl bir ekosistem var?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Ben sağlık ve biyoteknoloji girişimciliği özelinde konuşayım. Biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren 300’ün üstünde şirket var. Aslına bakarsanız bunların büyük bir kısmı Türkiye’nin belki de gelişmesinin önündeki en büyük engellerden biri olan, yurt dışından alayım Türkiye’de satayım. Yurt dışından alayım, Türkiye’de en fazla kutulayayım, sonra satayım firmalara. Yenilikçi, Ar-Ge temelli, gerçek biyogirişim gerçek biyoteknoloji firması sayısı artıyor ama hala Türkiye düşünüldüğü zaman, bu nüfus ve bu üniversite sayısı düşünüldüğü zaman, kısıtlı…</p>



<p><strong>Yaprak Özer: 300 taneden söz ettiniz aralarında gerçek olanların sayısı?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: 60-70’i geçmez diye düşünüyorum. Bunların akademisyenlere ait olması bahsettiğim gibi asıl çıktı ki, kısıtlı… Buraların indüklenmesi gerekiyor. Akademisyene “Şirket kur” demek, cebinden vergi öde demek, biyoteknolojik ürün üretmeniz 5 ila 10 yılı bulabilir.</p>



<p><strong>Yaprak Özer: Sormadan geçemeyeceğim, çalıştıklarınızın önemli bir bölümü yurt dışına gidebilmek için çaba içerisinde olmalı, öyle mi?</strong></p>



<p>Sevgi Salman Ünver: Biyoteknoloji gibi alanlarda ülkeye spesifik olarak girişim çok kısıtlı kalır, çalışmalarınız bütün dünya için olmalı. O nedenle, özellikle uluslararasılaşma konusunda eğitimler veriyor, destek oluyorum. Buradaki kıymetin orada bilinmesi de tabii konuşulması gereken ayrı bir konu, ama bulunan şey kıymetliyse, kıymeti her yerde buldurmaya gayret edilmeli…</p>



<p>Her ne kadar kısıtlı ve az sayıda da olsa önemli gayretleri olan çalışmalar var. Örneğin Türkiye’de orijinal molekül ne yazık ki yok. Daha doğrusu molekülden ürüne dönüşmüş ilaç yok. Prof. Dr. Rana Sanyal’ın RS Research diye bir firması var. Akademik çıkışlı bir firma. Güzel örnek… artmalı. Onlar hayvan deneylerini bitirip Faz 1’e, insan deneylerine gelme aşamasındalar. Bu aşamaya gelmiş bir molekülümüz ilk kez olacak, çok heyecan duyuyoruz.</p>



<p>Müthiş bir şey, kanser alanında… Sayıları artmalı. Herkes çok da gayretli. Bildiğini, öğrendiğini öğretmeye de gayretli. Fakat bu triatlon modelinin bir ekosistemi oluşturması, bu ekosistemin paydaşlarının yoğun gayretle bu süreci yürütmeleri gerekiyor.</p>



<p>Triatlon modelinde bir paydaşı daha vurgulamalıyım; Türkiye’de sayıları da motivasyonları da kısıtlı… Bunlar da yatırımcılar. Dünyadaki yatırımcı modeli biyoteknolojiyle ve akademik girişimcilikle ilgili, uzun soluklu, sabırlı ama sonundaki çıktının hem insanlığa faydası hem de finansal faydasını görebilen olmalı. Yatırımcı modelinin en iyi örneğini BioNTech’in hikayesinde. Uğur Şahin hocaların şirketinin can suyunu bir yatırımcı veriyor. Varlıklı bir aile yatırım yapıyor. Fitili ateşleyenlerden biri bu. Türkiye’de bu motivasyon az. Artmasını dilerim. Bunu vurgulamak istiyorum.</p>



<p>Şu pandemi sürecinde, henüz ürünleşmiş, piyasaya çıkmış bir aşımız yok ama bir anda 9 tane aşı projesi ve iyi kalitede aşı projesi çalışılmaya başladı. Bunlardan bir tanesi de Boğaziçi Üniversitesi’nden sevgili arkadaşım Nesrin Özören’in geliştirdiği aşı.</p>



<p>Kolaylaştırıcı unsurlar, Türkiye’de akademik üretkenliği, biyoteknolojide üretkenliği arttıracaktır. Gençlerimize, henüz lise dönemindeyken inovasyon fikrini çok daha vurgulu olarak hayatlarına sokmalıyız. Yenilik geliştirmeliler. “İcat çıkarma” yerine, bu çocuklar icat çıkarmak zorundalar. Gayret sarf etmeye çalıştığım alanlardan biri bu… Doğru mekanizmalar kurulursa, Türk insanının üretkenliğine, yaratıcılığına, gayretine çok güveniyorum.</p>



<p>DÜNYA Yaprak ÖZER 12.03.2021</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/12/neden-turkiyeden-icat-cikmiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceği sosyal girişimci kadınlar kuracak!</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/11/gelecegi-sosyal-girisimci-kadinlar-kuracak/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/11/gelecegi-sosyal-girisimci-kadinlar-kuracak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2021 11:21:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16222</guid>

					<description><![CDATA[Sosyal girişim kurucularının, yöneticilerinin ya da liderlerinin yüzde 55’inin kadın olduğunu belirten Açık Açık ve Adım Adım kurucusu Itır Erhart, Geleceği sistematik dönüşüm hedefleyen sosyal girişimciler, onların ürettiği adil ürün [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">Sosyal girişim kurucularının, yöneticilerinin ya da liderlerinin yüzde 55’inin kadın olduğunu belirten Açık Açık ve Adım Adım kurucusu Itır Erhart, Geleceği sistematik dönüşüm hedefleyen sosyal girişimciler, onların ürettiği adil ürün ve hizmetler şekillendirecek” diyor.</h5>



<p>Yıl 2012. Ashoka’nın galasındayım.&nbsp;Ashoka, 1980’de Amerika’da kurulan ve dünyanın ilk sosyal girişimcilik platformu. Türkiye’nin de aralarında olduğu 92 ülkede ofisi var. Benim hayatımda çok önemli bir yeri olduğunu söylemem lazım. O yılın fellowlarının açıklandığı galada ben de seçilen iki ismi;&nbsp;Tülin Akın’ı ve Bedriye Hülya’yı alkışlıyorum.</p>



<p>Tülin’in tarım ve digitalleşme, Bedriye’nin kadın ve spor alanındaki girişimlerinin hikayesini, bir kez daha, hayranlıkla dinliyorum. Ancak bana o akşam “ Itır, sosyal girişimcilik nedir? “ diye sorulsaydı, büyük ihtimalle “Sosyal faydası olan, iyi işler” diyebilirdim en fazla. Sanırım yol arkadaşım Renay Onur’un cevabı da çok farklı olmazdı.</p>



<p>Renay ve ben sosyal girişimciliğin ne olduğu konusundaki bilgimizin sınırları ile, yaklaşık bir yıl sonra başlayan, kendi adaylık sürecimiz sırasında da yüzleştik.&nbsp; Ashoka Türkiye Eş Direktörü Zeynep Meydanoğlu’na “ama biz sosyal girişimci değiliz ki&#8230;”&nbsp; demiştik ilk buluşmamızda. Onların bizi “aslında” sosyal girişimci olduğumuza ikna etmesi gerekmişti.</p>



<p>Aradan epey zaman geçti. Biz 2014 yılında fellow olduk. Hemen ardından kurucuları arasında yer aldığımız ikinci sosyal girişim “Açık Açık” için çalışmaya başladık. 2016 yılında Açık Açık kuruldu. Sonrasında, Ashoka Yönetim Kurulu Üyesi olmamla birlikte adaylık sürecindeki çok sayıda sosyal girişimciyi tanıma, onlarla çalışma fırsatım oldu. Sonra İmece kuruldu. İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödülleri verilmeye başladı. Sürdürülebilir Gelecek Proje ve Fikir Yarışması’nın lansmanı yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte FikrimİZ Sosyal Girişimcilik Programı hayata geçirildi. Tüm bu süreçlerden, yol arkadaşlarımdan ve paydaşları arasında yer aldığımız, British Council’ın Küresel Sosyal Girişim Programı kapsamında yayımlanan ‘Türkiye’de Sosyal Girişimlerin Durumu’ araştırmasından öğrendiklerimi, ve bunların 8 Mart ile ilişkisini anlatmak istiyorum şimdi size.</p>



<p><strong>Sürdürülebilir çözümlere odaklanan çılgın insanlar</strong></p>



<p>Sosyal girişimler kuruluş amaçları toplumsal ve ekolojik fayda olan,&nbsp; toplumsal sorunların kök nedenlerine inerek sistem değişimi yaratmayı hedefleyen; etkilerini sürdürülebilir kılmak için iş modelleri, ürün ve hizmetler geliştiren kuruluşlar olarak tanımlanıyor. Sosyal girişimciler ise bu kuruluşların mimarları; sistematik bir dönüşüm yaratabileceğine inanan, bunun için harekete geçen, ticari faaliyetleri yoluyla elde ettikleri geliri (tüm masraflar çıktıktan, yani maaşlar, kiralar, vergiler vs. ödendikten sonra) sosyal etkilerini artırmak için harcayan, “çılgın” insanlardır bence. Nihai hedefleri ele aldıkları sorunun sürdürülebilir bir biçimde çözülmesi ve kendilerine bir daha ihtiyaç kalmaması için iş modeli geliştiren insanlar. Açık Açık örneği üzerinden düşünecek olursak, amaç tüm sivil toplum kuruluşlarının şeffaf ve hesap verebilir olması; bağışçılar ve STK’lar arasında güven ilişkisinin inşa edilmesi. Bu sistematik dönüşüm sağlandıktan sonra Açık Açık’ı kapatıp, büyük ihtimalle yeni bir sosyal sorunu çözmek için kafa yormaya başlayacağız. Yani kurduğumuz yapı değil, bulduğumuz çözüm sürdürülebilir oluyor.&nbsp;</p>



<p><strong>Türkiye’de 9 bin sosyal girişimci var</strong></p>



<p>Gelelim rakamlara, Türkiye’de yaklaşık 9 bin sosyal girişim var. Çoğu 2015 ’ten sonra kurulmuş. Sosyal girişim kurucularının, yöneticilerinin ya da liderlerinin yüzde 55’i kadın. Geleneksel işletmelerde ise bu oran&nbsp; yüzde 18,9.&nbsp;</p>



<p>Şimdi hep birlikte düşünelim: gezegenin çok büyük sorunları var; yoksulluk, iklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, eğitim ve sağlık&#8230; Birleşmiş Milletler’in 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları tüm bu sorunları ve yapılması gerekenleri net bir biçimde ortaya koydu. Devletlerde, yerel yönetimlerde, özel sektörde, akademide, bireylerde, istediğimiz hızda olmasa da, farkındalık ve bilinç gelişiyor. Bir başka deyişle, artık adil ürünleri satın almaya, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamış kurumlarla çalışmaya, gezegenin ve insanların iyi olma halini önceliklendiren şirketlerin ürettiği hizmetlere öncelik vermeye başladık.</p>



<p>Gelecek sistematik dönüşüm hedefleyen sosyal girişimcilerin, onların ürettiği adil ürün ve hizmetlerin. Yani toplumsal cinsiyet eşitliğinin de yakalandığı, kapsayıcı sosyal girişimcilik ekosisteminin.</p>



<p><strong>ÖNE ÇIKAN SOSYAL GİRİŞİMCİ 10 KADIN</strong></p>



<p>Bedriye Hülya (b-fit)</p>



<p>Elif Atmaca (Toyi)</p>



<p>Tülin Akın (TABİT)</p>



<p>Duygu Vatan&nbsp; (Joon)</p>



<p>Gözde Şekercioğlu (Önemsiyoruz)</p>



<p>Mine Ekinci (KODA)</p>



<p>Huriye Göncüoğlu (Kadın Balıkçılar Derneği)</p>



<p>Serra Titiz (Gelecek Daha Net &amp; Mikado)</p>



<p>Ayşe Sabuncu (Impact Hub İstanbul)</p>



<p>Işınsu Kaya (Mumo)</p>



<p>DÜNYA 10.03.2021</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/11/gelecegi-sosyal-girisimci-kadinlar-kuracak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatı teknolojiyle kolaylaştırıyorlar: Çekirdek girişimler</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/01/hayati-teknolojiyle-kolaylastiriyorlar-cekirdek-girisimler/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/01/hayati-teknolojiyle-kolaylastiriyorlar-cekirdek-girisimler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2021 22:08:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16167</guid>

					<description><![CDATA[İTÜ ARI Teknokent bünyesinde 2011 yılında kurulan İTÜ Çekirdek, şimdiye kadar binlerce girişim ve girişimcinin başlangıç noktası oldu. İşte o girişimlerden bazıları&#8230; Kurulduğu günden bugüne 3 bin girişime ve 6 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">İTÜ ARI Teknokent bünyesinde 2011 yılında kurulan İTÜ Çekirdek, şimdiye kadar binlerce girişim ve girişimcinin başlangıç noktası oldu. İşte o girişimlerden bazıları&#8230;</h5>



<p>Kurulduğu günden bugüne 3 bin girişime ve 6 bin 562 girişimciye destek sağlayan İTÜ Çekirdek, girişimcilerin hibe ve yatırım alma konusunda önemli bir destek sağlıyor.</p>



<p>Her yıl düzenlenen ve “Big Bang Start-up Challenge” olarak adlandırılan etkinlik, yatırımcı, kurumsal şirket ve girişimcileri bir araya getiriyor. İTÜ Çekirdek bünyesinde olgunlaşan girişimlerin şimdiye kadar aldığı yatırım 200 milyon TL’yi geçti. Toplam değerlemeleri 2 milyar TL’yi bulan girişimlerin toplam ciroları ise 250 milyon TL’den fazla.</p>



<p>Gelin İTÜ Çekirdek bünyesinde gelişimini sağlamış, ticarileşme yolundaki adımları buradan aldığı desteklerle atmış girişimlerden bazılarının hikayelerine bakalım…</p>



<p><strong>Son dönemin popüler ulaşım aracı: Elektrikli scooter</strong></p>



<p>Özellikle koronavirüs salgını nedeniyle toplu taşıma araçlarının daha az kullanıldığı bu dönemde yıldızı daha da parlayan alternatif ulaşım araçlarından biri elektrikli scooter&#8217;lar. İlk olarak Amerika pazarında kullanıcıyla buluşan bu araçların Türkiye için de bir ihtiyaç olduğunu gören Bugay Çağlar ve arkadaşları projelerini 2019 yılında geliştirerek İTÜ Çekirdek’e adım attı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image001.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="366" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image001.png" alt="" class="wp-image-16168" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image001.png 650w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image001-300x169.png 300w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p>İTÜ Makine Mühendisliği bölümünden mezun olan Çağlar, projelerinin nasıl doğduğunu ve hangi aşamaya geldiğini şu sözlerle anlattı:</p>



<p>“Hergele bir ihtiyaçtan doğdu aslında. 2017 yılında bu araçlar Amerika pazarında vardı. Bu elektrikli scooter&#8217;lerın Türkiye’nin de bir ihtiyacı olduğu belliydi, özellikle İstanbul şartlarında trafiğin çok yoğun olduğu bir bölgede alternatif ulaşım sistemleri geliştirilmek zorundaydı. Biz Hergele’yi ilk olarak scooter kiralama sistemi olarak hazırladık ancak ürün tedariki kısmında sıkıntılar yaşayınca mühendis bir ekip olarak biz bunun üretimine başladık. Kiralama kısmını bir süreliğine durdurduk ve son kullanıcıya hazırladığımız ürünlerimizi pazara sunduk. Şu an hem kiralama yapmak isteyen işletmelere mobil uygulamaları, elektrikli scooter&#8217;ları ve kontrol panelleriyle bir iş modeli sunuyoruz, hem de son kullanıcıya İstanbul şartlarına özel geliştirilmiş ürünlerimizi sunuyoruz.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image002-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="366" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image002-1.jpg" alt="" class="wp-image-16172" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image002-1.jpg 650w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image002-1-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p>İTÜ Çekirdek sayesinde sürecin kendileri için çok daha hızlı ilerlediğini vurgulayan Çağlar, numunelerini yurt dışına gönderdiklerini belirtti:</p>



<p>“2020 yılında İTÜ Çekirdek’te ön kuluçka girişimcisi olduktan sonra tabii ki çok hızlandık. İTÜ Çekirdek’in imkanlarıyla beraber ürünümüzü pazara hazırladık ve bugün ihracata bile başladık diyebilirim. Numune ihracatlarına başladık ve umuyorum önümüzdeki aylarda güzel ihracatlarımız olacak.“</p>



<p><strong>Musluklarda yüzde 80’e kadar su tasarrufu</strong></p>



<p>İTÜ Çekirdek’e katılarak girişimci olmanın önünde herhangi bir yaş sınırı bulunmuyor. 46 yaşındaki girişimci Ahmet Delifer de bunun en güzel örneklerinden biri. Türkiye’de ve dünyada yaşanan su sıkıntılarından yola çıkarak geliştirdikleri proje ile yaklaşık 2 yıl önce İTÜ Çekirdek ile yolları kesişen Delifer, ürünlerini ve geldikleri noktayı şöyle anlatıyor:</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image003-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="366" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image003-2.jpg" alt="" class="wp-image-16171" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image003-2.jpg 650w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image003-2-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p>“Yaklaşık 2 yıl önce temiz su kaynaklarını korumak için proje gerçekleştirmeye karar verdiğimizde İTÜ Çekirdek ile yollarımız kesişti. 2 yıl boyunca burada bu proje üzerine çalıştık. Yaklaşık 4. prototipimizden sonra 2019 yılında ürünü tamamladık. 1 yıldan beri de Türkiye’nin birçok yerinde testlere tabi tuttuk. Aldığımız bütün geri dönüşlerde son derece olumlu sonuçlar çıkınca seri üretime karar verdik. Böyle bir üründe Türkiye’de seri üretim gerçekleştiren ilk firmayız. Bugüne kadar herkes buna benzer ürünleri Almanya’dan, İtalya’dan ya da Çin’den ithal ediyordu. Biz burada hem yerli üretim hem de ham madde değişikliği yaparak biyoplastik olarak zeytin çekirdeğinden kullanılan malzeme ile bu ürünü gerçekleştirdik. Bu da aynı zamanda anti bakteriyel bir ürün haline gelmesini sağladı. Hem tasarruf yapıyorsunuz hem de doğaya dost bir ürün kullanıyorsunuz.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image004.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="366" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image004.jpg" alt="" class="wp-image-16174" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image004.jpg 650w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image004-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p>Musluklara monte edilerek kullanılan bu ürünün son kullanıcıya kazandırdıklarını da anlatan Delifer, şunları söyledi:</p>



<p>“Biz şu anda geliştirdiğimiz ürünle musluklarda meydana gelen israfı yüzde 68 ile yüzde 80 arasında önlüyoruz. Aynı zamanda da faturalarda yüzde 40’lık bir düşüşe sebebiyet veriyoruz. Burada yaptığımız hesaplamalarda günde 2 saat çalışan bir muslukta yıllık 300 ile 400 ton arasında su tasarrufu yapar hale getirdik. Şu an birçok belediye ve kamu kuruluşlarıyla ortak bir platform üzerinden halka dağıtması üzerine bir çalışma gerçekleştiriliyor. Ciddi bir taleple de karşı karşıyayız. Şu anda 60 bin adet ile 80 bin adet arasında bir üretim kapasitemiz var.”&nbsp;</p>



<p><strong>Vücudu dinleyen idrar kiti</strong></p>



<p>İTÜ Çekirdek bünyesinde girişimci olmanın bir yaş sınırlaması olmadığı gibi sektör sınırlaması da bulunmuyor. Projeniz sağlık sektörüne yönelik olsa da bu yapıya dahil olabilir, sağlanan desteklerden faydalanarak ticarileşme yolunda adımlar atabilirsiniz. Tıpkı Gözde Büyükacaroğlu ve arkadaşları gibi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image005.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="366" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image005.jpg" alt="" class="wp-image-16170" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image005.jpg 650w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image005-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p>Onlar geliştirdikleri idrar kiti ile sağlık ve yazılımın birlikte ele alındığı, kullanıldığında vücudun neye ihtiyacı olduğunu anlayan bir projeye imza attılar. Vivoo ismi verdikleri projenin nasıl işlediğini firmanın kurucu ortaklarından Gözde Büyükacaroğlu şu sözlerle anlatıyor:</p>



<p>“Biz taşınabilir tanı teknolojileri üzerine öncelikle başka bir firmada faaliyet gösteriyorduk, daha sonrasında ürünümüzü değiştirerek ve geliştirerek idrar üzerine çalışmaya başladık. Şu an insanların kendilerini takip etmelerini sağlayan bir uygulama geliştiriyoruz. Geliştirdiğimiz idrar çubuğuna herhangi biri idrarını yapıyor ve buradaki renkli pedler idrara göre renk değiştiriyorlar. Biz de geliştirdiğimiz teknoloji sayesinde bu renkleri tanımlayarak kullanıcıya çeşitli sonuçlar veriyoruz. Örneğin su tüketim seviyesini, idrar pH’ını, keton seviyesini gösteriyoruz. Bunun gibi yaklaşık 8 parametre üzerinden sonuç verip toplam puan veriyoruz. Bunları nasıl daha iyiye götürebileceğine dair de çeşitli tavsiyelerde bulunuyoruz. Böylelikle kendinizdeki iyiye ya da kötüye gidişi görüyorsunuz, yaptığımız şey kendinizi takip edebileceğiniz bir sağlık uygulaması. Bu bir tanı cihazı değil, buradaki sonuçlar gerçek bir idrar tahlili yerine geçmiyor. Bizim amacımız sağlık pazarına girmek değil, insanların kendilerini takip edebildiği &#8216;wellness&#8217; olarak da geçen pazara girmek.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image006.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="650" height="366" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image006.jpg" alt="" class="wp-image-16169" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image006.jpg 650w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/03/image006-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 650px) 100vw, 650px" /></a></figure>



<p>İTÜ Çekirdek bünyesinin kendilerine kattıklarından da bahseden Büyükacaroğlu şunları ekledi:</p>



<p>“Bizim İTÜ Çekirdek’le tanışmamız 2015 yıllına dayanıyor. Sadece projeye inanıp da sadece projeleri seçiyor olsalardı biz bugün burada olmazdık. Çünkü 2015 yılındaki projemizi komple değiştirdik. Biraz daha ekibe inandıkları, bizim bir şeyleri başarabileceğimize inandıkları için hala birlikteyiz. Bize bugüne kadar ihtiyacımız olan her alanda destek olan, kapı çaldığımızda hep cevap aldığımız bir kurum. O yüzden bizim içn çok değerli katkıları oldu, 6 sene sonrasında bile ben hala buraya geliyorum.”</p>



<p>TRT HABER 23.02.2021</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/03/01/hayati-teknolojiyle-kolaylastiriyorlar-cekirdek-girisimler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Türk startup’lar küreseli hedeflemeli</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/02/26/turk-startuplar-kureseli-hedeflemeli/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/02/26/turk-startuplar-kureseli-hedeflemeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2021 16:23:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16152</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de faaliyete geçen Küresel Girişimcilik Ağı GEN’in Türkiye Başkan Yardımcısı Hande Çilingir, “Türkiye’den çıkıp küresele açılan girişimci sayısını artırmayı hedefliyoruz. Önemli fonlarla Türk girişimciler arasında köprü kuracağız” diyor. Türkiye’de yeni [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><em>Türkiye’de faaliyete geçen Küresel Girişimcilik Ağı GEN’in Türkiye Başkan Yardımcısı Hande Çilingir, “Türkiye’den çıkıp küresele açılan girişimci sayısını artırmayı hedefliyoruz. Önemli fonlarla Türk girişimciler arasında köprü kuracağız” diyor.</em></strong></p>



<p>Türkiye’de yeni nesil girişimcilik ekosistemi gelişiyor. Pandemi şartlarına karşın geçen yıl ilk milyar dolarlık şirketini (unicorn) çıkaran ülkemizde bu girişimciliğin gelişmesine katkı sağlamak için yeni bir dernek de kuruldu.</p>



<p>180 ülkede faaliyet gösteren Global Entrepreneurship Network &#8211; Küresel Girişimcilik Ağı (GEN) derneğinin Türkiye ayağı faaliyete geçti.</p>



<p><strong>Ekosisteme katkı</strong></p>



<p>Başkanı ve üyeleri tanıdık isimler&#8230; Yemeksepeti’nin kurucusu Nevzat Aydın, başkan. Koton’dan Gülden Yılmaz, Insider CEO’su Hande Çilingir, Turkven’den Göktekin Dinçerler, Habitat’tan Sezai Hazır, başkan yardımcıları. Küresel başarılara da imza atan bir Türk girişimci olan Hande Çilingir’le, dernek ve ülkemizdeki girişimcilik hakkında sohbet etme şansı yakaladım.<br><br>Türkiye’deki girişimcilerin yurtdışı bakışını genişletmek istediklerinden bahsediyor. Çilingir, “GEN’in amacı Türkiye’de girişimcilik ekosistemini geliştirmek. İş fikri olup girişimci olmak isteyenleri daha fazla ortaya çıkarmak. Bunu yaparken de Türkiye’den çıkıp küresele açılan girişimci sayısını artırmak” diyor. Yapmayı planladıkları arasında dünyanın en önemli fonları ile Türk girişimciler arasında köprü kurmak da var.</p>



<p>Çilingir’in vurgusu hep küresel düşünmek üzerine. Ona göre, Türkiye’de kurulup globale açılan firmalardan daha fazla şey öğrenmek gerekiyor. Bu sayının da artması şart. Yeni girişimlerin vizyonu bu yönde olmalı. Çilingir, Türkiye’deki startup ekosistemindeki eksikleri ise şöyle sıralıyor: “Daha fazla globale gitme düşüncesi olmalı. Fonlama kısıtlı. Bunlar üzerinde çalışmalarımız olacak. ‘Hızlandırıcılık’ alanında holdingler daha aktif olmalı. Devletin sağladığı teşvikler özellikle teknokentler özelinde daha zenginleştirilmeli. Beyin göçü de arttı. Bunu engellemek için çalışmalıyız.”</p>



<p><strong>Yeni unicorn çıkar</strong></p>



<p>Hande Çilingir, eksiklere karşın Türkiye’deki startup ekosisteminden umutlu. Ancak yatırım tutarları, girişimci sayısı ve kadın girişimci oranının artması gerektiğini vurguluyor. Ona göre, bunlar geliştirmeye açık alanlar ama iyi yoldayız. Yıllardır kriz yönetimi yapılması nedeniyle Türk girişimcilerin pandemi sürecini daha iyi yönettiği görüşünde.</p>



<p>Çilingir, Türkiye’den yeni unicorn’lar çıkabileceğini belirtiyor: “Bu potansiyele sahip girişimler var. Bir girişimin değerini ölçecek şey sadece Türkiye değil, dünyaya ürününü satmak. Dünya için bir şeyler yaratmak. Bu noktaya geldiyseniz birkaç milyar dolarlık şirket haline gelirsiniz. Bunu yapabilecek çok firmamız da var.”</p>



<p><strong>Kadın girişimci artmalı</strong><br><br>Hande Çilingir, pandeminin dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yatırımları biraz azalttığını anımsatıyor:<br><br>“Ama kısa sürede normale dönüldü. Kriz aynı zamanda fırsat anlamına geliyor. Kurulan startup sayısında azalma olmadı. Başta sağlık olmak üzere yeni alanlarda fırsatlar doğdu. Ben her zaman yapay zeka, makine öğrenmesi gibi alanlarda fırsat görüyorum. Sektörü ne olursa olsun her firma eninde sonunda teknoloji firması haline gelecek.”<br><br>O, Türkiye’de kadın girişimciliğini eksik görüyor. Kadınların daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyor. GEN Türkiye olarak bunun önemli misyonlarından olacağını ve yeni bir proje geliştireceklerini de aktarıyor.<br><br><strong>Eskilerden öğrenin</strong><br><br>Hande Çilingir, girişimcilere şu tavsiyelerde bulunuyor:<br><br>“Öncelikle çok okumak gerekiyor. Aynı yollardan geçen girişimcilerden öğrenin, onlara fikir sorun. GEN Türkiye’de bunu yapmak istiyoruz. Eski girişimcilerle yeni girişimcileri biraraya getireceğiz. Sadece Türkiye değil dünyaya satılabilecek bir ürün, hizmet bulun. Ekip çalışması, fikir kadar önemli.”</p>



<p><br>Çilingir, şu anda Girişimcilik Dünya Kupası’nın Türkiye ayağını yönettiklerini, girişimcilere büyük ödüllerin dağıtılacağı yeni projeleri de hayata geçireceklerini aktarıyor.</p>



<p>MİLLİYET 21.02.2021</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/02/26/turk-startuplar-kureseli-hedeflemeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın kazananları belli oldu!</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/02/19/deloitte-teknoloji-fast-50-turkiye-programinin-kazananlari-belli-oldu/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/02/19/deloitte-teknoloji-fast-50-turkiye-programinin-kazananlari-belli-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2021 12:57:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16119</guid>

					<description><![CDATA[Facebook’un desteği ile bu yıl 15’incisi düzenlenen Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın sonuçları açıklandı. Pandemi tedbirleri nedeniyle bu yıl online olarak gerçekleştirilen ve kazananların açıklandığı ödül töreninde; yüzde 10632’lik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading"><strong>Facebook’un desteği ile bu yıl 15’incisi düzenlenen Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın sonuçları açıklandı. Pandemi tedbirleri nedeniyle bu yıl online olarak gerçekleştirilen ve kazananların açıklandığı ödül töreninde; yüzde 10632’lik büyüme ile geçen yılın da büyüme oranını geçen Yolcu360 Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketi oldu.</strong></h5>



<p>Deloitte tarafından 2006 yılından bu yana düzenlenen Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nın 2020 sonuçları belli oldu. Facebook’un desteği ile bu yıl 15’incisi düzenlenen Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı kapsamında Yolcu360, yüzde 10632’lik büyüme ile birincilik ödülünün sahibi oldu. Geçen yılın da büyüme oranını geçen Yolcu360’ı, sırasıyla yüzde 3404’lük büyüme ile Zero Density ve yüzde 3277 büyüme ile BluTV takip etti. Programın tüm kazananları ve diğer tüm katılımcılar, bu yıl pandemi tedbirleri nedeniyle online olarak gerçekleştirilen törende bir araya geldiler.</p>



<p>Son dört senelik net satış gelirlerinin büyüme oranı dikkate alınarak belirlenen Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda bu yıl ilk defa Runner Ups ödülleri de verildi. Yerel ve global teknoloji ekosisteminde daha çok şirketin kendini tanıtmasına destek olabilmek adına, 3 yaşını doldurmuş şirketlerin değerlendirmeye alındığı Runner Ups ödüllerinde birincilik ödülü yüzde 4921’lik bir büyüme ile İstegelsin’in oldu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image002-6.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="641" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image002-6.jpg" alt="" class="wp-image-16123" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image002-6.jpg 1024w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image002-6-300x188.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image002-6-768x481.jpg 768w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image002-6-696x436.jpg 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image002-6-671x420.jpg 671w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p>Teknoloji şirketlerine Avrupa ve dünyaya açılma fırsatı sunan programda bu sene ikinci kez Facebook tarafından ‘Women in Tech’ ve ‘Cross-Border’ özel ödülleri de verildi. Kadının teknoloji sektörüne katılımını ve yönetimde söz sahibi olmasını destekleyen Aköde-Tosla ‘Women in Tech’ ödülüne layık görülürken, cirosunun önemli bir bölümünü yurt dışı operasyonlardan elde eden teknoloji şirketlerine verilen ‘Cross-Border’ ödülünün sahibi ise bu sene de Teknasyon oldu.</p>



<p>2019 mali yılı süresince gelirleri 50 milyon Euro ve üzeri olan teknoloji şirketlerinin listelendiği ‘Big Stars’ ödülünü ise Aselsan, Aselsannet, Karel, İnnova Bilişim Çözümleri ve Logo Yazılım aldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image003.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image003.png" alt="" class="wp-image-16124" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image003.png 1024w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image003-300x169.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image003-768x432.png 768w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image003-696x392.png 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image003-747x420.png 747w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>Deloitte Türkiye Ortağı ve TMT Endüstrisi Lideri</strong> <strong>Metin Aslantaş</strong>, ödül töreninde yaptığı açılış konuşmasında; “Deloitte Teknoloji Fast 50 Programı, geleceğin şirketlerine destek olabilmek, onların kurumsallaşmasına yardımcı olmak, iyi fikirlerin de önünü açabilmek gibi hedeflerle 15 yıldır Türkiye’nin en hızlı büyüyen Teknoloji şirketlerini belirliyor” dedi. Aslantaş sözlerine şöyle devam etti “2020 yılında iş hayatı tahmin edilemez ve muhtemelen de geri dönülemez şekilde değişti. İletişim ve teknoloji şirketleri, günlük hayatımızın artan şekilde vazgeçilmezleri olmaya başladı. Fast 50’nin bu yılki teması hızlı ve devamlı. Biz de Fast 50’yi hızla ve devamlı olarak dönüştürmeye çalışıyoruz, yeni eklediğimiz kategoriler de bunun bir parçası. İyi fikirlerin vücut bulduğu bu şirketlere ulusal ve uluslararası yatırımcıların ilgisi artıyor. Gelecek yıllarda Türkiye’deki birleşme ve satın alma aktivitesinin teknoloji firmalarına odaklanacağını düşünüyorum.”</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image004.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image004.png" alt="" class="wp-image-16125" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image004.png 1024w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image004-300x169.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image004-768x432.png 768w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image004-696x392.png 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image004-747x420.png 747w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<p><strong>Facebook Türkiye Ticari Direktörü İlke Çarkçı Toptaş</strong>&nbsp;“Global bir teknoloji şirketi olarak, sunduğumuz çeşitli programlarla Türkiye’de her ölçekten işletmenin büyüyerek ülke ekonomisine fayda sağlamasını mümkün kılmak için çok çalışıyoruz. Bu doğrultuda, kurumlara ulusal ve uluslararası düzeyde marka bilinirliği yaratma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı sunan Deloitte Teknoloji Fast 50 programını gururla destekliyoruz. Program kapsamında sunduğumuz ‘Cross-Border’ ve ‘Women in Tech’ özel ödülleri de bu desteğimizin önemli birer parçası. Facebook olarak, Türkiye’nin en hızlı büyüyen 50 teknoloji şirketinin önümüzdeki yıllarda da benzer sektörlerden farklı şirketlere de yol gösterme konusunda katkı sağlayacağını umuyoruz.” dedi.</p>



<p>Teknoloji ve Girişimcilik Yazarı&nbsp;Timur Sırt’ın sunuculuğunu üstlendiği ödül töreninde Facebook Strateji ve Mobil Uygulamalar Grup Lideri&nbsp;Kaan Camgoz, ÖDED Başkanı&nbsp;Burhan Eliaçık, Yatırımcı&nbsp;Arın Özkula&nbsp;ve Yemek Sepeti CPO’su&nbsp;Nedim Nahmias&nbsp;da konuşmacı olarak yer aldı.</p>



<p>Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda yer alan şirketler, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA Fast 500 Programı’na da aday olmaya hak kazanacaklar.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2020 Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye Programı’nda ilk 10’a giren şirketler:</strong></h3>



<figure class="wp-block-table"><table><tbody><tr><td><strong>Sıra</strong></td><td><strong>Kurum Adı</strong></td><td><strong>Büyüme Oranları</strong></td><td><strong>Faaliyet Alanı</strong></td></tr><tr><td><strong>1</strong></td><td>Yolcu360</td><td>%10632</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>2</strong></td><td>Zero Density</td><td>%3404</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>3</strong></td><td>BluTV</td><td>%3277</td><td>Medya ve Eğlence</td></tr><tr><td><strong>4</strong></td><td>Finartz</td><td>%2478</td><td>Finans Teknolojisi</td></tr><tr><td><strong>5</strong></td><td>Architecht</td><td>%1717</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>6</strong></td><td>Pixery</td><td>%1552</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>7</strong></td><td>PAYTR</td><td>%1437</td><td>Finans Teknolojisi</td></tr><tr><td><strong>8</strong></td><td>Procenne</td><td>%1182</td><td>Donanım</td></tr><tr><td><strong>9</strong></td><td>Otelz.com</td><td>%1138</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>10</strong></td><td>Obilet.com</td><td>%1004</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>&nbsp;</strong></td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image005.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image005.png" alt="" class="wp-image-16121" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image005.png 1024w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image005-300x169.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image005-768x432.png 768w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image005-696x392.png 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image005-747x420.png 747w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Runner Ups kategorisinde yer alan 5 şirket:</strong></h3>



<figure class="wp-block-table"><table><tbody><tr><td><strong>Sıra</strong></td><td><strong>Kurum Adı</strong></td><td><strong>Büyüme Oranları</strong></td><td><strong>Faaliyet Alanı</strong></td></tr><tr><td><strong>1</strong></td><td>İstegelsin</td><td>%4921</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>2</strong></td><td>Bonegraft</td><td>%2114</td><td>Biyomedikal</td></tr><tr><td><strong>3</strong></td><td>Chomar</td><td>%946</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td><strong>4</strong></td><td>NETSYS</td><td>%744</td><td>Bilişim Hizmetleri</td></tr><tr><td><strong>5</strong></td><td>Twin Science</td><td>%420</td><td>Yazılım</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image006.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image006.png" alt="" class="wp-image-16122" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image006.png 1024w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image006-300x169.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image006-768x432.png 768w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image006-696x392.png 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image006-747x420.png 747w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Big Stars ödülünün kazananları:</strong></h3>



<figure class="wp-block-table"><table><tbody><tr><td><strong>Sıra</strong></td><td><strong>Kurum Adı</strong></td><td><strong>Faaliyet Alanı</strong></td></tr><tr><td>1</td><td>Aselsan</td><td>Haberleşme</td></tr><tr><td>2</td><td>Aselsannet</td><td>Haberleşme</td></tr><tr><td>3</td><td>Karel</td><td>Haberleşme</td></tr><tr><td>4</td><td>İnnova</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td>5</td><td>Logo Yazılım</td><td>Yazılım</td></tr><tr><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td><td>&nbsp;</td></tr></tbody></table></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image007.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image007.png" alt="" class="wp-image-16126" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image007.png 1024w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image007-300x169.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image007-768x432.png 768w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image007-696x392.png 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/02/image007-747x420.png 747w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></figure>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye 2020 kazananları ile ilgili detaylı bilgiye&nbsp;<a href="https://www2.deloitte.com/tr/tr/pages/technology-media-and-telecommunications/articles/technology-fast-50-2020.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">https://www2.deloitte.com/tr/tr/pages/technology-media-and-telecommunications/articles/technology-fast-50-2020.html</a>&nbsp;adresinden ulaşabilirsiniz.&nbsp;</strong></h4>



<p><a href="https://www.bthaber.com/">https://www.bthaber.com/</a>&nbsp; 17.02.2021</p>



<p>·&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/02/19/deloitte-teknoloji-fast-50-turkiye-programinin-kazananlari-belli-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kore Drama Başlangıcından 3 Değerli Ders</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/01/19/kore-drama-baslangicindan-3-degerli-ders/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/01/19/kore-drama-baslangicindan-3-degerli-ders/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 19:48:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FİLM]]></category>
		<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=15979</guid>

					<description><![CDATA[Bir Kore dramasında makine öğrenimi, yatırımlar ve yeni başlayanlar hakkında bilgi edineceğimizi kim bilebilirdi? Şu anda Netflix&#8217;te Bae Suzy, Nam Joo-hyuk, Kim Seon-ho ve Kang Han-na&#8217;nın rol aldığı devam eden [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">Bir Kore dramasında makine öğrenimi, yatırımlar ve yeni başlayanlar hakkında bilgi edineceğimizi kim bilebilirdi?<strong></strong></h5>



<p>Şu anda Netflix&#8217;te Bae Suzy, Nam Joo-hyuk, Kim Seon-ho ve Kang Han-na&#8217;nın rol aldığı devam eden Kore dizisi&nbsp;<em><strong>Start-Up&#8217;ı</strong></em>&nbsp;izliyorum .</p>



<p>Bunu ilk duyduğumda çok heyecanlandım çünkü sonunda ana tema olarak teknoloji konusunu gündeme getiren bir K-dram var. (Belki daha önce vardı ama bilmiyordum.) Ayrıca Suzy&#8217;yi&nbsp;<em>Dream High</em>&nbsp;(2010) ile ilk çıkışından bu yana izlemiştim ve ardından&nbsp;<em>Big</em>&nbsp;(2012),&nbsp;<em>Uncontrollably Fond</em>&nbsp;( 2012) gibi diğer dramalarının çoğunu izlemiştim. 2016) ve&nbsp;<em>While You Were Sleeping</em>&nbsp;(2017).</p>



<p>Peki ya&nbsp;<em><strong>Başlangıç</strong></em>&nbsp;?</p>



<p>Drama beklediğim kadar iyi. İlk iki bölüm, geri dönüşleri gerçekten umursamadığım için oldukça yavaştı &#8211; sadece Suzy ve Nam Joo-hyuk&#8217;u hemen görmek istedim &#8211; ama 3. bölümden beri, giderek daha ilginç hale geliyor. Yeni kurulan şirketlerin dünyasıyla her zaman ilgilenmişimdir, ancak henüz çalışma ya da bulamadım ve 3. bölüm bu dünyayı göstermeye başladı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image003-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="482" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image003-2.jpg" alt="" class="wp-image-15982" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image003-2.jpg 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image003-2-300x200.jpg 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image003-2-696x463.jpg 696w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image003-2-631x420.jpg 631w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Soldan sağa: Nam Joo-hyuk, Bae Suzy, Kang Han-na, Kim Seon-ho. Kaynak: Kpopmap</p>



<p>In&nbsp;<em>Başlat-Up,</em>&nbsp;Suzy Seo Dal-mi, onu büyükannem ile yaşayan ve birden fazla iş (tipik K-dram kahramanları) çalışarak uçları karşılamak yapmaya çalışıyorum Bırakma bir kolej oynar.</p>



<p>Nam Joo-hyuk, şu anda kendi start-up&#8217;ını inşa eden eski bir matematik Olimpiyatı galibi olan Nam Do-san&#8217;ı iki arkadaşıyla birlikte Samsan Tech&#8217;i canlandırıyor.</p>



<p>Kim Seon-ho, Dal-mi&#8217;nin büyükannesiyle lisedeyken tanışan başarılı bir yatırımcı olan Han Ji-pyeong&#8217;u canlandırıyor.</p>



<p>Kang Han-na, Dal-mi&#8217;nin seçtiği sırada annesi ve annesinin zengin yeni kocasıyla yaşamayı seçtiği için, Dal-mi&#8217;nin boşandıktan sonra Dal-mi&#8217;den ayrılan ablası Won In-jae&#8217;yi canlandırıyor. mücadele eden babasıyla yaşamak.</p>



<p><em>Dal-mi&#8217;nin bir programcı olmadığı için oldukça hayal kırıklığına uğramış olsam da (aslında dizi In-jae için çalışan bir kadın programcıyı gösteriyor), en azından liderlik konumunda üç kadın görüyoruz: Dal-mi, In -jae ve SH Venture Capital Bayan Yoon&#8217;un başkanı.</em></p>



<p>Burada tüm hikayeyi özetlemeyeceğim, bu yüzden sadece 3–6. Bölümlerden öğrenilen dersleri tartışalım.</p>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>1. Bir start-up kurmak için harika beyinler ve harika teknoloji yeterli değildir.</strong></h1>



<p>Do-san ve arkadaşları Kim Yong-san ve Lee Chul-san (dolayısıyla üç <em>san</em> anlamına gelen şirket adı <em>Samsan Tech</em> ), şirketleri için bir görüntü tanıma algoritması üzerinde çalışıyorlar. Silikon Vadisi merkezli CODA adlı kurgusal bir makine öğrenimi yarışmasına katılıyorlar. Kazanacaklarını pek beklemiyor olsalar da, aslında kazandılar.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image004.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="324" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image004.png" alt="" class="wp-image-15986" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image004.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image004-300x134.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image004-696x311.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Yong-san, Do-san ve Chul-san, görüntü tanıma algoritmalarını test ediyor (bölüm 1). Kaynak: Netflix</p>



<p>Sonra ne olur?</p>



<p>Do-san ve arkadaşları bir gecede ünlü olur. Yatırımcılar, şirketleri hakkında bilgi edinmek ve potansiyel olarak yatırım yapmak için garaj benzeri ofislerinin etrafında dolanıyorlar. Ancak tek tek ayrılırlar.</p>



<p>Neden?</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ders: Net bir iş planına ihtiyacınız var.</strong></h2>



<p>Do-san ve arkadaşlarının bir iş planı yok. Yalnızca görüntü tanıma algoritmalarının doğruluğunu iyileştirmeyi önemsiyorlar, ancak bundan nasıl para kazanacaklarını gerçekten tartışmadılar. (Doğru hatırlıyorsam, bir keresinde bir arabanın kilidini açmak için yüz tanıma öneriyor ama asla takip etmiyor.)</p>



<p>Bu arada, yatırımcılar iş adamlarıdır. Parametreleri değiştirmenin veya bir sinir ağına fazladan bir katman eklemenin neden doğruluğunu artırdığını anlamıyorlar. Sadece işe yaramasını, gerçek dünya için geçerli olmasını ve kazanmasını önemsiyorlar.</p>



<p>PARA! PARA! PARA!</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image005.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="330" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image005.png" alt="" class="wp-image-15981" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image005.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image005-300x137.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image005-696x317.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>&#8220;Paraya ihtiyacımız var! PARA! PARA!&#8221; (bölüm 3). Kaynak: Netflix</p>



<p>Bir start-up başarılı olmak için en ileri teknolojiye ihtiyaç duymaz. Başarılı bir girişimin nasıl kurulacağına dair binlerce tartışma olsa da, en azından iki şeyi gözlemliyorum:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Ne yaptığına dair net bir hedef.</li><li>Nasıl kar elde edecek.</li></ul>



<h1 class="wp-block-heading">2. Herkes CEO olmak için biçilmiş kaftan değildir. (Ah!)</h1>



<p>Samsan Tech iki veya üç yıldır başarısız bir şekilde yatırımcı aradığından, Ji-pyeong Do-san&#8217;a bir tavsiye verdi:</p>



<p>Bir CEO görevlendirin.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image006.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="328" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image006.png" alt="" class="wp-image-15984" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image006.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image006-300x136.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image006-696x315.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Do-san, Yong-san ve Chul-san, Ji-pyeong ile konuşurken (4. bölüm). Kaynak: Netflix</p>



<p>Samsan Tech&#8217;in CEO&#8217;su olarak Do-san bu pozisyona uygun değil. İnsanlara karşı garip. Şirketin</p>



<p>in nasıl ilerleyeceğine dair vizyonu yok. Sıradan insanların anlayacağı terimlerle iletişim kurmaktan ziyade algoritmasının ayrıntılarına çok odaklandığı için harika satış konuşması becerilerine sahip değil.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ders: İnsanları becerilerinin en değerli olduğu konumlara yerleştirin.</strong></h2>



<p>Elbette, bir CEO&#8217;nun doğmadığını, yaratıldığını iddia edebilirsiniz. Yeterli zaman ve sabır verildiğinde, herkesi CEO olacak şekilde eğitebiliriz. Ancak,&nbsp;<em>Start-Up&#8217;ta</em>&nbsp;Do-san&#8217;ın kendini CEO olmak için eğitecek zamanı yok. Bir an önce yatırımcı bulması gerekiyor, yoksa şirketi ölecek. Böylelikle CEO olacak başka birini bulmak kendini eğitmekten daha kolay ve hızlıdır.</p>



<p>Do-san, kodlama ve teknoloji konusunda tutkulu. CTO ( <em>baş teknoloji sorumlusu</em> ) pozisyonuna daha uygundur .</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image007.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="325" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image007.png" alt="" class="wp-image-15988" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image007.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image007-300x135.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image007-696x312.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Dal-mi ve In-jae, Sandbox&#8217;ın CEO testini geçti (bölüm 4). Kaynak: Netflix</p>



<p>Bu arada, yerine geçeceği Dal-mi iletişim, sunum ve trendlere ayak uydurmada iyidir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Sandbox&#8217;ta (Dal-mi, Do-san ve In-jae&#8217;nin katıldığı bir başlangıç ​​inkübatörü), birkaç anahtar kelime vererek birinin CEO olmaya uygun olup olmadığını belirleyen bir test var. Katılımcılar olabildiğince çok ilgili kelime girmelidir. Dal-mi testi geçerek Güney Kore&#8217;deki en son duruma ayak uydurduğunu gösterir. Öte yandan Do-san ve arkadaşları pas geçmez.</li><li>Dal-mi kodlamayı bilmese de, çalışmalarının büyük resmini anlıyor ve teknolojiyi gerçek dünyaya nasıl uygulayacağına dair net bir fikri var.</li><li>5. bölümde Dal-mi, şirketlerinin çalışmalarını çok iyi anladıkları bir dilde yatırımcılara sunar.</li></ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image008.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="318" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image008.png" alt="" class="wp-image-15990" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image008.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image008-300x132.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image008-696x306.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Dal-mi, Samsan Tech&#8217;in iş planını yatırımcılara sunar (bölüm 5). Kaynak: Netflix</p>



<p>4. bölümün sonunda Do-san, Dal-mi Ekibi veya In-jae Ekibi arasında seçim yapmak zorundadır. Dal-mi deneyimsizdir ve kimlik bilgilerinden yoksundur &#8211; üniversite diploması bile yoktur. Öte yandan In-jae, üvey babasının şirketinin CEO&#8217;su olma deneyimine sahiptir. Programcılara ihtiyaçları olduğu için Do-san&#8217;ı işe almak istiyorlar.</p>



<p>Dal-mi ve In-Jae&#8217;nin yaklaşım arasındaki temel fark, Dal-mi için Do-san sorar olmasıdır&nbsp;<strong>onu işe</strong>&nbsp;In-Jae etmek isterken,&nbsp;<strong>Do-san işe</strong>&nbsp;.</p>



<p>Do-san, arkadaşlarına Dal-mi&#8217;yi seçerlerse eşit takım arkadaşı olacaklarını, ancak In-jae&#8217;yi seçerlerse astları olarak onun için çalışacaklarını söyler.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image009.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="319" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image009.png" alt="" class="wp-image-15989" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image009.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image009-300x132.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image009-696x307.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Do-san, Dal-mi&#8217;yi seçer (4. bölüm). Kaynak: Netflix</p>



<p>Bu yüzden Samsan Tech&#8217;in yeni CEO&#8217;su olarak Dal-mi&#8217;yi seçerler.</p>



<p>Dramada açıkça bahsetmeyen başka bir şey fark ettim.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Ders: Takım kimyası çok önemlidir.</strong></h2>



<p>Önceki bir sahnede Dal-mi, Do-san ve arkadaşları ve Ji-pyeong&#8217;un birlikte oyun oynadıklarını gördük. Gülüyorlar ve birlikte eğleniyorlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image010.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="324" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image010.png" alt="" class="wp-image-15987" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image010.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image010-300x134.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image010-696x311.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Go-Stop oynayan takım (bölüm 4). Kaynak: Netflix</p>



<p>Elbette, takım kimyası her zaman harika referanslardan daha ağır basmaz (örneğin, süper yetersiz biriyle harika bir kimyaya sahipseniz ve onu sadece kimya uğruna seçerseniz, mahkumsunuzdur).</p>



<p>Bununla birlikte, dramanın oynanış şekline bakılırsa, Do-san ve arkadaşları In-jae Ekibine katılırsa, çok fazla sürtüşme olacağını tahmin edebiliyorum. Do-san ve arkadaşları tuhaf ve bazen utanç verici. Öte yandan, In-jae ve ekibi süper profesyonel, bu yüzden onlara çok kızacağını umuyorum. Ve sonra Do-san&#8217;ın arkadaşları da uysal değiller, bu yüzden misilleme yapmanın veya arkasından konuşmanın yollarını bulacaklar. (Bölüm 6&#8217;nın bize gösterdiği gibi, Dal-mi Takımı ile ilgili bir tartışmaya bile giriyorlar.)</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image011.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="326" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image011.png" alt="" class="wp-image-15983" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image011.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image011-300x135.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image011-696x313.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Dal-mi, davranışları nedeniyle Sa-ha ile yüzleşir (bölüm 6). Kaynak: Netflix</p>



<p>Ayrıca, son dakikada tasarımcı olarak katılan yeni Samsan Tech&#8217;in beşinci üyesi Jung Sa-ha&#8217;nın neden olduğu bir başka sürtüşme de takımda görüyoruz. Takıma aşağı bakıyor, Dal-mi&#8217;nin söylediği her şeyle çelişiyor ve çağrılarını görmezden geliyor. Son olarak Dal-mi ona iki seçenek sunar: takımın anlaşmasına uyun yoksa dışarıda kalırsınız.</p>



<p>Dal-mi&#8217;nin Sa-ha&#8217;nın hoş olmayan davranışına verdiği cevaba katılıyorum. Ekip hala çok küçük olduğu için, her üyenin katkısı çok ağırdır. Sa-ha&#8217;yı kaybetmek artık bir tasarımcılarının olmadığı anlamına gelir, ancak onu takımda tutmak performanslarını da düşürebilir. Şirketlerini büyütmek için birleşmeleri gerekiyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image012.png"><img loading="lazy" decoding="async" width="724" height="326" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image012.png" alt="" class="wp-image-15985" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image012.png 724w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image012-300x135.png 300w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2021/01/image012-696x313.png 696w" sizes="auto, (max-width: 724px) 100vw, 724px" /></a></figure>



<p>Samsan Tech&#8217;in kurucuları: Yong-san, Dal-mi, Do-san, Chul-san, Sa-ha (bölüm 6). Kaynak: Netflix</p>



<p><em>Bu diziden çok keyif aldığım için, ondan öğrendiğim içgörüler hakkında daha fazla makale yazabilirim.</em></p>



<figure class="wp-block-embed"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://ichi.pro/
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/01/19/kore-drama-baslangicindan-3-degerli-ders/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Girişimcilik platformu Plug and Play MEXT ile İstanbul’da</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/01/19/girisimcilik-platformu-plug-and-play-mext-ile-istanbulda/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/01/19/girisimcilik-platformu-plug-and-play-mext-ile-istanbulda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 19:42:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=15976</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS),dünyanın en büyük inovasyon ve girişimcilik platformu Plug and Play’i İstanbul’a getirdi. Yapılan açıklamaya göre, toplam 9 milyar dolarlık yatırım portföyüne sahip olan Plug and Play, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS),dünyanın en büyük inovasyon ve girişimcilik platformu Plug and Play’i İstanbul’a getirdi. Yapılan açıklamaya göre, toplam 9 milyar dolarlık yatırım portföyüne sahip olan Plug and Play, girişimciyi, sanayiciyi ve yatırımcıyı buluşturacak. Bu sayede, girişimcilerin MESS üyesi şirketler ile ortaklıklar kurabilecekleri, sanayicilerin de dünyanın her yerindeki girişimcilerin yarattıkları inovasyonlardan faydalanabilecekleri aktarıldı. MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, &#8220;Bu iş birliği ile İstanbul açık inovasyonda küresel ekosistemin bölgesel merkezi olacak. MESS üyesi şirketler, girişimci ve yatırımcılar buluşacak. Girişimci, sanayici ve ülkemiz kazanacak. Plug and Play İstanbul Platformu, MESS’in teknoloji merkezi MEXT içinde faaliyet gösterecek&#8221; dedi</h5>



<p>Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS),dünyanın en büyük inovasyon ve girişimcilik platformu Plug and Play&#8217;in MESS Teknoloji Merkezi MEXT’te çalışmalarına başlayacağını açıkladı.</p>



<p>Sadece 20 ülkede hizmet veren Plug and Play’in İstanbul’da platform açmasıyla, Türkiye, küresel girişim ekosisteminin bölgesel merkezlerinden biri olacağı belirtildi. Plug and Play Platformu&#8217;nun, İstanbul üzerinden Doğu Avrupa’dan Kuzey Afrika’ya, Rusya’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş coğrafyada 12 ülkeye hizmet edeceği bilgisi paylaşıldı.</p>



<p>Yapılan açıklamaya göre, platform, sadece bu ülkelerin girişimcilerine ulaşmakla kalmayıp iş dünyasını yönlendiren, nabzını tutan bir merkez olacak. Plug and Play İstanbul Platformu&#8217;nun, girişimcileri ve sanayicinin gelişimini destekleyeceği ve ihracat ile milli gelire katkıda bulunacağı belirtildi.</p>



<p><strong>PORTFÖY BÜYÜKLÜĞÜ 9 MİLYAR DOLAR</strong></p>



<p>Merkezi Silikon Vadisi’nde bulunan ve MESS Teknoloji Merkezi MEXT işbirliği ile İstanbul’a gelen Plug and Play, yılda 60’dan fazla hızlandırma programı düzenliyor.</p>



<p>Dünya çapında milyonlarca kullanıcıya sahip Dropbox, PayPal, Hippo, Honey, Rappi, N26 gibi şirketlerin kısa süre içinde milyar dolarlık değere ulaşmasını (unicorn) sağlayan Plug and Play, toplam 9 milyar dolarlık yatırım portföyüne sahip.</p>



<p>Platform, sadece geçtiğimiz yıl globalde 1450’den fazla girişim ile çalıştı. Küresel havuzunda 40 binin üzerinde girişim bulunuyor. 400’den fazla kurumsal ortağı olan Plug and Play’in tüm ekosistemi, dünyanın en ileri en kapsamlı ve en büyük teknoloji merkezi MEXT aracılığıyla Türk sanayicisi ve girişimcisinin hizmetine açılıyor.</p>



<p><strong>YERLİ GİRİŞİMCİYİ HIZLI GELİŞTİRECEK</strong></p>



<p>MESS&#8217;ten yapılan açıklamaya göre, Plug and Play İstanbul Platformu, girişimcileri, ülkemizin lider sanayi şirketleri ve küresel yatırımcılarla buluşturacak. Girişimciler, MEXT içinde kendilerine ayrılmış ofislerde çalışabilecekler. Çözümlerini, MEXT dijital fabrikada deneyimleyerek olgunlaştırabilecekler.</p>



<p>Türkiye’nin önde gelen 250 sanayi şirketi olan MESS üyelerine çözümlerini tanıtarak hızla gelişme, ortaklık kurma imkanı bulabilecekler. Girişimciler aynı zamanda Plug and Play’in sahip olduğu küresel ağlarda yatırımcılara kendilerini tanıtıp roket hızıyla gelişme imkanına kavuşacak.</p>



<p>MESS üyesi sanayicilerin de, Plug and Play İstanbul Platformu’nda ihtiyaçlarına uygun çözümü bulunan yerel ve küresel girişimcilerle bir araya gelebilecekleri, Türkiye ile birlikte dünyanın her yerinden inovatif girişimlerden faydalanarak rekabette fark yaratacakları kaydedildi.</p>



<p>Öte yandan, Plug and Play’in İstanbul’a gelmesinin, girişimcileri destekleyecek yatırımcılar için de fırsatlar doğuracağı aktarıldı. Bu kapsamda, sanayici ve yatırımcıların, fikir ve projelere erken dönemde yatırım yaparak yerli girişim ekosisteminin gelişmesine katkı sağlayabilecekleri kaydedildi. Yatırımcıların, ticarileşmiş fikirleri yakından görebilecekleri, girişimlere ortak ya da yatırımcı olabilecekleri bilgisi paylaşıldı. Platformun, nesnelerin interneti, tedarik zinciri, malzeme ve enerji konularına öncelik vereceği öğrenildi.</p>



<p><strong>&#8216;TURCORN ÇIKMASINA KATKI SAĞLAYACAK&#8217;</strong></p>



<p>Plug and Play İstanbul Platformu’nun tanıtım toplantısında konuşan MESS Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, ekonomiye yeni yıl hediyesi sunduklarını ifade etti.</p>



<p>Akkol, &#8220;Bu iş birliği ile İstanbul, açık inovasyonda küresel ekosistemin bölgesel merkezi olacak. MESS üyesi şirketler, girişimci ve yatırımcılar buluşacak. Girişimci, sanayici ve ülkemiz kazanacak. Bugün teknoloji devriminin tam ortasındayız. İş birliği temelli açık inovasyon bu döneme ayak uydurmamız için kilit derecede önemli. Sanayicimiz, 4&#8217;üncü Sanayi Devrimi ile gelen imkanları değerlendirmek zorunda. Farklılaşan rekabete ayak uydurmamızın yolu, teknoloji ekosistemleri, girişimciler ve kurumlar arasında bilgi ve deneyim alışverişi yapmaktan geçiyor. İşte, küresel girişimcilik ekosisteminin en güçlü platformunu Türkiye’ye getirmemiz bu yüzden önemli&#8221; dedi.</p>



<p>Plug and Play İstanbul Platformu için yoğun bir program hazırladıklarını ifade eden Akkol, ilk etapta 50 girişime ev sahipliği yapacaklarını belirtti. Çin ve Viyana arasındaki coğrafyada en kapsamlı iş geliştirme programını hayata geçirdiklerini vurgulayan Akkol, &#8220;Girişimler, bu platform ile hızlı bir büyüme dönemine girerek adeta roketlenecek. Unicorn potansiyeline sahip girişimleri destekleyerek dünyaya açılmalarına katkı sağlayacağız. Onların bu hedefe ulaşmalarına vesile olup Turcornlar çıkmasını destekleyeceğiz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>



<p>Plug and Play Kurucusu Saeed Amidi de konuşmasında dijital dönüşümün önemine vurgu yaptı. Amidi, &#8220;Sanayi, inanılmaz bir dönüşüm geçiriyor. 250 lider şirketin üye olduğu MESS ile ortaklığımız, büyük kuruluşların değişimi kucaklamak ve teknolojiyi bulmak için ne kadar önemli adımlar attığının mükemmel bir örneği olacak&#8221; diye konuştu.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe loading="lazy" title="Dünyanın En Büyük İnovasyon ve Girişimcilik Platformu Plug and Play, MEXT ile İstanbul’da!" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/ND_5nF96LQs?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>HABER TÜRK 14.01.2021</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/01/19/girisimcilik-platformu-plug-and-play-mext-ile-istanbulda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Geleceği değiştirecek fikirler Fark Labs ile hayat bulacak</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/12/03/gelecegi-degistirecek-fikirler-fark-labs-ile-hayat-bulacak/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/12/03/gelecegi-degistirecek-fikirler-fark-labs-ile-hayat-bulacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2020 11:49:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=15777</guid>

					<description><![CDATA[Fark Labs, kariyerini dönüştürmek isteyen girişimcilere başlangıç noktası olacak Think BİGG programına dahil oldu. Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Büyükkuşoğlu Serter, geleceği değiştirecek fikirleri hayata geçirmek isteyen tüm girişimci adaylarını başvuru [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h5 class="wp-block-heading">Fark Labs, kariyerini dönüştürmek isteyen girişimcilere başlangıç noktası olacak Think BİGG programına dahil oldu. Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Büyükkuşoğlu Serter, geleceği değiştirecek fikirleri hayata geçirmek isteyen tüm girişimci adaylarını başvuru yapmaya davet ediyor. 50 yıllık sanayicilik deneyimi, yeni pazarlara açılma, global yatırımcılarla birebir tanışma sunulacak fırsatlar arasında.</h5>



<p>Volvo, Man, Mercedes gibi global otomotiv devlerinin tedarikçisi&nbsp;Fark Holding, TÜBİTAK destekli Think BİGG programıyla işbirliği yaptı. Girişimcilere destek sağlamak üzere programa dahil olan holding, yeni hikayeler yaratacak fikirleri erken aşamada keşfedip, yetiştirmeyi hedefliyor.&nbsp;</p>



<p>Girişimciliği, iş modeli içinde önemli bir yerde tutan Fark Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahu Büyükkuşoğlu Serter, TÜBİTAK desteğine ek olarak, profesyonel çalışanlara da kurumlarına sunabilecekleri yeni projeler ve birlikte büyütülebilecek iş planı hazır girişimlerle ilerleme desteği sunacaklarını söylüyor.&nbsp;</p>



<p>COVID-19 pandemisinin oluşturduğu yeni dünyada yeni yatırımlar için kolları sıvayan holding, yaşam bilimleri alanında görüştüğü 50 girişim arasından birine yatırım yapma kararı aldı.</p>



<p>Bu dönemde sürdürülebilirliğin ön plana çıktığını söyleyen Serter, “Tarım, yaşam, kültür ve kadın girişimcilik temelli alanlardaki girişimlere destek vermeyi hedefliyoruz. Bu konulara ilgi duyan, stratejisinde bu alanlarda gelişim hedefleyen şirketlerle de iş birliğine kapımız her zaman açık. Çünkü daha iyi bir geleceğin, ancak birlikte olursak geleceğini biliyoruz” diyor.</p>



<p>Ahu Büyükkuşoğlu Serter’le Think BİGG’le başlayan projeyi ve girişimciliği konuştuk…</p>



<p><br><strong>Think BİGG’le kaç girişimciye ve ne tür projelere ulaşmak istiyorsunuz?</strong></p>



<p>Think BİGG programımızla mobilite, yaşam bilimleri, sürdürülebilir yaşam tarzı ve merak kabini dikeylerimizin odak alanlarında geleceği değiştirecek fikirleri Fark Labs çatısı altında hayata geçirmek isteyen tüm girişimci adaylarını bekliyoruz.</p>



<p><br><strong>Programa katılan ilk sanayi kuruluşu olarak girişimcilere ne gibi fırsatlar sunacaksınız?</strong></p>



<p>TÜBİTAK’ın BİGG programının uygulayıcı kuruluşlarına baktığınızda; girişimciler, çoğunlukla üniversiteler veya kuluçka merkezleri üzerinden başvurularını yapıyor. Programdaki tek uygulayıcı kuruluş unvanına sahip sanayi şirketi olarak tüm süreci kendimiz yürüttüğümüz ve girişimcilere birebir dokunduğumuz bir tasarım yaptık.<br>Özellikle de iç girişimciliği teşvik eden Comodif ve DUCKT gibi başarı hikayelerine sahip bir kurum olarak; süreçlerin hem girişimciler hem de kariyerini değiştirmek isteyen çalışanlar için ne kadar zorlu olduğunu biliyoruz. Katılımcılar tüm program boyunca; şirket yöneticilerimizden deneyimlerini paylaştıkları eğitimler ve uzmanlarımızdan teknik destek ve mentörlük alabiliyorlar. Erken aşamada BİGG partnerlerimize PoC, Pilot ve erken aşama yatırım ve Fark Labs’te ücretsiz ofis imkanı sunuyoruz. Bu sayede girişimcilik yoluna giren herkese TÜBİTAK desteğine ek olarak, profesyonel çalışanlara da kurumlarına sunabilecekleri yeni projeler ve birlikte büyütebileceğimiz iş planı hazır girişimlerle gitmesine destek oluyoruz.</p>



<p>BİGG sürecinde TÜBİTAK’a giden girişimcilerin büyümesini sağlamak amacıyla hızlandırma programımızla da birleştirerek, programı tamamlayan girişimleri kendi yoluna bırakmak yerine, global oyuncu oldukları zamana kadar ellerinden tuttuğumuz bir partner oluyoruz. Better. Future. Path hızlandırma programımızla Fark Holding’in global Fark Labs ağını açıyor ve yurtdışındaki tüm ofislerimize erişim, birlikte çalışma ve yeni pazarlara açılma fırsatı sunuyoruz.</p>



<p>Girişimlere, tüm etkinliklerimizde öne çıkmaları ve mezun olduklarında kurum ağımızda müşteri bulmaktan, global yatırımcılarla birebir tanıştırmaya kadar yakından takip ettiğimiz destekler sunuyoruz. Bizlerin tüm deneyimiyle geleceğin başarılı girişimlerinin temelini atmak isteyen herkesin, Think BİGG programımıza başvuru yapmasını bekliyoruz.</p>



<p><strong>Peki ne zamana kadar ve nasıl başvurabilirler?</strong></p>



<p>Hayallerinin temelini Fark Labs&#8217;le atmak isteyen tüm girişimciler, 7 Aralık&#8217;a kadar <a href="http://www.betterfuturepath.com/">www.betterfuturepath.com</a> üzerindeki Think BİGG sayfasındaki formu doldurarak başvuru yapabilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="384" height="372" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/12/image002-2.jpg" alt="" class="wp-image-15779" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/12/image002-2.jpg 384w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2020/12/image002-2-300x291.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 384px) 100vw, 384px" /></figure>



<p><strong>Fark Holding&#8217;in girişimcilikle ilgili çalışmalarını öğrenebilir miyiz?</strong></p>



<p>Holding bünyemizde sektörleri değiştiren ve değiştirecek olan trendleri doğru analiz etmek, fırsatları yakalayabilmek ve değişen dünyanın öncü oyuncularından olabilmek için akıllı ulaşım teknolojileri ve mobility (hareketlilik) alanlarına Türkiye, Amerika, Avrupa ve İsrail’de yatırım yapmak üzere 2016 yılında F+Ventures’ı kurduk. F+ Ventures ile otomotiv dikeyinde Türkiye’deki tek ve dünyada da sayılı tematik risk sermayesi şirketi olma fırsatını yakaladık.</p>



<p>İlk yatırımımız ve iç girişimimiz olan Comodif ile klasik bir plastik üreticisinden Türkiye’nin önde gelen bağlantılı araç platformunun büyümesine yardımcı olacak yazılım dünyasına girdik. Yurtdışındaki yatırımımız Chargepoint ile elektrikli araç dünyasına çoğu firmadan önce girerek sektörel bilgi birikimimizi artırdık. Geçen sene içimizden doğan DUCKT ile mikromobilite sektöründe tüm dünyada bir yıl olmadan tanınan bir girişimin öncüsü olduk ve Avrupa’nın en büyük fonlarından biri olan InnoEnergy’den yatırım alarak, yeni mikromobilite alanında ilk akla gelen markanın hikayesini yazdık.</p>



<p><strong>Hangi alanlara ne kadar yatırım yaptınız?</strong></p>



<p>F+ Ventures olarak bugüne kadar 500’den fazla girişimciyi birebir değerlendirdik ve toplamda binden fazla girişimciyle tanıştık. Bugüne kadar bu alanlarda; Amerika, Avrupa, İsrail, Avrupa ve Türkiye’de ve 3’ü iç girişimimiz olmak üzere toplam 8 girişime 8 Milyon doların üzerinde yatırım yaptık.</p>



<p>Kurucusu olduğum, Türkiye’nin ilk ve tek kadın odaklı yatırım platformu Arya ile kadın liderliğinde, dünyayı dönüştürmeyi hedefliyoruz. Teknoloji odaklı kadın girişimcilere; girişimlerini büyütmeleri ve ölçeklendirmeleri için gerekli kaynaklara ve sosyal ağlara hızlıca ulaşmasını sağlıyor ve yatırımcı karşısına çıkmaya hazır duruma getiriyoruz. Bugüne dek 100’den fazla kadın girişimciyi hızlandırma programlarımızdan mezun ettik.<br>2 milyon doların üzerinde yatırım yaptığımız 8 girişim, bugün 30 Milyon dolar yatırım değerlemesiyle, dönüşüm yolculuklarına devam ediyorlar.<br>Sene başında hayata geçirdiğimiz Fark Labs Yaşam Bilimleri altında ise görüşmekte olduğumuz girişimlerin bilimsel yaklaşımını derinlemesine inceleyip, market potansiyeli ile yatırımcı perspektifimize uyumluluğunu değerlendiriyoruz.</p>



<p>Kendi dışımızda farklı melek yatırım ağları ile de müşterek yatırım da yapabiliyoruz. Tutumlu Anne yatırımını GBA ve EGIAD ile birlikte yaptık örneğin. Yatırımcı pozisyonumuz haricinde, lider iş partneri olarak, girişimlerin hedeflediği yeni pazarlarda büyümesi için yeni yollar açıyoruz.</p>



<p><strong>Destek bulacak girişimlerin başlıkları</strong></p>



<p>✓&nbsp;Fark Labs Mobilite: Otomotiv, akıllı ulaşım, akıllı şehirler, nesnelerin interneti, akıllı üretim, kentsel mobilite, malzeme.</p>



<p>✓&nbsp;Fark Labs Sürdürülebilir Yaşam Tarzı: Kadın girişimcilik, yemek ve kültür, tasarım ve yaşam, sürdürülebilirlik.</p>



<p>✓&nbsp;Fark Labs Yaşam Bilimleri: Evde bakım, sağlıklı yaşam, koruyucu sağlık ekipmanları, uzaktan gözlem, dekontaminasyon.</p>



<p>✓&nbsp;Fark Labs Merak Kabini: Kripto para, siber güvenlik, yapay zeka, büyük veri, nanoteknoloji, blokzincir.</p>



<p>DÜNYA&nbsp; 26.11.2020</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2020/12/03/gelecegi-degistirecek-fikirler-fark-labs-ile-hayat-bulacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/?utm_source=w3tc&utm_medium=footer_comment&utm_campaign=free_plugin

Page Caching using Disk: Enhanced 
Content Delivery Network via haberbt.b-cdn.net
Minified using Disk

Served from: www.haberbilimteknoloji.com @ 2026-07-24 21:40:48 by W3 Total Cache
-->