<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kimya &#8211; Haber Bilim Teknoloji</title>
	<atom:link href="https://www.haberbilimteknoloji.com/category/kimya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberbilimteknoloji.com</link>
	<description>Bilim ve Teknoloji Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 Jun 2021 21:12:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.7</generator>

<image>
	<url>https://www.haberbilimteknoloji.com/wp-content/uploads/2025/09/cropped-logo-1-32x32.png</url>
	<title>Kimya &#8211; Haber Bilim Teknoloji</title>
	<link>https://www.haberbilimteknoloji.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;Kimya Bilimine Yön Veren 100 Türk&#8221; Araştırması</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/06/11/kimya-bilimine-yon-veren-100-turk-arastirmasi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/06/11/kimya-bilimine-yon-veren-100-turk-arastirmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2021 21:12:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberbilimteknoloji.com/?p=16535</guid>

					<description><![CDATA[Turkishtime’ın Hacettepe Üniversitesi, Kimya Bölümü, Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Adil Denizli liderliğinde gerçekleştirdiği “Kimya Bilimine Yön Veren 100 Türk Araştırması”, Kimya alanında [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Turkishtime’ın Hacettepe Üniversitesi, Kimya Bölümü, Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Adil Denizli liderliğinde gerçekleştirdiği “Kimya Bilimine Yön Veren 100 Türk Araştırması”, Kimya alanında önde gelen değerli bilim insanlarını bir araya getirdi. H-İndeksi değerlerinin yanı sıra, araştırma alanları, bilime ve insanlığa katkıları, aldıkları ödüller ve patentlerine de yer verildiği çalışma ile yeni nesil bilim insanları için ilham veren bir kaynak olması yanı sıra, kimya endüstrisi ile kimya bilimi arasında bir köprü oluşturulması hedeflendi.</strong></p>



<p>2017 yılında başlatmış olduğu&nbsp;<strong>Bilime Yön verenler</strong>&nbsp;Araştırma serisi kapsamında; 2017 yılında&nbsp;<strong>Bilime Yön Veren 100 Türk</strong>, 2018 yılında&nbsp;<strong>Tıp Bilimine Yön Veren 100 Türk</strong>&nbsp;araştırmasını gerçekleştirerek&nbsp; sonuçlarını kitap haline getirdiği çalışmayla kamuoyu ile paylaşan Turkishtime, söz konusu seriye bu yıl&nbsp;<strong>Kimya Bilimine Yön Veren 100 Türk&nbsp;</strong>Araştırması ile devam etti. Turkishtime’ın&nbsp;<strong>Prof. Dr. Adil Denizli liderliğinde ve SANKO Holding &#8211; SÜPER FİLM sponsorluğunda hazırlanan&nbsp;</strong>araştırma kitabı, kimyanın beş ana bilim dalındaki (Organik Kimya, İnorganik Kimya, Analitik Kimya, Fiziksel Kimya, Biyokimya) Türk bilim insanlarını, araştırmalarının aldığı atıf sayısını gösteren ve evrensel kabul gören en yüksek H-İndeksi değerine (Google Scholar Veri tabanı kullanılarak) göre listelendi.&nbsp;</p>



<p>Listede, DNA hasarı, DNA onarımı gibi konularda dünyanın önde gelen uzmanları arasında yer alan&nbsp;<strong>Prof.Dr.</strong>&nbsp;<strong>Miral Dizdaroğlu</strong>&nbsp;gibi çalışmalarını uluslararası alanda sürdüren bilim insanlarının yanı sıra, polimer kimyasında dünya çapında otorite sahibi olan&nbsp;<strong>Prof.Dr. Yusuf Yağcı</strong>, organik kimyanın önde gelen isimlerinden&nbsp;<strong>Prof.Dr. Metin Balcı</strong>&nbsp;gibi Türkiye&#8217;deki üniversitelerin tanınmış araştırmacıları yerini aldı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Özverili bir çalışmanın ürünü</h2>



<p>Türkiye başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan başarılı Türk bilim insanlarını aynı çatı altında buluşturan kitapta, kimya alanında başarılı bilim insanlarının başarı öyküleri, araştırma alanları, bilime ve insanlığa katkıları ayrıntılı olarak anlatıldı.</p>



<p>Özverili bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan Kimya Bilimine Yön Veren 100 Türk Araştırması kitabı, akademik hayatını kimya ve kimya mühendisliğine adamış birbirinden değerli bilim insanları tek tek araştırılarak hummalı bir çalışma ile hazırlandı. Bu çalışmada, özellikle uluslararası Web of Science veri tabanında yer alan, bilim insanlarının yıllardır birçok emekle yapmış olduğu yayınlarının hem üretkenliğini hem de alıntı etkisini ölçerek hesaplanan H-İndeksi verilerine göre sıralama yapıldı. Diğer yandan akademik isimlerin SCI indeksindeki çalışmalarına almış oldukları atıf sayıları da göz önünde bulunduruldu.&nbsp;</p>



<p><a href="https://www.turkishtimedergi.com/bilime-yon-verenler/kimya/kimya-100.pdf" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Kimya Bilimine Yön Veren 100 Türk Kitabı için tıklayınız</a></p>



<h2 class="wp-block-heading">&nbsp;</h2>



<h2 class="wp-block-heading"><a href="https://www.turkishtimedergi.com/">https://www.turkishtimedergi.com/</a></h2>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2021/06/11/kimya-bilimine-yon-veren-100-turk-arastirmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nobel Kimya Ödülü, Lityum-iyon pilleri geliştiren uzmanların oldu</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/10/11/nobel-kimya-odulu-lityum-iyon-pilleri-gelistiren-uzmanlarin-oldu/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/10/11/nobel-kimya-odulu-lityum-iyon-pilleri-gelistiren-uzmanlarin-oldu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Oct 2019 11:30:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberbilimteknoloji.com/?p=13470</guid>

					<description><![CDATA[Nobel Kimya Ödülü bu yıl, &#8220;lityum iyon bataryaların icat edilmesine katkıda bulunan çalışmalarından ötürü&#8221; bilim insanları John B. Goodenough, M. Stanley Whittingham ve Akira Yoşino&#8217;ya verildi. Ödülü bu yıl, 97 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading"><strong>Nobel Kimya Ödülü bu yıl, &#8220;lityum iyon bataryaların icat edilmesine katkıda bulunan çalışmalarından ötürü&#8221; bilim insanları John B. Goodenough, M. Stanley Whittingham ve Akira Yoşino&#8217;ya verildi. Ödülü bu yıl, 97 yaşında kazanan ABD&#8217;li John B. Goodenough ise ödülü kazanan &#8220;en yaşlı bilim insanı&#8221; olarak kayıtlara geçti.</strong></h4>



<p>Nobel Kimya Ödülü bu yıl, &#8220;lityum iyon bataryaların icat edilmesine katkıda bulunan çalışmalarından ötürü&#8221; bilim insanları John B. Goodenough, M. Stanley Whittingham ve Akira Yoshino&#8217;ya verildi.</p>



<p>Stanley Whittingham; 1970’lerin başında ilk fonksiyonel lityum bazlı pilin temellerini attı ( R1) John Goodenough; lityum pilin potansiyelini 2 katına çıkartarak daha güçlü ve kullanışlı bir pil için doğru koşulları yarattı ( R2) Akira Yoshino; Pili, saf lityum hammaddesinden daha güvenli olan lityum iyonlarına dayandırdı ve bunu da pratikte uygulanabilir hale getirdi ( R3)</p>



<p>İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi&#8217;nden yapılan açıklamada, 2019 Nobel Kimya Ödülü&#8217;nün &#8220;lityum iyon bataryaların icat edilmesine yönelik çalışmalarından ötürü&#8221; ABD&#8217;li John B. Goodenough, İngiliz M. Stanley Whittingham ve Japon Akira Yoshino arasında paylaştırıldığı belirtildi.</p>



<p>Açıklamada, &#8220;Günümüzde dizüstü bilgisayarlardan cep telefonlarına kadar çok sayıda elektronik araçta kullanılan lityum iyon bataryalar, insan yaşamında çığır açtı. Bu yılın Kimya Ödülü kazananları, çalışmalarıyla kablosuz ve fosil yakıtlardan bağımsız bir toplumun temellerini attılar.&#8221; ifadelerine yer verildi.<br>&nbsp;</p>



<p>&nbsp;<br><strong>WHITTINGHAM, &#8220;İLK LİTYUM BATARYAYI YAPAN&#8221; İSİM OLDU</strong></p>



<p><br>İngiliz kimyager M. Stanley Whittingham, 1970&#8217;li yılların petrol krizi sırasında, fosil yakıtlardan bağımsız olarak çalışabilecek yeni bir teknoloji arayışı içinde lityum maddesinin elektronlarını dışa aktarma konusundaki büyük potansiyelini keşfetti.</p>



<p>Lityum elementi ile deneyler yapan Whittingham, ilk lityum bataryayı yapan isim oldu.</p>



<figure class="wp-block-image"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="680" height="400" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image004.png" alt="" class="wp-image-13472" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image004.png 680w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image004-300x176.png 300w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p>ABD&#8217;li katı hal fizikçisi John B. Goodenough, lityum bataryaların potansiyelini iki katına çıkaran koşulları yaratarak, kullanımı daha pratik hale getiren çalışmalara öncülük etti.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="680" height="378" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image005.png" alt="" class="wp-image-13473" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image005.png 680w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image005-300x167.png 300w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p>Japon kimyager Akira Yoşino Yoşino da bataryalardaki saf haldeki lityumu bütünüyle çıkarıp, bataryaları yalnızca lityum iyonlarıyla çalışabilir hale getirdi. Bu icat, bataryaların pratik hayatta yaygın kullanımını mümkün hale getirdi.</p>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" width="680" height="411" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image006.png" alt="" class="wp-image-13474" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image006.png 680w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2019/10/image006-300x181.png 300w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></figure>



<p>Goodenough, Whittingham ve Yoshino, ödülün yanı sıra 9 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 1 milyon dolar) para armağanının da sahibi oldu.</p>



<p><strong>NOBEL KİMYA ÖDÜLÜ</strong></p>



<p><br>Nobel Ödülleri&#8217;nin verilmeye başladığı 1901&#8217;den bu yana 111 kez Nobel Kimya Ödülü verildi.</p>



<p><br>Toplam 184 kişiye layık görülen ödüllerden 63&#8217;ü tek kişiye verilirken, 23&#8217;ü 2 kişi, 25&#8217;i ise 3 kişi arasında paylaştırıldı.</p>



<p><br>Nobel Kimya Ödülü&#8217;ne bugüne dek 5 kadın layık görüldü: Marie Curie (1911), Curie&#8217;nin kızı Irene Joliot-Curie (1935), Dorothy Crowfoot Hodgkin (1964), Ada Yonath (2009) ve Frances H. Arnold (2018).</p>



<p><br>Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü alan en genç bilim insanı Frederic Joliot oldu. Joliot, 1935&#8217;te eşi Irene Jolio-Curie ile ödülü kazandığında 35 yaşındaydı.</p>



<p><br>Ödülü bu yıl, 97 yaşında kazanan ABD&#8217;li John B. Goodenough ise ödülü kazanan &#8220;en yaşlı bilim insanı&#8221; olarak kayıtlara geçti.</p>



<p><br>Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü 2015&#8217;te Türk bilim insanı Aziz Sancar kazanmıştı. Sancar, &#8220;Nobel Ödülü kazanan ilk Türk bilim insanı&#8221; olmuştu.</p>



<p>Daha detaylı bilgi için :&nbsp;<a href="https://www.sciencenews.org/article/lithium-ion-battery-chemistry-nobel-prize">https://www.sciencenews.org/article/lithium-ion-battery-chemistry-nobel-prize</a></p>



<p>CNN TÜRK 10.10.2019</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2019/10/11/nobel-kimya-odulu-lityum-iyon-pilleri-gelistiren-uzmanlarin-oldu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nobel Kimya Ödülü, protein üretimi çalışmalarıyla Frances Arnold, George P. Smith ve Gregory Winter&#8217;a verildi</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/10/08/nobel-kimya-odulu-protein-uretimi-calismalariyla-frances-arnold-george-p-smith-ve-gregory-wintera-verildi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/10/08/nobel-kimya-odulu-protein-uretimi-calismalariyla-frances-arnold-george-p-smith-ve-gregory-wintera-verildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Oct 2018 21:26:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=11520</guid>

					<description><![CDATA[2018 Nobel Kimya Ödülü, protein mühendisliği alanındaki araştırmalarıyla önemli keşiflere imza atan üç bilim insanına verildi. ABD&#8217;nin Caltech Üniversitesi&#8217;nden araştırmacılar Prof. Frances Arnold ve George P. Smith, ödülü İngiltere&#8217;deki Cambridge [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>2018 Nobel Kimya Ödülü, protein mühendisliği alanındaki araştırmalarıyla önemli keşiflere imza atan üç bilim insanına verildi.</strong></p>
<p>ABD&#8217;nin Caltech Üniversitesi&#8217;nden araştırmacılar Prof. Frances Arnold ve George P. Smith, ödülü İngiltere&#8217;deki Cambridge Üniversitesi&#8217;nden Gregory Winter ile paylaştı.</p>
<p>Üç isim de, yönlendirilmiş evrim adı verilen yöntemle yeni protein üretmeyi başarmıştı.</p>
<p>Frances Arlond aynı zamanda tarihte Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü alan beşinci kadın.</p>
<h2><strong>Kanser tedavisinde kullanılıyor</strong></h2>
<p>Arnold, evrimdeki doğal seleksiyonu taklit ederek belli görevler için enzim geliştiren ilk araştırmacıydı. Bu yöntem artık enzim üretmede rutin olarak kullanılıyor.</p>
<p>George P Smith ve Sir ünvanlı Gregory Winter da bağışıklık sistemindeki zararlı bakteri ve virüsleri nötralize eden yeni antikorları evrimleştirmek için faj ya da bakteriyofajları (bakterileri enfekte eden virüsler) kullandı.</p>
<p><a href="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image004.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-11522" src="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image004.jpg" alt="" width="660" height="371" srcset="https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image004.jpg 660w, https://haberbt.b-cdn.net/wp-content/uploads/2018/10/image004-300x169.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 660px) 100vw, 660px" /></a></p>
<p>Bu yönteme de &#8220;faj göstergesi&#8221; adını verdiler.</p>
<p>İkilinin geliştirdiği yöntem, otoimmun hastalıklara karşı savaşırken metastatik kanseri de tedavi edebilen antikorları üretmek için kullanılıyor.</p>
<p>Arnold yaklaşık 999 bin dolar (9 milyon İsveç kronu) olan ödülün yarısını alırken, Smith ve Winter da ödülün diğer yarasını paylaşacak.</p>
<p>Geçen yılki Nobel Kimya Ödülü, biyolojik molekülleri görüntüleme çalışmaları ile Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson&#8217;a verilmişti.</p>
<p>Ödülü 2015 yılında Türkiye kökenli bilim insanı <strong>Aziz Sancar&#8217;ın da aralarında bulunduğu</strong> üç bilim insanı almıştı.</p>
<p><strong><em>Yakın geçmişte Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü kazanan isimler:</em></strong></p>
<ul>
<li>2016 &#8211; Qierre Sauvage, Sir J. Fraser Stoddart ve Berdard L. Feringa, dünyanın en küçük makinelerini geliştirdiler.</li>
<li>2015 &#8211; Aziz Sancar, Thomas Lindahl ve Paul Modrich, DNA onarımı alanında çalışmalar yaptılar.</li>
<li>2014 &#8211; Eric Betzig, Stefan Hell ve William Moerner, dokuların moleküler yapısına inen süper güçlü bir mikroskop geliştirdiler.</li>
<li>2013 &#8211; Michael Levitt, Martin Karplus ve Arieh Warshel, kimya deneylerini sanal ortama taşıdılar.</li>
<li>2012 &#8211; Robert Lefkowitz ve Brian Kobilka, insan vücudundaki milyarlarca hücrenin ortamlarını nasıl duyumsadıkları sorusuna ışık tutan çalışmalar yürüttüler.</li>
<li>2011 &#8211; Dan Schechtman, kristallerde yeni bir kimyasal yapı keşfetti.</li>
<li>2010 &#8211; Richard Heck, Ei-ichi Negishi ve Akira Suzuki, &#8220;organik sistemlerde paladyum çözücü çapraz bağlantı&#8221; yöntemini geliştirdiler.</li>
</ul>
<p>BBC TÜRKÇE 03.10.2018</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2018/10/08/nobel-kimya-odulu-protein-uretimi-calismalariyla-frances-arnold-george-p-smith-ve-gregory-wintera-verildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2017 Nobel Kimya Ödülü: Süper Soğuk Mikroskopi Metodu Nobel Ödülünü Kaptı</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/10/09/2017-nobel-kimya-odulu-super-soguk-mikroskopi-metodu-nobel-odulunu-kapti/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/10/09/2017-nobel-kimya-odulu-super-soguk-mikroskopi-metodu-nobel-odulunu-kapti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2017 15:02:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=8545</guid>

					<description><![CDATA[Biyokimyagerler Jacques Dubochet, Joachim Frank and Richard Henderson’a 2017 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandıran, karyo-elektron mikroskopinin icadından önce, bilim insanları hücreleri elektron mikroskobu altında incelemeden önce renklendirmek ya da sabitlemek durumundaydılar. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biyokimyagerler Jacques Dubochet, Joachim Frank and Richard Henderson’a 2017 Nobel Kimya Ödülü’nü kazandıran, karyo-elektron mikroskopinin icadından önce, bilim insanları hücreleri elektron mikroskobu altında incelemeden önce renklendirmek ya da sabitlemek durumundaydılar. Bu işlem sıklıkla, kırılgan biyolojik yapıların dağılmasına sebep oluyordu. Karyo-elektron terapi, bilim insanlarının hücrelere sanki doğal sıvı ortamlarındaymış (sanki vücudumuzdaymışlar) gibi bakmalarını mümkün kılıyor.</p>
<p>”Bu proteinlerin nasıl çalıştıklarını ve işlev gördüklerini anlamak için, sıvı bir çevredeki durumlarına bakmak kritik önem taşımaktadır,” diyor Amerikan Kimya Topluluğu başkanı Allison Campbell.</p>
<p>1975 yılında New York Eyalet Sağlık Departmanı’ndan Joachim Frank,  elektron mikroskobunun sağladığı sınırlı bilgiyi yüksek çözünürlüklü 3B görüntü ile birleştiren bir yöntemi teori haline getirdi. Daha sonraları kayro elektron mikroskopiyi mümkün kılan bu yazılıma algoritmalar üretmek için 10 yıldan fazla zaman harcadı.</p>
<p>1984 yılında Jacques Dubochet önderliğinde bir takım, elektron mikroskopisinin yaygın soğuk algınlığına neden olan bir virüsü görüntülemek için kullanıldığı bir makale yayınladı. Virüs, buzdan çok cama benzeyecek şekilde çok hızlı soğutulmuş ince bir su tabakası içinde korunuyordu. ”Geleneksel elektron mikroskopisi için biyolojik numune hazırlama sırasında faydalanılan bir yöntem sayesinde, viral parçacıklar, dehidrasyon, donma ya da yüzeyde toplanma gibi zararlardan korunmuş görünüyorlardı,” diye yazdı makalede bilim ekibi. ”Cam haline gelmiş numunelerden kayro-elektron mikroskopi, gözlemler için diğer elektron mikroskopi metotlarına oranla daha yüksek çözünürlük imkanı sunuyordu.” 1990 yılında, Richard Henderson, bakteriyel proteinin her bir atomunun gözükmesine imkan tanıyacak kadar yüksek çözünürlükteki ilk resmini yayınladı.</p>
<p>O zamandan beri, bilim insanları, yüzden fazla molekülü incelemek için karyo-elektron mikroskopi yöntemini kullandılar; acı biberin ağzımızı yakmasına neden olan proteinler, Zika hücreleri, Alzheimer hastalığı ile ilgili plaklar, antibiyotiğe direnç geliştirmeye neden olan proteinler, bunlardan sadece bir kaç tanesi. Bu proteinlere ait, daha keskin ve yüksek çözünürlüklü görüntülerin elde edilmesi, yol açtıkları hastalıklara karşı, bilim insanlarına yeni ilaçlar ve tedaviler geliştirmeleri konusunda yardımcı olacaktır. ”Araştırmalarda aktif olduğum dönemlerde böyle bir imkana sahip olmayı isterdim,” diyor Campbell. ”Potansiyel anlaşılacaktır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://popsci.com.tr/">https://popsci.com.tr</a>  05.10.2017</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/10/09/2017-nobel-kimya-odulu-super-soguk-mikroskopi-metodu-nobel-odulunu-kapti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BASF Türkiye’nin ‘NOBEL’ Hamlesi</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/03/20/basf-turkiyenin-nobel-hamlesi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/03/20/basf-turkiyenin-nobel-hamlesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Mar 2017 01:27:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=6231</guid>

					<description><![CDATA[BASF, Türkiye’nin her ilinde bir okulda kimya laboratuvarı kurmak için yola çıktığı projesinde yılsonuna kadar hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Türkiye ekonomisinde katma değeri arttırmak için kimyanın kritik önem taşıdığını söyleyen BASF [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">BASF, Türkiye’nin her ilinde bir okulda kimya laboratuvarı kurmak için yola çıktığı projesinde yılsonuna kadar hedefine ulaşmayı amaçlıyor. Türkiye ekonomisinde katma değeri arttırmak için kimyanın kritik önem taşıdığını söyleyen BASF Türkiye CEO’su Buğra Kavuncu, “Bu proje sayesinde bir Aziz Sancar hoca daha çıkabilir. Eğitime öncelik vermemizin sebebi o, ülke ekonomisini başka türlü kalkındırmanın yolu da yok” diyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">HİNDİSTAN ve Güney Kore gibi ülkelerin son 20 yılda sağladıkları ekonomik başarıların temelinde doğru tasarlanmış bilim ve teknoloji politikaları yatıyor. Türkiye’nin de ekonomik gelişimini sürdürmesi için bilim ve teknolojiye ağırlık vermesi gerektiği birçok uzman tarafından dile getiriliyor. Bunun için de inovasyon çarklarının çalışması, üretilen ürünlerin katma değerinin artması, sonucunda daha küresel markaların Türkiye’den çıkması gerekiyor. İnovasyon için eğitimin olmazsa olmaz olduğu bir gerçek. Dolayısıyla eğitim alanındaki sosyal sorumluluk projeleri ülkemiz için kritik önem taşıyor. Kimya devi BASF’nin, Türkiye’de 6 yıldır uyguladığı ve bu yıl tamamlamayı planladığı “81 İlde 81 Kimya Laboratuvarı” projesi, bunlardan biri. Proje kapsamında şirket, Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içerisinde maddi imkânlardan yoksun okullarda yeni kimya laboratuvarları kuruyor ya da mevcut laboratuvarları modern ekipmanlarla yenileme yoluna gidiyor. BASF Türkiye CEO’su Buğra Kavuncu, cari açığın en büyük sebebinin enerjiden sonra kimya olduğunu söyleyerek, “Ülkemizde cari açığın yüzde 25-30’u kimya kaynaklı. Hammaddede yurtdışına bağımlıyız. Kimya üretiminin artması ülke ekonomisi için önemli. Biz de gençler ve çocuklar arasında kimya ve bilime olan ilgiyi arttırmaya çalışıyoruz” diyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>DAHA FAZLA SANCAR HOCA</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">“81 İlde 81 Kimya Laboratuvarı” çerçevesinde, Anadolu’nun en ücra kasabalarına kadar Türkiye’nin her ilinde, bugüne kadar eğitim olanaklarından diğer bölgelere göre daha az faydalanabilmiş yörelerdeki birçok lisenin laboratuvarı yenilendi, bazılarına da ilk kez laboratuvar yaptırıldı. Bugün itibariyle, 70 farklı şehirde 70 laboratuvarın yapım ve yenileme çalışmaları tamamlandı. BASF, yıl sonuna kadar 81 ilde 81 kimya laboratuvarı hedefine ulaşmayı amaçlıyor. BASF Türk CEO’su Buğra Kavuncu, “Aziz Sancar hocamızın Nobel Kimya Ödülünü almasını Türkiye olarak ayakta alkışladık. Gerçekten bu ülkenin çocuklarının dünya medeniyetine yapacağı büyük katkılar var. Bu proje sayesinde Bir Aziz Sancar hoca daha çıkabilir. Kelebek etkisi gibi… Eğitime öncelik vermemizin sebebi o, ülke ekonomisini başka türlü kalkındırmanın yolu da yok” diyor. Türkiye’nin, Macaristan’ın doğu kısmından Güney Kore’ye uzanan bölgeye bakıldığında, sanayisi en gelişmiş ülke olduğunu ve bu açıdan da şanslı olduğunu söyleyen Kavuncu, “Rusya’nın toplam ihracatının içerisinde yüzde 16-17’lik kısmı sanayi ürünleri, kalanı petrol ve doğalgaz. Bizim 150 milyar dolarlık ihracatımızın yüzde 80’i sanayi ürünlerinden geliyor. Bu çok büyük bir değer. Bölgede sanayisi bu kadar gelişmiş ve çeşitlenmiş başka ülke yok. Bu bir güç ama kilogram fiyatı düşük ürünlerle, katma değeri olmayan ürünlerle bir yere gitmemiz mümkün değil. Türkiye’yi hep Güney Kore ile kıyaslıyorlar. Doğru bir kıyaslamadır. Ancak Güney Kore’nin toplam ihracatı içerisindeki katma değeri yüksek veya teknolojik ürünlerin oranı yüzde 20-25’lerde. Bizde hala yüzde 1.5 civarında. Birim fiyatı düşük ürün ihraç ederek, istediğimiz kalkınmayı sağlamamız çok zor. Onun için eğitim çok önemli. Biz de kimya şirketiyiz, 81 ilde 81 laboratuvar açıp ülkemize öyle bir faydamız olsun istedik” diyor.</span></p>
<p class="p2"><span class="s2"><b>GÜNEY KORE ÖRNEĞİ</b></span><span class="s1"><br />
</span><span class="s2">KAVUNCU, katma değeri yüksek ürün üretilmesiyle Türkiye’nin ihracatının değerinin de artacağını belirterek, “Bugün Güney Kore ürettiği bir kilogram malı ortalama 3-4 dolara satıyorsa ve siz hala ortalamada 1 dolarlar civarında satıyorsanız, demek ki ürettiğiniz ürünün katma değeri halen düşük. Yani bir cep telefonunun maliyeti bellidir. Ama içindeki know-how ve inovasyon öyle yüksektir ki, siz öyle bir değerle satarsınız ki zaten maliyetinizi çok rahat bir şekilde kapatırsınız. Dolayısıyla eğitimin, daha yaratıcı, daha inovatif, daha yeni, daha orijinal ürünlerin üretilmesi, Türkiye’de Ar-Ge ile ilgili atılmış bir takım teşviklerin içinin doldurulması anlamında çok büyük önemi var. Sonuçta katma değerli inovatif fikirler insanlardan çıkacak. Başka Türkiye’nin ülke olarak çıkışı da yok. Muhakkak o devrimi ve dönüşümü yapmak zorundayız” şeklinde konuşuyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p2"><span class="s2"><b>150 TANE İSTANBUL EKLENECEK</b></span><span class="s1"><br />
</span><span class="s2">2050 yılında dünya nüfusuna 2 milyar kişi ekleneceğini vurgulayan Kavuncu, “150 tane İstanbul eklenecek. Dünya şu anda bile ürettiğinden fazlasını tüketiyor. Ki 2050’de bu nüfusun yüzde 70’i şehirlerde yaşayacak. Bu nüfusun kaliteli şekilde yaşamasını, doğru beslenmesini, temiz su kaynaklarına ulaşmasını, verimli şekilde enerjiyi kullanmasını sağlamak için kimyaya ihtiyacınız var. Mesela şehirde en çok kirliliğe neden olan unsurlardan biri araçlar. Şimdi alternatif yakıtlı araçlar üzerine veya araçları hafifletme yönünde çalışmalarımız var. Araçlardaki ağırlığı azaltarak yakıt tüketimini azaltıyor dolayısıyla karbondioksit emisyonunu da azaltmış oluyor. Artan nüfus, iklim değişikliği vesaire bütün bunları alt alta üst üste koyduğunuzda yeni neslin de kimyayı anlaması, dokunması, öğrenmesi lazım” diyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><b>GELECEĞİ TASARLAYANA RÖNESANS DESTEĞİ  </b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">ÜNİVERSİTE öğrencilerine sürdürülebilirlik kültürünü kazandırmak hedefiyle yürütülen “Sürdürülebilir Geleceği Tasarla” projesinde 3. yılını kutlayan Rönesans Holding, proje kapsamındaki yarışma ile de Türkiye’nin dört bir köşesindeki gençleri keşfediyor, ödüllendiriyor. Yarışmada gençler her yıl yaratıcı, yeşil ve çevre dostu projeleriyle öne çıkmayı başarıyor. Bu yıl da proje kapsamında gerçekleştirilen yarışmada başvurular tamamlandı, mart ayı içerisinde gerçekleşen değerlendirme sonrası kazanan ekipler özel bir törenle açıklanacak. Sürdürülebilirlik kültürünü geliştirmek için yola çıkan söz konusu projede, aynı zamanda yeşil ve çevre dostu malzeme kullanımı ile yapım teknikleri konusunda yeni yaklaşım sunan alternatif fikirlerin üretilmesi hedefleniyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">HÜRRİYET 16.03.2017</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/03/20/basf-turkiyenin-nobel-hamlesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TAKEV TÜBİTAK birincileri ABD bilim fuarında</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/03/12/takev-tubitak-birincileri-abd-bilim-fuarinda/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/03/12/takev-tubitak-birincileri-abd-bilim-fuarinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Mar 2017 15:58:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=6095</guid>

					<description><![CDATA[İzmir&#8217;deki TAKEV Fen ve Anadolu Lisesi&#8217;nin geçen yıl TÜBİTAK Türkiye birinciliği elde eden kimya projesi, bu yıl ABD&#8217;de yapılacak INTEL ISEF Bilim Fuarı&#8217;ndan davet aldı.  TAKEV Fen ve Anadolu Lisesi [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">İzmir&#8217;deki TAKEV Fen ve Anadolu Lisesi&#8217;nin geçen yıl TÜBİTAK Türkiye birinciliği elde eden kimya projesi, bu yıl ABD&#8217;de yapılacak INTEL ISEF Bilim Fuarı&#8217;ndan davet aldı. </span><span class="s2"><br />
</span><span class="s1">TAKEV Fen ve Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı, TÜBİTAK Türkiye birincisi proje, ABD de yapılan ve dünyanın en prestijli bilim fuarı olan INTEL ISEF&#8217;den davet aldı. Öğrencilerden Dilge Kocabaş ve Dilara Örtel, mayıs ayında tüm dünyadan fuara katılan binlerce başarılı proje ile yarışarak Türkiye&#8217;yi temsil edecek.<br />
</span><span class="s2"><br />
</span><span class="s1">&#8220;Yasadışı Madde Tayin Eden Biyodedektifler: Apta-Lipozomlar&#8221; konulu kimya projesi ile hem yasadışı maddelerle ilgili nitelikli bir bilimsel çalışma ortaya koyan hem de yasadışı madde kullanımı konusunda farkındalık yaratıp dikkat çekmeye hedefleyen öğrencilerin projesi geçen yıl 47. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması&#8217;nda Türkiye birinciliği elde etmişti. TAKEV Fen ve Anadolu Lisesi öğrencileri Dilge Kocabaş ve Dilara Alev Örtel, bu yıl aynı proje ile TÜBİTAK tarafından ABD&#8217;de ülkemizi temsil etmeye aday gösterildi ve ABD Bilim Fuarı&#8217;ndan davet aldı. TAKEV&#8217;li gençler 14-19 Mayıs 2017 tarihleri arasında ABD&#8217;de California&#8217;da düzenlenecek olan dünyanın en büyük ve prestijli proje yarışması olan Intel-ISEF Mühendislik Fuarı&#8217;na katılacak.</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">HÜRRİYET 10.03.2017</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/03/12/takev-tubitak-birincileri-abd-bilim-fuarinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MIT araştırmacıları bilinen en kuvvetli ve en hafif malzemeyi tasarladı</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/01/25/mit-arastirmacilari-bilinen-en-kuvvetli-ve-en-hafif-malzemeyi-tasarladi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/01/25/mit-arastirmacilari-bilinen-en-kuvvetli-ve-en-hafif-malzemeyi-tasarladi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jan 2017 03:14:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Teknoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=5449</guid>

					<description><![CDATA[MIT’deki bilim insanları, bilinen en güçlü malzemeyi ürettiğini duyurdu. Bu madde çelikten 10 kat daha kuvvetli ancak çeliğin %5’i kadarlık bir ağırlığa sahip. Malzeme, karbonun iki boyutlu bir hali olan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">MIT’deki bilim insanları, bilinen en güçlü malzemeyi ürettiğini duyurdu. Bu madde çelikten 10 kat daha kuvvetli ancak çeliğin %5’i kadarlık bir ağırlığa sahip. Malzeme, karbonun iki boyutlu bir hali olan grafene ait tabakaları bastırarak ve kaynaştırarak elde ediliyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İki boyutlu halinde grafenin en kuvvetli malzeme olduğu düşünülüyor. İki boyutlu bu gücü faydalı üç boyutlu malzemelere dönüştürmek araştırmacıların biraz düşünmesine yol açtı.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>Her şey geometrik dizilimle ilgili</b></span></p>
<p class="p1"><span class="s1">3 boyutlu geometrik dizilim en önemli olan konu. Grafene ilave olarak benzer şekilde kuvvetli ve hafif malzemeler yapılabilir ve benzer geometrik özelliklere sahip malzemeler üretilebilir. Geometrinin baskın bir faktör olduğu vurgulanıyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">İki boyutlu malzemeler genelde bir atom kalınlığında, ancak diğer boyutta sınırsız ilerleme yapabilen malzemelerdir, bunların kuvveti çok büyüktür ve benzersiz elektriksel özelliklere sahiptir. Son derece ince olmaları nedeniyle onlar 3 boyutlu malzemelerde ve dolayısıyla araçlar, binalar veya cihazlar yapmak için pek uygun değiller. Bu iki boyutlu malzemeleri üç boyutlu yapılara dönüştürebilirsek işler çok farklı olacaktır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Burada önerilen çözüm, grafeni ısı ve basınç birlikteliğinde muamele etmektir. Böylelikle kuvvetli ve kararlı bir yapı elde ediliyor ve biçimi bazı mercanlara ve diatom olarak bilinen, mikroskopik canlılara benziyor. Bu yeni yapıların devasa yüzey alanı (hacimlerine göre) ile son derece kuvvetli olduğu kanıtlandı.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Kâğıdın gücü uzunluk ve genişlik boyunca çok fazla değildir ve kolaylıkla buruşturulabilir. Örneğin tüp şekline getirilirse, aniden tübün uzunluğu boyunca kuvveti çok büyük olur ve ciddi oranda ağırlığı taşıyabilir. Benzer şekilde, grafen tabakalarının geometrik dizilimi çok kuvvetli olur.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>Diğer uygulamalar</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s2">Son derece büyük bir kuvvet ve hafiflik gerektiren diğer uygulamalarda da malzemenin faydalı olabileceği belirtiliyor. Grafen veya keşfedilen geometrinin polimerler veya metaller gibi başka malzemelerle denenmesi söz konusu olabilir. Maliyet, işleme yöntemleri veya diğer malzeme özellikleri (şeffaflık veya elektriksel iletkenlik gibi) açısından benzer avantajlar elde edilebilecektir.</span><span class="s1"><br />
</span><span class="s2">Test amaçlı olarak yapının 3D yazıcı ile alınmış hali, doğal boyutun binlerce kat büyütülmüş haline karşılık geliyor. Gerçek sentezde kalıp olarak polimer veya metal parçacıkları kullanılabilir ve kimyasal buhar biriktirme yöntemi ile grafen kaplaması yapılabilir ve ardından ısı ile basınç uygulamasına geçilebilir, ondan sonra polimer veya metal kalıp kimyasal ya da fiziksel olarak ayrılabilir ve böylece 3D grafen “gyroid” halinde elde edilmiş olur.</span></p>
<p><iframe loading="lazy" width="696" height="392" src="https://www.youtube.com/embed/VIcZdc42F0g?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></p>
<p class="p4"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Aynı yöntem betonda da kullanılabilir. Bu gözenekli yapı oldukça kuvvetli olacaktır. İçinde bol miktarda hava taşıyacağı için iyi bir yalıtkan özellik de elde edilecektir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yapı çok küçük gözeneklerle kaplı olduğu için, malzeme aynı zamanda bazı süzme sistemlerinde de (su veya kimyasal üretim için) denenebilir. Araştırmacılara göre, türetilen matematiksel tanımlayıcılar geniş uygulama alanlarında kullanılmayı kolaylaştırabilir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Araştırma Deniz Kuvvetleri Araştırmaları Ofisi, Savunma Bakanlığı, Çok Disiplinli Üniversite Araştırmaları Girişimi ve BASF-Kuzey Amerika İleri Mamlzeme Araştırma Merkezi tarafından destekleniyor.</span></p>
<p class="p6"><span class="s4"><b>Kaynak:</b> <a href="http://www.kurzweilai.net/mit-researchers-design-one-of-the-strongest-lightest-materials-known"><span class="s5">kurzweilai.net</span></a></span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">BİLİM  16.01.2017</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2017/01/25/mit-arastirmacilari-bilinen-en-kuvvetli-ve-en-hafif-malzemeyi-tasarladi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerli Linterden Nanokristalin Selüloz (NCC) Üretildi</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/12/07/yerli-linterden-nanokristalin-seluloz-ncc-uretildi/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/12/07/yerli-linterden-nanokristalin-seluloz-ncc-uretildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2016 23:23:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=4784</guid>

					<description><![CDATA[Yerli Linterden Nanokristalin Selüloz (NCC) Üretildi. Ülkemizin linter kaynaklarından nanokristalin selüloz (NCC) üretilmiştir. Gelecekte kritik öneme sahip bir malzeme olacağı düşünülen, eşsiz özelliklere sahip nanokristalin selüloz, ülkemizin yeterince faydalanamadığı linter [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Yerli Linterden Nanokristalin Selüloz (NCC) Üretildi. Ülkemizin linter kaynaklarından nanokristalin selüloz (NCC) üretilmiştir. Gelecekte kritik öneme sahip bir malzeme olacağı düşünülen, eşsiz özelliklere sahip nanokristalin selüloz, ülkemizin yeterince faydalanamadığı linter hammaddesinden başarı ile üretilmiştir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Yıldız Teknik Üniversitesi<b>,</b> Kimya-Metalurji Fakültesi, Metalürji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve ekibi danışmanlığında gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında yerli linter hammaddeleri kullanılarak, hem doğa dostu hem de yüksek performanslı nanokristalin selüloz elde edilmiştir. Üretilen nanokristalin selüloz “<b>Nanolinter</b>®” markası ile tescil edilmiş ve Avrupa Patent başvurusu yapılmıştır.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Pamuk endüstrisinin bir yan ürünü olan linter; kağıt para, izolasyon malzemesi gibi ürünlerin üretilmesinde kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde halihazırda katma değeri yüksek bir ürüne dönüştürülememiştir. Nano boyutta üretilen Nanokristalin selüloz; paslanmaz çeliğin 8, alüminyum alaşımlarının ise yaklaşık 25-30 katı çekme dayanımına sahiptir. Bu nedenle yüksek performanslı kompozit malzemelerin yapısında kullanılmaya oldukça elverişli olan nanokristalin selüloz, aramid, karbon ve cam fiberler gibi yaygın olarak kullanılan katkı malzemelerine göre mekanik dayanım yönünden üstün iken, yine o malzemelere göre daha düşük özkütleye sahip olması nedeniyle hafiflik de sağlamaktadır. Bu özellikleriyle kompozit sanayisi gibi yüksek dayanım ve hafifliğin önemli olduğu sektörlerde parlak bir potansiyele sahiptir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Ayrıca reoloji özelliği ile ilaç, kozmetik, boya, kimya, polimer endüstrilerinin katkı maddesi olarak kullanabileceği biyouyumlu ve biyoçözünür bir üründür.  </span><span class="s1">Türkiye’de bol miktarda bulunan linter maddesinden elde edilen </span><span class="s3"><b>Nanolinter®</b></span><span class="s1"> endüstriyel simbiyoz faydasının yanı sıra; ülkemizde yerli olarak üretilen ilk nanokristalin selüloz ürünüdür.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Nanokristalin selüloz uygulandığı malzemeye yüksek dayanım katarken, doğal kaynaklardan üretilmesi nedeniyle çevreye zarar vermemektedir. Otomotiv, uçak, kompozit sanayileri gibi yüksek dayanım ve hafifliğin olmazsa olmaz olduğu sektörlerde parlak bir potansiyele sahip olan nanokristalin selüloz, çevreye duyarlı yapısı nedeniyle de eşsiz bir malzemedir.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p1"><span class="s1">Üretilen NCC’nin teknik özelliklerine <span class="s4">www.nanolinter.com</span> adresinden ulaşılabilir</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/12/07/yerli-linterden-nanokristalin-seluloz-ncc-uretildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın en prestijli bilim kuruluşlarından Sigma Xi&#8217;ye Türk üye</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/10/21/dunyanin-en-prestijli-bilim-kuruluslarindan-sigma-xiye-turk-uye/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/10/21/dunyanin-en-prestijli-bilim-kuruluslarindan-sigma-xiye-turk-uye/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2016 23:49:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=4163</guid>

					<description><![CDATA[Türk bilim insanı Yurdacan, Sigma Xi’ye kabul edildi- Yurdacan, kuruluşa seçilen en genç kadın üye oldu.   Bilimsel çalışmalarını ABD&#8217;de yürüten Türk kimyager Dr. Hayriye Merve Yurdacan, üyeleri arasında Albert [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Türk bilim insanı Yurdacan, Sigma Xi’ye kabul edildi- Yurdacan, kuruluşa seçilen en genç kadın üye oldu.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Bilimsel çalışmalarını ABD&#8217;de yürüten Türk kimyager Dr. Hayriye Merve Yurdacan, üyeleri arasında Albert Einstein, Enrico Fermi, Francis Crick ve James Watson gibi Nobel ödüllü bilim insanlarının olduğu dünyanın en eski ve prestijli bilim topluluklarından Sigma Xi&#8217;ye üye seçildi.</span></p>
<p>ABD&#8217;nin önde gelen teknoloji firmalarından Intel&#8217;de Proses Geliştirme Uzman Mühendisi olarak çalışan Merve Yurdacan, Sigma Xi Komisyonu tarafından aday gösterilmesinin ardından kuruluşun Kuzeybatı Amerika Kurul üyeliğine seçildi. Yurdacan, kuruluşa seçilen en genç kadın üye oldu.</p>
<p>Yurdacan, üyeliğe giden sürecin Güney California Üniversitesi&#8217;nde (USC) Türk Öğrenci Derneği Başkanlığı yaptığı dönemde başladığını belirterek “Aynı dönem üniversitenin Profesyonel Öğrenciler Birliği Senatosuna seçildim. Senatör olarak görevlerimden biri de Beyaz Saray&#8217;da görüşmeler yaparak öğrencilerin ihtiyacı olan bilim fonlarının artırılması konusunda çalışmaktı. Washington DC ziyaretlerim sırasında Sigma Xi&#8217;nin yönetim kurulu üyelerinden biriyle tanıştım. Yaptığım çalışmalar ilgisini çekti ve beni kurula aday gösterdi. Üyelik koşullarını sağlayabilmek için birçok patentle birlikte, referans gösterilen makalelere sahip olmak ve ulusal alanda tanınırlık gerekiyor. Hem bilimsel hem sosyal projeler yönünden yeterlilik şartı aranıyor.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Komitede, üstün başarı gösteren bilim insanlarına fon sağlanması ve kadınların bilime aktif katılımı konularında görev alacağını ifade eden Yurdacan, &#8220;Kadınların bilimde temsilinin artması konusunda çalışmalar yapacak olmak beni heyecanlandırıyor.&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Türkiye için planlarım var&#8221;</b></p>
<p>Türkiye&#8217;nin her zaman aklında olduğunu söyleyen Yurdacan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p class="p2"><span class="s1">&#8220;<i>Kendi memleketim için de bir şeyler yapmak istiyorum. Edirne Uzunköprü&#8217;nün yıllardır en büyük sorunlarından biri Ergene Nehri&#8217;nin temizlenmesidir. Bu projeye ben de kendi çalışmalarım ışığında katkıda bulunabilmeyi çok isterim. Bunun yanı sıra yurt dışında yüksek öğrenim yapmak isteyen Türk gençlerine yardımcı olmak, yol göstermek çok önemli. Uzun vadeli Türkiye planlarımdan biri de mezun olduğum Yeditepe Üniversitesi&#8217;nde tam teşekküllü Polimer Geliştirme ve Karakterizasyonu Laboratuvarı kurabilmek.&#8221;</i></span></p>
<p class="p2"><span class="s1">Yeditepe Üniversitesi&#8217;nde Kimya Mühendisliği eğitimi alan Yurdacan, üniversite yıllarında değişim öğrencisi olarak gittiği ABD&#8217;de, USC&#8217;de yaz dönemi araştırmacısı olarak görev yaptı. Yurdacan, daha sonra üniversitenin kimya bölümünde doktora eğitimini tamamladı. 2011&#8217;de kimya alanında &#8220;En İyi Öğretim Üyesi&#8221; seçilen Yurdacan, 2014 yılında USC Eğitimde Mükemmellik Merkezi tarafından &#8220;Üstün Başarılı Asistan Ödülü&#8221;ne layık görüldü.</span></p>
<p>Elazığ doğumlu Yurdacan,10 yıldır ABD&#8217;de bilimsel araştırmalarına devam ediyor ve Intel&#8217;deki görevi dışında USC&#8217;den profesörlerle geliştirdiği su arıtma projesi üzerinde çalışıyor. Bu projeyle daha az enerji ve az maliyetle kirli suyu ya da deniz suyunu temiz suya çevirmeyi hedeflediklerini belirten Yurdacan&#8217;ın, USC ile devam eden bilimsel çalışmalarından dört patenti bulunuyor.</p>
<p class="p2"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p2"><span class="s1">YENİŞAFAK  17.10.2016</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/10/21/dunyanin-en-prestijli-bilim-kuruluslarindan-sigma-xiye-turk-uye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nobel Kimya Ödülü ‘moleküler makineler’e</title>
		<link>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/10/08/nobel-kimya-odulu-molekuler-makinelere/</link>
					<comments>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/10/08/nobel-kimya-odulu-molekuler-makinelere/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Oct 2016 19:19:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HABER]]></category>
		<category><![CDATA[Kimya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://haberbilimteknoloji.com/?p=4053</guid>

					<description><![CDATA[Geçen sene Aziz Sancar’ın da kazananlar arasında yer aldığı Nobel Kimya Ödülü, bu sene dünyanın en küçük makinesini geliştiren Fransız Sauvage, İngiliz Stoddart ve Hollandalı Feringa&#8217;ya verildi.   İsveç&#8217;teki Nobel [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Geçen sene Aziz Sancar’ın da kazananlar arasında yer aldığı Nobel Kimya Ödülü, bu sene dünyanın en küçük makinesini geliştiren Fransız Sauvage, İngiliz Stoddart ve Hollandalı Feringa&#8217;ya verildi.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p2"><span class="s1">İsveç&#8217;teki Nobel Komitesi, Kimya Ödülü&#8217;nün &#8220;moleküler makinelerin tasarımı ve üretimi&#8221; alanındaki çalışmaları nedeniyle Fransız Jean-Pierre Sauvage, İngiliz Sir J. Fraser Stoddart ve Hollandalı Bernard L. Feringa arasında paylaştırıldığını açıkladı.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">İsveç Kraliyet Bilim Akademisi, düzenlediği basın toplantısında, Sauvage, Stoddart ve Feringa&#8217;nın &#8220;gerekli enerji sağlandığında verilen görevi yerine getirebilen, hareketleri kontrol edilen moleküller geliştirdikleri&#8221; için Nobel Kimya Ödülü&#8217;ne lâyık görüldüklerini belirtti.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Akademi&#8217;den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><i>&#8220;Bilgisayarın gelişimi, teknolojinin minyatür hale getirilmesinin nasıl devrime yol açtığını göstermektedir. Bu yılki Nobel Kimya Ödülü sahipleri, makineleri minyatürleştirerek kimyayı yepyeni bir boyuta taşıdı. Moleküler makinelerle ilgili ilk adım, 1983&#8217;te halka şeklindeki iki molekülü bir zincir oluşturacak şekilde bir araya getirmeyi başaran Jean-Pierre Sauvage tarafından atıldı. İkinci adım ise Fraser Stoddart tarafından 1991&#8217;de atıldı. Stoddart, moleküler bir zinciri moleküler bir eksen üzerine yerleştirip zincirin eksen boyunca hareket etmesini sağladı. Bernard Feringa da 1999&#8217;da ilk moleküler motoru geliştirdi.&#8221;</i></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Sauvage, Stoddart ve Feringa, 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 3 milyon lira) tutarındaki ödülü paylaşacak. Üç bilim adamına, Alfred Nobel&#8217;in ölüm yıl dönümü 10 Aralık&#8217;ta düzenlenecek ödül töreninde birer diploma ve altın madalya da verilecek.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>Madalya neyi anlatıyor?</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü kazananlara ödüllerinin takdim edildiği akşam bir de İsveçli heykeltıraş ve gravürcü Erik Lindberg tarafından tasarlanan madalya veriliyor.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">İsveç Kraliyet Bilim Akademisi&#8217;nin fizik ve kimya alanlarında ödül kazananlara takdim ettiği madalyasına Mısır&#8217;ın en büyük tanrıçası İsis&#8217;e benzeyen bir doğa tanrıçası işli. Bulutların arasından çıkan tanrıça, kolları arasında bereketi simgeleyen bir boynuz tutuyor. Madalyada tanrıçanın yüzünü örten peçeyi ise &#8220;Bilim&#8217;in Dahisi&#8221; açıyor.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Madalyada aynı zamanda Vergilius&#8217;un Aeneid adlı eserinden &#8220;Inventas vitam juvat excoluisse per artes&#8221; ifadesi bulunuyor. Latince ifade, &#8220;Yeni buluşlar, sanatla güzelleşen hayatı daha da zengin kılar&#8221; anlamına geliyor.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Nobel ödülünü kazananlar için İngilizce &#8220;Nobel Laureates&#8221; ifadesi kullanılıyor. &#8220;Laureate&#8221; sözcüğü, defne dalları ve yapraklarından yapılan taç anlamına geliyor. Antik Yunan&#8217;da müziğin, güzel sanatların, güneşin, ateşin ve şiirin tanrısı olan Apollon tarafından takılan defne tacı, spor müsabakalarının ve şiir yarışmalarının kazananlarına &#8220;gurur sembolü&#8221; olarak armağan ediliyordu.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>2001&#8217;den bu yana Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü kazananlar</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2001: William Knowles (ABD), Ryoji Noyori (Japonya), Barry Sharpless (ABD)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2002: John Fenn (ABD), Koichi Tanaka (Japonya) ve Kurt Wüthrich (İsviçre)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2003: Peter Agre (ABD), Roderick MacKinnon (ABD)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2004: Aaron Ciechanover (İsrail), Avram Hershko (İsrail), Irwin Rose (ABD)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2005: Yves Chauvin (Fransa), Robert H. Grubbs ve Richard R. Schrock (ABD)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2006: Roger D. Kornberg (ABD)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2007: Gerhard Ertl (Almanya)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2008: Roger Tsien (ABD), Martin Chalfie (ABD) ve Osamu Shimomura (Japon)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2009: Venkatraman Ramakrishnan ve Thomas Steitzile (ABD) ile Ada Yonath (İsrail)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2010: Richard Heck, Ei-ichi Negishi (ABD) ve Akira Suzuki (Japon)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2011: Dan Shechtman (İsrail)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2012: Robert J. Lefkowitz ve Brian K. Kobilka (ABD)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2013: Martin Karplus (Avusturya), Michael Levitt (Güney Afrika) ve Arieh Warshel (İsrail)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2014: Eric Betzig (ABD), Stefan W. Hell (Romanya) ve William E. Moerner (ABD)</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">2015: Thomas Lindahl (İsveç), Paul Modrich (ABD) ve Aziz Sancar (Türkiye)       </span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>Nobel Kimya Ödülü’nü 4 kadın aldı</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">1901 ve 2014 yılları arasında 107 kez Nobel Kimya Ödülü verildi. Toplam 172 kişiye layık görülen ödüllerden 23&#8217;ü 2 kişi, 21&#8217;si ise 3 kişi arasında paylaştırıldı.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Nobel Kimya Ödülü&#8217;ne şimdiye kadar sadece 4 kadın layık görüldü: Marie Curie (1911) , Curie&#8217;nin kızı Irene Joliot-Curie (1935), Dorothy Crowfoot Hodgkin (1964) ve Ada Yonath (2009).</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü alan en genç bilim adamı Frederic Joliot oldu. Joliot, 1935 yılında ödülü aldığında 35 yaşındaydı.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Nobel Kimya Ödülü verilen en yaşlı bilim adamı ise 2002&#8217;de 85 yaşındayken ödüle layık görülen John B. Fenn oldu.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">1911&#8217;de Nobel Kimya Ödülü&#8217;ne layık görülen Marie Curie, 1903&#8217;te de Nobel Fizik Ödülü&#8217;nü kazanmıştı. 1954&#8217;te Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü alan Linus Pauling, 1962&#8217;de de Nobel Barış Ödülü&#8217;ne layık görülmüştü. Frederick Sanger ise 1958 ve 1980 yıllarında iki kez Nobel Kimya Ödülü&#8217;nün sahibi oldu.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>Curie ailesinin Nobel başarısı</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Curie ailesi, evlerine 6 Nobel Ödülü götürerek Nobel tarihindeki en başarılı aile oldu. Marie ve Pierre Curie çifti, ilk ödüllerini 1903&#8217;te fizik alanında kazandı. Marie Curie, 1911&#8217;de bu kez Nobel Kimya Ödülü&#8217;ne layık görüldü. Çiftin tıpkı kendileri gibi bilim alanında kariyer yapan büyük kızları, Irene Joliot-Curie, 1935&#8217;te eşi Frederic Joliot ile Nobel Kimya Ödülü&#8217;nün sahibi oldu. Curie çiftinin UNICEF için çalışan küçük kızları Eve Curie&#8217;nin eşi Henry R. Labouisse ise 1965&#8217;te UNICEF adına Nobel Barış Ödülü&#8217;nü aldı.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>Ödülünü alamayanlar</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Nobel Kimya Ödülü&#8217;nü kazanan iki Alman bilim adamı, ödüllerini alamadı. Nobel Komitesi, Kimya Ödülü&#8217;nü 1938 yılında Richard Kuhn ve 1939&#8217;da da Adolf Butenandt&#8217;a verdi. Kuhn ve Butenandt, Nazi lideri Adolf Hitler&#8217;in yasak getirmesi sonucu ödüllerini alamadılar. 1939&#8217;da Nobel Tıp Ödülü&#8217;ne layık görülen Gerhard Domagk da aynı yasak nedeniyle ödül törenine katılamadı. Üç bilim adamı, sonraki yıllarda diploma ve madalyalarına kavuştu ancak para ödüllerini alamadılar.</span></p>
<p class="p2"><span class="s1"><b>Barış Ödülü Cuma açıklanacak</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1">İsveç Kraliyet Bilim Akademisi, cuma günü Barış Ödülü&#8217;nün, 12 Ekim pazartesi de Ekonomi Ödülü&#8217;nün sahibini açıklayacak. Nobel Edebiyat Ödülü&#8217;nün ne zaman açıklanacağı ise henüz kesinlik kazanmadı.</span></p>
<p class="p3"><span class="s1">Bilim dünyasının en prestijli ödülü için adaylar, her bir alan için oluşturulan komite üyeleri tarafından belirleniyor. Akademi üyelerinin yaptığı oylamada da oyların çoğunu alan aday, ödülün sahibi oluyor.</span></p>
<p class="p4"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p4"><span class="s1"> </span></p>
<p class="p4"><span class="s1">ALJAZEERA  05.10.2016</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberbilimteknoloji.com/2016/10/08/nobel-kimya-odulu-molekuler-makinelere/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>

<!--
Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: https://www.boldgrid.com/w3-total-cache/?utm_source=w3tc&utm_medium=footer_comment&utm_campaign=free_plugin

Page Caching using Disk: Enhanced 
Content Delivery Network via haberbt.b-cdn.net
Minified using Disk

Served from: www.haberbilimteknoloji.com @ 2026-08-13 04:35:49 by W3 Total Cache
-->