Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı

0

Dünyanın dört bir yanındaki 60 başarılı bilim insanı, İstanbul’daki TÜBİTAK Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı’nda buluştu.

TÜRKIYE Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 3’üncü kez 24-25 Aralık 2015 tarihlerinde İstanbul’da ‘Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayı’ düzenledi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, Kanada, Japonya, İngiltere başta olmak 11 ülkede görev yapan 60 Türk akademisyen katıldı. Kurultayda konuşan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Orkun Hasekioğlu, “Geri dönmek isterseniz, başımızın üstünde yeriniz var. Aziz Sancar hocamız gibi, bulunduğunuz yerde kendi insanımıza ve insanlığa daha faydalı olabiliyorsanız orada da kalabilirsiniz. Yeter ki, sizi bilelim, birlikte çalışabilelim”diye seslendi.

Hasekioğlu temel amaçlarının küresel anlamda bilimsel işbirliği kuvvetlenmiş, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında cazibe merkezi olmuş bir Türkiye oluşturmak olduğunu kaydetti ve  “Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı”nın açılışında bilim diasporasının Türkiye’nin yurt dışında açılan yüzü olduğunu söyledi.

 

Dünyada üretilen bilgi ve teknolojiye erişimin sağlanmasında ve Türkiye’ye transferinde yurt dışında yaşayan bilim insanlarının birikim ve deneyimleriyle akademik ve profesyonel bağlantılarının, Türkiye’nin Bilim, Teknoloji ve Yenilik (BTY) ekosistemine dahil olmasında önemli olduğunu kaydeden Hasekioğlu, şöyle konuştu:

 

“Temel amacımız küresel anlamda bilimsel işbirliği kuvvetlenmiş, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında cazibe merkezi olmuş bir Türkiye’dir. Bu nedenle çalışmalarını kendi ülkelerinde sürdürmek isteyen bilim insanlarımız için TÜBİTAK yeni işbirliği programları başlatarak, kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmektedir. Bu programları, düzenlediğimiz ‘Hedef Türkiye Çalıştayları’ ile bilim diasporamızla düzenli olarak paylaşmaktayız. Kurultaylarımızda bilim diasporamız ile Türkiye’deki araştırmacılarımız arasında organik bir bağın kurulması hedeflenmektedir. Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayı, Bilim Diasporası ile ülkemizde çalışmalar gerçekleştiren araştırmacılarımız arasında köprü işlevi gören ve benzeri olmayan bir etkinliktir.”

 

Bundan önceki benzeri toplantılarda “Artık geri dönün, biraz da memleketinizde hizmet edin” şeklindeki vurgunun sık sık yapıldığını anımsatan Hasekioğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

 

“Biz ise şunu söylüyoruz. Geri dönmek isterseniz başımızın üstünde yeriniz var. Bunu kolaylaştırıcı program ve mekanizmalarımız mevcut. Fakat bulunduğunuz yerde kendi insanımıza ve insanlığa daha faydalı olabiliyorsanız mesela Aziz Sancar hocamızın örneği… Orada da kalabilirsiniz. Biz TÜBİTAK program ve desteklerimizi değişen şartlara göre ayarlıyoruz.  Yeter ki sizi bilelim, gönül birliğimiz olsun, nerede ve ne yaptığınızdan haberimiz olsun. Böylelikle birlikte çalışabilelim, ülkemiz ve insanlar için güzel çalışmalar üretebilelim.”

 

– “ABD’de 300 bin Türk var”

ABD’de 3 milyon Hint asıllı Amerikan vatandaşı olduğunu, bunların bulundukları yerden, ülkelerinden dönmüş olmaktan daha fazla ülkelerine katkıda bulunduklarını anlatan Hasekioğlu, “Ülkelerinde yatırım yapıyorlar, ABD’ye gelen Hintlilere iş sahası açıp, destek veriyorlar. Şu anda ABD’de Türk nüfusu Hintlilerin 10’da 1’i civarında. 300 bin Türk var fakat bu yine de küçümsenecek bir rakam değil” dedi.

 

Bilim diasporasıyla Türkiye arasındaki bağın güncel ve dinamik tutulması amacıyla  TÜBİTAK’ın, Yurt Dışı Araştırmacı Bilgi Sistemini (ARBİS-Y) uygulamaya koyduğunu belirten Hasekioğlu, ARBİS-Y’nin, bilim insanlarına yönelik sürdürülebilir bir envanter oluşturulmayı, Türkiye destek ve programlardan bilim diasporasını periyodik olarak haberdar etmeyi, işbirlikleri oluşturmayı, ulusal projelerin değerlendirilme süreçlerinde panelist olarak

görev alabilmelerini hedeflediklerini anlattı.

Bu sistemin ayrıca Türkiye araştırma alanını ve bilim ve teknoloji politikalarının birlikte şekillendirme imkanı sağlayacağını dile getiren Hasekioğlu, uluslararası işbirliği programlarının oluşturulması ve uygulanmasında daha etkin olabileceklerini söyledi.

Yurt dışından katılan katımcıların ARBİS-Y’ye kayıt olarak, bilgilerini güncel tutmalarını isteyen Hasekioğlu, herhangi bir ülkede üniversite veya özel sektörde olanlarla çalışma yaparak, birlikte yüksek teknolojiler geliştirmek için bir destek mekanizması hazırladıklarını vurguladı.

Temel amaçlarının küresel anlamda bilimsel işbirliği, güçlü, bilim teknoloji ve yenilik alanlarında cazibe merkezi olmuş bir Türkiye’yi oluşturmak olduğunu dile getiren Hasekioğlu, kurultayla, bilgi ve teknoloji transferi için uygun mekanizmaları tespit ederek, Türkiye’ye aktarılmasının hedeflendiğini aktardı.

Hasekioğlu, “Türkiye’nin cazibe merkezi haline gelebilmesi için önerilerin alınması, yurt içi ve yurt dışındaki Türk bilim insanları arasında kalıcı ve çok yönlü işbirlikleri için atılacak somut adımların belirlenmesidir. Daha önceki kurultaylarımızdan farklı olarak bu yıl 80 milyar avroluk bütçesiyle dünyanın en büyük sivil araştırma ve yenilik programı olan ‘Avrupa Birliği (AB) Ufuk 2020 (Horizon 2020)’ye yönelik çıktılar elde etme amacı ile Ufuk 2020 Programı’na özel oturumlar eklenmiştir” şekilde konuştu.

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, toplantıda yaptığı konuşmada, yurt dışındaki Türk bilim insanlarına “mutlaka Türkiye’ye dönün” demenin doğru olmadığını belirtti ve “Nerede olursanız olun destek olmayı sürdüreceğiz” dedi

 

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, etkinliği düzenlemekteki ilk amaçlarının, yurt dışındaki bilim adamları ile Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikalarındaki son gelişmeleri paylaşmak olduğunu söyledi.

Diğer amaçlarını, yurt dışında yaşayan bilim insanlarının kişisel tecrübelerini, bulundukları ülkelerin araştırma altyapısıyla ilgili gözlemlerini dinlemek, öğrenmek, geleceğe yönelik bazı çıkarımlar yapmak şeklinde açıklayan Işık, bu bilim adamları ile Türkiye’deki bilim adamlarını buluşturmanın önemine değindi.

Işık, bu tür etkileşimlerin bilimsel birikimin gelişmesinde ve aktarılmasında çok önemli olduğunu ifade ederek, “İnşallah birbirimizle bağımızı koparmadan, irtibatımızı koruyarak, bu kurultayda kurduğumuz dostlukları, ilişkileri geliştirelim istiyoruz. Böylece hem ülkemizdeki bilimsel çalışmalara hem de dünyadaki bilimsel birikime katkımızı artırabileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

Konukların, belki 5, belki 10 yıl, belki de daha uzun süre önce bilimsel çalışmalarını yürütebilmek, zenginleştirebilmek adına başka bir ülkeye gittiğini aktaran Işık, bu kişilerin gittikleri ülkelerde gerçekleştirdikleri çalışmalarla hem kendilerine çok güzel bir kariyer inşa ettiğini hem de milleti, ülkeyi en güzel şekilde temsil ettiğini vurguladı.

“Her zaman bilim insanlarımızın yanındayız”

Işık, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel Kimya Ödülü almasının kendilerine büyük bir gurur yaşattığını vurgulayarak, Sancar’ın bu başarısının birçok gençte “ben de yapabilirim” duygusunun yeşermesini sağladığına emin olduğunu söyledi.

Sancar’ın başarısıyla kapıyı araladığını, onun araladığı kapıdan daha birçok insanın geçeceğine inandığını kaydeden Işık, “Araştırmalarına Türkiye’de devam eden bilim insanlarımızın da benzer başarılara imza attığı günleri görmenin arzusunu taşıyorum. Bu rüyayı gerçekleştirmek için çok çalışıyoruz, bundan sonra da çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Işık, Türkiye’deki bilim ve teknoloji ekosistemini, araştırma altyapısını her gün biraz daha geliştireceklerini ve güçlendireceklerini, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak her zaman bilim insanlarının yanında olacaklarını da sözlerine ekledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yurtdışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı’na katılan bilim insanlarını Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi’nde ağırladı. Burada gerçekleştirdiği buluşmada “Bizim huzurumuzda el pençe duracak bir bilim adamı istemiyoruz” dedi.

Davutoğlu’nun Başbakanlık Dolmabahçe Ofisi’nde dün (25 Aralık) akşam gerçekleşen buluşmasındaki konuşmasında bilim insanlarının Türkiye’ye gelmesine de değindi.

“Fikir özgürlüğü hayata geçirilecek”

Davutoğlu’nun açıklamasında şu ifadeler öne çıktı:

“Türkiye’de fikir özgürlüğü mutlak anlamda hayata geçirilecektir. Bizim dönemde büyük ölçüde geçirildi ama fikir özgürlüğü anlamında karşılaşacağınız herhangi bir zorluk olursa bunun siyasi sorumluluğu bizim üzerimizdedir.

“El pençe durmadım”

“Ben bugün yüzde 49,5 oy almış, demokrasi tarihimizin en yüksek oyunu almış bir seçimden çıkan başbakan olarak söylüyorum. Bizim huzurumuzda el pençe duracak bir bilim adamı istemiyoruz.

“Yine bir meslektaş olarak söylüyorum. Ne şart olursa olsun ben hiç kimsenin önünde el pençe durmadım, fikrimi teslim etmedim, sizlerin de teslim etmesini beklemeyiz. Bizim görevimiz, size en uygun şartlarda fikir özgürlüğünün temin edileceği bir siyasi ortam oluşturmaktır.”

“Gidecek tekrar dönecek”

“2001’de Türkiye’de bilim adamları yurt dışına gitmeye ve bir an önce yurt dışına ulaşmaya ve daha özgür ortamda, daha rahat imkanlarla bilimsel çalışmalarını yürütmeye çalışırken şimdi Türkiye’den bilim adamı kaçışı, bir proje bazında gidişi kaçış olarak görmüyorum, gidecek tekrar dönecek, evrensel, küresel bilgi birikimiyle tanışacak dönecek, onlar olması gereken, fakat Türkiye’deki baskılar veya demokrasinin ya da imkan eksikliği dolayısıyla gidişlerde ciddi azalma olduğu gibi geri dönüşlerde de büyük bir ivme görüyoruz.

“Eğer biz Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokacaksak, eğer biz Türkiye’yi dünyanın yükselen güçleri arasında hak ettiği yere getireceksek, bunun olmazsa olmaz şartı bilim insanlarının buraya doğru yönlerini dönmesidir. Bizim görevimiz sizlere bu imkanı sağlamak. Bizim görevimiz sadece sizlere değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına değil, Avrupalı, Amerikalı, Ortadoğu’da kriz yaşanan bölgelerdeki önemli bilim insanlarının da mesela Ukrayna’dan da yönlerini, ‘Ben Türkiye’ye gidersem imkan bulabilirim ve orada bu hedeflere ulaşabilirim’ diyerek yönlerinin buraya dönmesini sağlamak. En iyi doktorların, en iyi fizikçilerin, en iyi iletişim teknolojisi, nanoteknoloji uzmanlarının ülkemize doğru yönlerinin dönmesini gerçekleştirmemiz lazım.”

“Yanlış gördüğünüzü düşünmeden söyleyin”

“Sizlerin getireceği her bilgi ve tecrübe için ne masraf gerekiyorsa yaparız. Yeter ki yurtdışında ürettiğiniz her bilgiyi bize aktarın, oradaki ufku yansıtın. Yanlış gördüğünüz şeyleri hiç düşünmeden söyleyin. Bir fikir varsa doğrudan bana yazın. Bunun için herhangi bir randevu almaya, herhangi bir özel kalemden geçmeye gerek yok.

“Muhatabınız doğrudan benim. Sizlerden gelen mesaj itibariyle muhatabınız olarak, bir meslektaşınız olarak muhatap olacağım sadece Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak değil. Kendi meslektaşınıza nasıl ulaşıyorsanız bana da ulaşacaksınız.”

Yemeğe Başbakan Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AKP Genel Başkan Yardımcısı Recep Akdağ, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ve TÜBİTAK Başkanı Ahmet Arif Ergin’in yanı sıra yurt dışında akademik çalışmalarına devam eden 52 bilim insanı katıldı.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here